02 Nisan 2016 13:13

Kadın işçiler sorularına yanıt arıyor

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamak için Topkapı Posta İşleme Merkezi’nde çalışan kamu emekçisi ve taşeron işçisi kadınlar olarak bir etkinlik yapma kararı aldık. İlk başta “Şöyle oynamalı, eğlenmeli, kekli kurabiyeli bir şeyler yapılsın, ne de olsa kadınlar günü değil mi”

Kadın işçiler sorularına yanıt arıyor

Paylaş

8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamak için Topkapı Posta İşleme Merkezi’nde çalışan kamu emekçisi ve taşeron işçisi kadınlar olarak bir etkinlik yapma kararı aldık. İlk başta “Şöyle oynamalı, eğlenmeli, kekli kurabiyeli bir şeyler  yapılsın, ne de olsa kadınlar günü değil mi”,  “O gün idare bize izin versin, tam gün izinli olalım, biz kadınlara küçük hediyeler versinler, gül versinler, karanfil versinler…” gibi öneriler, istekler oldu. Ancak taşeron olarak çalışan kadın arkadaşlarımızın talebi üzerine kiralık işçilik ve istihdam büroları, kıdem tazminatlarının fona devredilmesi ve taşerona kadro meselelerinin ele alınacağı, sorularımıza yanıt bulabileceğimiz bir etkinlik yapmaya karar verdik. Etkinliğimize Türkiye Gazeteciler Sendikası’nı temsilen Evrensel Gazetesinden Şengül Karadağ’ı davet ettik.

İzin işini de sendikamız Haber-İş vasıtasıyla hallettikten sonra etkinlik günü “Acaba kadınlar katılacak mı” diye düşünmeden edemedik. Çağrı yaptığımız herkes katılacak mıydı,bir kaç kişinin “son anda” işi çıkmıştı... 8 Mart’ı çok az kişiyle mi kutlayacağız diye kaygılanıyordum ki, üç beş derken 30-35 kişi olduk. 
Öncelikle 8 Mart’ın tarihçesini anlattık, bu mücadeleye sahip çıkmak gerektiğini ve ancak böylesi bir dayanışma ve mücadele ile sorunların üstesinden gelebileceğimizi konuştuk. Konuşmacımız ise taşeronu ortadan kaldırmak bir yana  güvencesiz ve kuralsız çalışmanın iyice yaygınlaşacağını, özel istihdam büroları ve kiralık işçilik yasası ile çalışma koşullarının daha da ağırlaşacağını, kıdem tazminatlarının fona devredilerek yok edileceğini anlattı. Kadınların tarih boyunca verdikleri mücadeleyi bugüne taşımamız gerektiğini söyledi. Kadınlar son derece dikkatle dinliyordu; belki bazı şeyleri ilk defa duyuyorlardı, belki de hiç bu kadar yalın anlatılmamıştı. 
Sürenin az olduğunun farkındaydık, fakat işverenden aldığımız izin (öğlen paydosu olmasına rağmen izin almamız gerekmişti) o kadardı. Sorulacak çok soru vardı, fakat zaman azdı. Şiirlerinde emekçi kadınların yaşamlarına ve mücadelesine yer veren geçen yıl kaybettiğimiz Şair Sennur Sezer’in bir şiiriyle etkinliğimizi bitirdik. 
Sonraki günlerde arkadaşlarımız, anlatılan konulardan bu boyutuyla haberdar olmadıklarını belirterek, bu tür aydınlanma toplantılarının daha sık düzenlenmesini istediler. 

Olcay ÖZAK / İSTANBUL

ÖNCEKİ HABER

Çoğalarak buluşmanın verdiği mutlulukla

SONRAKİ HABER

Margit Stumpp: Türkiye’de basının durumu pek iç açıcı değil

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa