31 Mart 2016 04:22
Son Düzenlenme Tarihi: 31 Mart 2016 08:02

IMF, Ukrayna’yı nasıl Avrupa’nın Liberyası'na dönüştürdü?

IMF, Ukrayna’yı nasıl Avrupa’nın  Liberyası'na dönüştürdü?

Paylaş

MintPress News

Bu ay başında Kiev’de “Değişen Dünyanın Zorlukları” başlıklı halka açık bir konferansta, Eski ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Ukrayna’da hayatın kötü olduğunu düşünen herkese ilham veren bir yorumda bulundu: “Yaşam standartlarının daha kötü olduğu Liberya’ya gittikten sonra kendinizi ülkenizde mutlu hissedeceksiniz.”

UKRAYNA LİBERYA’NIN AZ BİRAZ GERİSİNDE
Garip bir şekilde, Forbes Ukrayna da bu açıklamaya kısmen karmaşık bir analizle yanıt verdi: “Liberya dünyadaki en zayıf ekonomilerden biri olmasına rağmen bir dizi makroekonomik parametreye göre Ukrayna’nın çok az gerisinde bulunmaktadır.” Dergi bu yorumun devamında da bir dizi sönük istatistik ile analizini sürdürdü (Ancak bugün açısından istatistiklerde belirtilen Liberya’nın yüzde 85 işsizlik oranı ile Ukrayna’dan çok daha kötü olduğu bilgisi hatalıdır).

YÜZDE 70 UKRAYNA’DA GELECEK GÖRMÜYOR
Ukrayna ekonomisinin hızlı bozulduğu gerçeği artık uluslararası basında bir tabu, konuşulmayan konu değil. Önde gelen ABD’li Akademisyen ve Eski Diplomat Nicolai Petro’nun Guardian’daki son makalesi bunun en açık örneği. Uzun lafın kısası, resmin tamamına baktığımızda daha fazla moral bozucu bir tablo gözüküyor: 
İnsanlar Ukrayna dışına çıkmak için mücadele ediyor. Kiev merkezli bir ajansın yaptığı çalışmaya göre halkın yüzde 70’i Ukrayna’da bir gelecek görmüyor. 11 kişiden 10’u eğer yurt dışında bir iş bulursa ülkeden ayrılmaya hazır. Kiev’deki beyaz yakalıların yüzde 40’ı kendileri için güvenli bir gelecek öngörmüyor. Başka bir araştırmaya göre ise halkın kötümserliği yükseliş halinde. 

ASGARİ ÜCRET 46 AVRO
Araştırmaya katılanların yüzde 19’u, 2016 yılı için ülkeyi olumlu gelişmelerin beklediğini umuyor (2013’de bu oran yüzde 42’ydi).
Bu tarz düşünceler, Ukrayna’daki ortalama gelire baktığımızda oldukça anlaşılır duruyor. Maliye Bakanlığının resmi verilerine göre (2 Mart 2016 tarihi için) aylık ortalama ücret yalnızca 4 bin 362 grivna (yaklaşık 145 avro).
Asgari ücret ise şu an 1378 grivna (46 avro). Bu nedenle çalışanların büyük bir çoğunluğu 2 bin-3 bin grivna (70-100 avro) aylık ücret alıyor. Diğer yandan istihdam oranı her gün düşüyor, işsizlik artıyor. 

İŞSİZLİK LİBERYA’DAKİ ORANA YAKIN
Eylül 2015’te Ukrayna Sosyal Politikalar Bakanı Valery Yaroshenko, ülkedeki işsizlik oranının, bağımsızlığın elde edildiği tarihten bugüne en yüksek seviyesine çıktığını kabul etti. Gençlerin yüzde 23’ü iş bulamıyor ve Kiev yönetiminin kontrolündeki Donetsk bölgesinde kalan yerleşim yerlerinde işsizlik oranı Liberya’dakine (yüzde 50) yaklaşıyor.
Diğer yandan Ukrayna’da 2015’te ürün fiyatları yüzde 40.3 artarken, buna, ek işte çalışan emeklilerden yüzde 15 maaş kesintisi uygulaması eşlik etti (Emeklilerden yapılan bu kesintiler, Başbakan Yatsenyuk tarafından ocak 2015’te, tasarruf önlemleri kapsamında ilan edildi). Çok açık ki, Ukrayna’daki yaşlı kimselerin çoğu şu an bir felaketle karşı karşıya. 
Bir yere karar kişisel birikimleri sayesinde hayatta kalmayı başarabilecekler, ancak bu kaynaklar da sonsuz değil. Merkez Bankasına göre 2015 yılında Ukraynalılar 2 bin 233 milyar dolar satarken yalnızca 684 milyon dolar almış. Yerel uzmanlara göre Ukraynalılar 2016 yılı sonuna kadar kişisel tasarruflarını da tüketmiş olacak. 
Yani Ukraynalıların toplu bir şekilde Avrupa’ya, çoğunlukla Polonya’ya (Geçen yıl yaklaşık 400 bin kişi geçti) beyhude bir çabayla iş bulmak için gitmesi gayet normal. Yurtlarında sefil bir yaşamda iki yakalarını bir araya getirmeye çalışmak yerine gittikleri ülkelerde aldatılmayı, suistimal edilmeyi ve sömürülmeyi sindirmeyi tercih ediyorlar.

PAZAR PAYI ERİDİ
Ukrayna’nın sanayisizleşmesi hız kazanıyor. Kiev hükümetine dayatılan intiharla eş anlamlı düzenlemeler nedeniyle Rusya ve Ukrayna iş dünyası arasındaki geleneksel bağların ani kopuşu 2014 yılında GSYH’nin yüzde 10.7 ve 2015 yılında ise yüzde 13.4 düşmesine neden oldu. Dış ticaret, hem ihracat hem de ithalat, üçte bir oranında düştü. Kiev hükümetinin, üretimlerinin Rusya yerine Avrupa pazarında elde edeceği paya dair beklentisi lime lime oldu (Nicolai Petro’nun köşesinde belirttiği üzere Kiev’in, AB-Ukrayna Ortalık Anlaşmasına göre en büyük ihracat ürünü, bal olmaktadır).
Ukrayna’da etkili bir devlet yok. Devlet yetkilileri, kendilerini mevcut olan güç sahiplerine  
-ABD Büyükelçisi, yerel oligarklar, Sağ Sektör ve çeşitli mafya gruplarına- sevdirmekle meşgul. Bu yol, iktidarda kalmak ve hükümetin meşruiyetini sağlamak için tek çıkar yol olarak görülüyor. Fakat anlamadıkları bir şey var ki o da herhangi bir hükümetin, halk desteği olmaksızın ve yabancı temsilciliklere bağlı şekilde hayal edebildiklerinden çok daha fazla zayıf olmasıdır. ABD destekli hükümet darbesiyle iktidarı ele alan Liberyalı Diktatör Samuel Doe, on yıllık bir iktidar süresi sonunda rakipleri tarafından alaşağı edilip infaz edilmedi mi? ‘Kuzey Liberya’nın liderleri belki kendi siyasi yollarını izleyebilir fakat sonları kaderleri olmayacak... 

UKRAYNA DEĞİL LİBERYA
Düşük ücret ve yüksek işsizlik oranının yanı sıra sıradan Ukraynalıların üstesinden gelmesi gereken başkaca zorluklar da var. IMF ile anlaşmanın gereği olarak Ukrayna hükümeti konut harcamaları ve genel kamu hizmetlerinin fiyatlarını yılda en az iki kez artırmak zorunda. Bunun sonucu olarak ocak 2016’da ortalama bir evin fatura masrafı 1250 grivnaya yükseldi (Bir önceki yıl 695 grivna olan masraf yüzde 80 artış gerçekleştirdi).
Yani, teorik olarak (Aynı zamanda sıklıkla, pratik olarak da) ortalama bir dairede yaşayan ve yalnızca bir üyesinin çalıştığı (Ve asgari ücret aldığını varsaydığımız) bir ailenin bir ay boyunca hayatta kalması için oldukça yetersiz bir miktar, 128 grivna (zar zor 4 avro!) elde kalmaktadır. Doğrusu Ukrayna, bulunduğu enlem ve iklim gibi bir dizi farklılıkları göz önüne alarak Kuzey Liberya olarak isimlendirilebilir!

SUÇ ORANI İKİ KATINA ÇIKTI
Ekonomik ve sosyal bozulmanın bu hali, antiterör operasyonu (ATO Zone) sırasında ele geçirilen silahlarla birlikte Ukrayna’da eşi benzeri görülmemiş bir suç patlamasına yol açtı. Maidan olarak bilinen Kiev’in merkezindeki Bağımsızlık Meydanı’ndaki katliamın ardından geçen iki yılda kayda geçmiş suç oranı iki katına çıktı. Aslında yağma yapan gruplar, silahlı soyguncular ve sokak ortasında cinayetler günlük hayatın sıradan bir parçası haline geldi ve çoğu vaka kayda geçmiyor. Bunun bir yansıması olarak son yapılan bir araştırmaya göre Ukraynalıların yüzde 44’ü ulusal yargı sistemlerine veya emniyet güçlerine güvenmiyor.  
Irkçı çeteler (gönüllü müfrezeler) sıklıkla yasaların dışına çıkıyor ve onları dizginlemek için yapılan her türlü girişimi yok sayıyor. Onların medyada yer bulan skandalları ise buz dağının sadece görünen kısmı. Çoğu suç vakası gündeme bile gelmiyor. Örneğin yaptırımı kalmamış yargı otoritesinin önünde, Donbass bölgesinde ciddi savaş suçları da dahil olmak üzere bir dizi suçlama ile itham edilen Aidar Müfrezesi üyeleri hakkında yüze yakın dosya duruyor. Bu dava dosyaları Ukrayna mahkemelerinde tozlanmaya bırakılmış durumda.
2012’de Avrupa Futbol Şampiyonasına ev sahipliği yapmış Ukrayna’yı ziyaret eden Hollandalı futbol taraftarları şimdi münasebetsizce, 4 yıl önce gördükleri ülkeden geriye bir şey kalmadığını söyleyen #TakIsJa hashtagine yorumlar yazıyor.

Ara başlıklar Evrensel’e aittir.
Yazının orijinalini buradan okuyabiliriniz...

Çeviren: İlyas Coşkun

 

ÖNCEKİ HABER

Petrol fiyatları düştü, işçilerin ücretleri ödenmiyor

SONRAKİ HABER

Danıştay, Muhsin Yazıcıoğlu davasındaki takipsizlik kararını kaldırdı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa