Oğuz Tansel Şiir Ödülü Pınar Aka’nın oldu

Oğuz Tansel Şiir Ödülü Pınar Aka’nın oldu

Oğuz Tansel Yazın Ödülünü bu yıl Şair Pınar Aka “Tenhalar Teni” adlı kitabıyla kazandı.  

Prof. Dr. Cevat Geray, Aba Müslüm Çelik, Ergül Çetin,  İlhan Gülek ve Metin Turan’dan oluşan  seçici kurul  Aka’nın yapıtını oy çokluğu ile ödüle değer buldu. Ödül töreni 15 Nisan saat 18:30’da  Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar merkezinde yapılacak. 

Folklor/Edebiyat Dergisi, Troya Folklor Araştırmaları Derneği ve Ankara Aydınlığı Girişimi tarafından düzenlenen törende ünlü yönetmen Engin Ayça’nın hazırladığı “Oğuz Tansel Güzellemesi”  adlı belgeselin gala gösterimi yapılacak. Konuşmalardan sonra, şef  Nilüfer Tatman yönetimindeki Türkiye Polifonik Korolar Derneği Gençlik Korosu bir dinleti sunacak. 

Seçici kurul üyesi şair Ergül Çetin yarışmaya katılan yazar ve şairler için şunları dile getirdi;  “Oğuz Tansel Şiir Ödülüne katılan bütün şairleri kendi açılarından bir yerde başarılı, gayretli görüyorum. Onları gerçekten emekleri, çabaları nedeniyle en az ödüle değer görülen şair arkadaşım gibi kutluyorum. Burada ödül alsınlar ya da almasınlar şiirlerini en yetkin biçimde sürdürmelerini ve asla vazgeçmemelerini diliyorum. Bu, yalnız kendi şiirlerine değil, Ülkemiz edebiyatına, kültürüne yapacakları en değerli katkıdır.” 

Seçici kurulun oy çokluğu ile şair Pınar Aka’nın “ Tenhalar Teni” adlı yapını  seçtiğini berlirten şair Ergül Çetin bu seçimin gerekçesini ise şöyle aktardı; “Dil ve anlatım özellikleri bakımından, günümüz diliyle geleneksel dil arasında kurduğu ilişki üzerinden, bireyin-toplumun, tarihin-coğrafyanın geçmişi ve günümüz duyarlığı arasında kültürel, imgesel, çağrışıma dayalı köprü kurmaya çalışması, incelikli şiir diliyle günümüz Türkçesiyle divan edebiyatından gelen sesler, çağrışımlar, uyaklar üzerinden yeni bir bağ yaratarak günümüz duyarlığını geliştirmeye çalışması, Anna Ahmatova, Sohrap Sepehri, Furuğ Ferruhzad gibi şairlerde görüldüğü üzere yaralanmış, baskılanmış kadın duyarlığını, insanî özünden koparmadan, yabancılaştırmadan, yeni bir dilde, biçimde var etmeye, seslendirmeye, günlük yaşamın sığ duyarlığından kurtarmaya, yeni bir dil kurmaya çalışması, şair özne ile dili arasında belli bir mesafe koyarak kendisinden bile üçüncü kişi gibi söz etmesi, her ne kadar doğu şiiri gibi görünse de tam tersine nesnel şiir denen şeyi bir ölçüde yapmaya çalışması, böylece eski deyimiyle şairanelikten kurtularak duygu ve çağrışımların inandırıcılığını artırması, Divan şiirinde olduğu gibi alegorik bir dünya kurması fakat gerçeklikle bağını bir ölçüde de korumayı başarması, düş kurmamıza fırsat tanıması, aklı özgür kılması; dilin yaşayan, canlı bir şey olduğunu anımsatması, geçmişin geleceğin geliştirilmesine cevaz vermesi, sözün olanaklarının gelişmesine katkıda bulunması gibi nedenler bu seçimde etkili olmuştur.” (KÜLTÜR SERVİSİ)

www.evrensel.net