27 Mart 2016 08:38
Son Düzenlenme Tarihi: 27 Mart 2016 08:43

Davutoğlu: Konsolosların davaya gitmesi doğru ve tutarlı değil

Davutoğlu: Konsolosların davaya gitmesi doğru ve tutarlı değil

Paylaş

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ürdün'ün başkenti Amman'a gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde Atatürk Havalimanı'nda açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, Erdoğan'ın Can Dündar ve Erdem Gül'ün davasına katıldıkları için "Siz kimsiniz ya" sözleriyle çıkıştığı konsolosları eleştirdi.

Davutoğlu, "Tarihi bağlarla birbirimize bağlı, çok köklü ilişkilere sahip olduğumuz bir ülke. Biliyorsunuz 15-16 Mart'ta tarihleri arasında bu ziyareti planlamıştık ancak hain terör saldırısı sebebiyle bu ziyareti ertelemek zorunda kalmıştım. Sağolsunlar Kral Abdullah ve Başbakan Ensur bu durumu anlayışla karşıladırlar. Telefonla ederek taziyelerini ilettiler ve ilk fırsatta bu ziyareti yapmam için ricada bulundular. Ben de bölgedeki hassas durumu da göz önüne alarak istişarelerimizde vakit kaybetmemek açısından bir an önce bu ziyareti gerçekleştirmek için arkadaşlarımla birlikte gerekli planlamaları yaptık" diye konuştu.

Davutoğlu, Başika üssünde bir askerin IŞİD saldırısında yaşamını yitirmesiyle ilgili olarak, "Haber ulaştığında Sayın Genelkurmay Başkanımız ile birkaç kez telefonla konuştuk,önce durum tespiti yapıldı, tarafıma bilgi aktarıldı, arkasından da yine angajman kurallarımız gereği ve Genelkurmay Başkanımızla yaptığımız değerlendirmeler sonucunda Hava Kuvvetlerimizin doğrudan müdahalesiyle üsteğmenimizin şehadetine sebebiyet veren bütün mevkiler tahrip edildi. Koalisyon uçaklarının da katıldığı bir başka hava harekatı daha yapıldı. Bu konudaki kararlılığımız ve Türkiye'ninyurtdışındaki askeri mevcudiyetine dönük olabilecek her türlü saldırı karşısındaki güçlü irademiz ve gücümüz ortaya konmuş oldu" dedi.

Davutoğlu'ya başka bir gazetecinin sorusunu sorduğu sırada, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım,  telefonu uzatarak "Bir dakika müsaade ederseniz, tam şehit üsteğmenimizin ailesi arıyormuş. Canlı yayında olacak ama beklediğim bir telefondu" diyen Davutoğlu, şehit Üsteğmen Cazgır'ın babası Haluk Cazgır ile bir süre telefonda görüştü. Davutoğlu, görüşmede, "Haluk Bey, Allah sizlere sabır ihsan eylesin. Bu metin, bu vakur tavrınız bize en büyük destek. Şehidimizi Genelkurmay Başkanımız ile de konuştuk. Orada belki vatan topraklarından belki biraz uzak ama vatanımız için şehit düştü. Kahraman bir askerdi. Bizim özel birliklerimizin arasındaydı. İnşallah İzmir'e geldiğimde sizi de ziyaret edeceğim. Allah sizlere sabır ihsan eylesin. Annesine de hürmetlerimizi iletin. Her türlü imkanımızla emrinizdeyiz. Şehidimizin emanetisiniz, ne gerekiyorsa arkadaşlar yapacaklar. Bir kez daha Allah rahmet eylesin diyorum. İnşallah ilk fırsatta ziyaret edeceğim" ifadelerini kullandı.

Görüşmesini sonlandıran Davutoğlu, gazetecilere dönerek şunları kaydetti:

"En zor telefon görüşmeleri şehit aileleriyle. Ama şunu ifade edeyim, keşke hoparlörü açmış ve size de dinletmiş olsaydım. Bu acılı anında dahi tek söz çıktı ağzından. 'Vatan sağ olsun.' Böyle bir milletin üstesinden gelemeyeceği hiçbir sorun yoktur. Bir kez daha üsteğmenimize ve bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum."dedi.

'TÜRKİYE DE ORADAKİ ASKERİ MEVCUDİYETİNİ SÜRDÜRECEK'

Davutoğlu, "Musul-Halep hattının kuzeyindeki bütün bölgeler Türkiye için bir güvenlik kuşağı oluşturmaktadır. Güvenlik riski de güvenlik kuşağı da oluşturmaktadır. Yani Irak'ta Musul, Suriye'de Halep, kuzeyindeki hertürlü boşluk ya DAEŞ terör örgütü ya da PKK terör örgütü tarafından dolduruluyor. Oralarda bu boşluğun oluşmaması için kahraman Silahlı Kuvvetlerimizin oradaki mevcudiyeti hem bu kardeş ülkelerin halklarına verilen bir destek, Irak'ta Irak Hükümeti'ne de verilen bir destektir hem de Türkiye'nin güvenlik ihtiyaçlarını karşılamaya dönüktür. Bu hat üzerinde Türkiye'yi tehdit eden ne kadar unsurvarsa, o unsurlar orada mevcut kaldıkça Türkiye de oradaki askeri mevcudiyetini sürdürecek ve sınırlarımıza yönelik muhtemel tehditleri çok daha güneyde karşılayabilecek kapasitemizi muhafaza edeceğiz. Bu saldırı, bu konudaki kararlılığımızı herhangi bir şekilde değiştirmez, Irak halkına destek veTürkiye'nin güvenlik ihtiyaçları söz konusu olduğunda gerekli adımları atarız" ifadelerini kullandı.

'DİPLOMATİK NEZAKET VE PROFESYONEL UYGULAMALAR BAĞLAMINDA DOĞRU VE TUTARLI DEĞİLDİR'

Başbakan Davutoğlu, Can Dündar ve Erdem Gül'ün davasına konsolosların katılmasına ilişkin de, "Bugün bu konudaki tutumumuz da açık. Kimseden sakladığımız bir husus yok fakat dikkat edilmesi gereken husus şu, bütün diplomatik temsilciler bu yargı süreçlerine dikkat ve riayet göstermek, titizlik göstermek zorundalar. Neredeyse bir siyasi tavır niteliği taşıyacak şekilde, toplu olarak mahkeme salonlarına gitmek, orada bazı tavırlar sergilemek, bu şeffaflığı istismar eden hususlardır. Türkiye'de yargı bağımsızlığı esastır. Yargı üzerinde baskı oluşturacak şekilde, sanki uluslararası baskı unsuru olacak şekilde bir tavır sergilemek diplomatik nezaket ve profesyonel uygulamalar bağlamında doğru ve tutarlı değildir" ifadelerini kullandı.

"Rusya Dışişleri Bakanı Sözcüsü katıldığı bir radyo programinda Suriye meselesi ilgili düşüncelerini anlatırken 'Türkiye ile ilgili kriz geçici' diyor, bu durum ile ilgili değerlendirme yapar mısınız ?" sorusuna Davutoğlu, "Türkiye'nin hava sahasının ihlal edilmesi sonucu ortaya çıkan bir durum olduğunu ve o anda Rus uçağı olduğu bilinmeksizin angajman kuralları çerçevesinde pilotlarımızın kendilerine verilen vazifeyi yaptığını ifade ettik. Yani bunun Türk-Rus ilişkilerinde kalıcı ve köklü bir husumet ilişkisinin sonucu olmadığını hep ifade ettik geçici bir durumdur diye. Ama maalesef bizim bu tutumumuza rağmen çoğu zaman Rusya'dan gelen ifadeler aksine bu krizi derinleştirmeye yönelik ifadeler olmuştu. Bu ifade o anlamda olumlu değerlendirdiğimiz bir ifadedir. Gerçekten bu krizin geçici olduğuna biz de inanıyoruz ve rasyonel düşünen bütün Türk ve Rus yetkililerin, başta liderler olarak bizlerin tarihi ve coğrafi bakımdan Türkiye ve Rusya'nın iyi ilişkiler geliştirme zorunluluğuna inandığımızı ifade etmek isterim. Çünkü bu coğrafyayı değiştiremeyiz, bu coğrafya etrafındaki mücavir alanlardaki ortak çıkarlarımızı yok sayamayız. Ümit ederim Rusya liderliği de bu konuda rasyonel makul bir çizgiye gelir ve bu krizi aşmak için gerekle adımlar karşılıklı olarak atılır. Bu lafzi bu şekilde değerlendirilebilinir ama siyasi olarak nasıl bir arka plan olduğunu önümüzdeki günler gözleriz" dedi. (DHA)

ÖNCEKİ HABER

İki Dilan'ın hikayesi

SONRAKİ HABER

Yeni düzenlemeyle malullük ve emekli aylıkları bin TL'den az olmayacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa