Borç kıskacı, işsizlik, mobbing: İşçileri intihara  sürükleyen girdap

Borç kıskacı, işsizlik, mobbing: İşçileri intihara sürükleyen girdap

Son üç yılda, Türkiye’de en az 99 emekçi intihar ederek yaşamına son verdi. Öğretmenlerden banka çalışanlarına, güvenlik emekçilerinden çiftçilere, inşaattan metal işçilerine kadar birçok meslek kolunda intihar yaşandı. 

Konuya duyarlılık gösteren İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi son üç yılı kapsayan ‘işyerinde yaşanan’ ve ‘işe bağlı intiharları’ ele alan bir rapor hazırladı. Rapor, ülkede zor koşullarda, düşük ücretlere çalışan emekçileri borç, mobbing ve işsizlik kıskacı gibi etkenlerin intihara sürüklediğini ortaya koyuyor.

İŞÇİLER NEDEN İNTİHAR EDİYOR?

İşe (fazla ve aşırı çalışmaya) bağlı olarak ortaya çıkan intihar, 1980’li yılların ikinci yarısından itibaren Japonya’da görülmüş ve karojisatsu kavramı ile tanımlanmıştır. Karojisatsu, işçinin fazla-aşırı çalışması sonucunda muhakeme yeteneğini kaybetmesi ve genellikle depresyona girmesi sonucunda meydana gelen intihar girişimidir. 

Bu intiharın fazla-aşırı çalışmaya bağlı olarak gerçekleştiğinin kanıtlanması için işçinin, intihar öncesindeki çalışma saatlerinin şu özelliklerden birinin ya da bir kaçının birlikte olması gerekmektedir:

* Günde 10-16 saat arasında çalışmış olmak,

* 4 hafta üst üste ortalama 65 saat ve üzerinde çalışmış olmak,

* 8 hafta üst üste 60 saat ve üzerinde çalışmış olmaktır.

1970 sonrasında uygulanan neoliberal kapitalist politikalar sonucu günde 12 saati geçen uzun çalışma süreleri, ağır ve aşırı çalışma, yoğun çalışma, iş baskısı, geçici işlerde çalışma, tele çalışma, iş stresi, düşük ücret, ücretsiz fazla mesai, performans sistemi vb. gibi çalışma koşulları işçilerin yaşamını ciddi olarak tehdit etmeye başladı. İş cinayetleri hızla arttı. 

Bu tespitin yapıldığı raporda, “İşe bağlı intiharlar da önlenebilir bir sağlık sorunudur. Ancak önlenebilmesi için öncelikle iş cinayeti olarak kabul edilmesi gereklidir. İşe bağlı intiharların iş cinayeti olarak kabul edilebilmesi için ise çalışma ile ilişkili olduğunun ispatlanması gerekmektedir. Bu durumun zorluğu sorunun tanılanmasını ve boyutunu görünür kılmayı engellemektedir” denildi.

İNTİHARDAN ÖNCEKİ BELİRTİLER

İşe bağlı intihar girişiminde bulunmadan önce kişilerde depresyon, tükenmişlik sendromu, kronik yorgunluk ve muhakeme yeteneğini yitirme gibi zihinsel belirtiler görülmektedir. Bu belirtilerin beraberinde çalışanlarda baş ağrısı, mide ağrısı, ishal, kabızlık, hafif ateş gibi fiziksel belirtiler de ortaya çıkabiliyor. 

Dünya örnekleri incelendiğinde intihar eden kişilerin ortak buluşma noktaları şunlar oluyor: Çalışanların hiçbir sosyal faaliyeti yok. Bütün zamanlarını çalışmaya veriyor. Günde 11 saat ve üzerinde çalışma, uzun süre ve tatillerde dahi çalışma, yoğun iş stresi olan işçilerde intihar eğilimi yüksek görülmekte. 

İNTİHARLARIN NEDENİ GÜVENCESİZLİK

İşe bağlı intiharların görüldüğü ülkelere örneklerini inceleyen raporda şu tespit yer alıyor: 

Fazla-aşırı çalışmaya bağlı intiharların ilk olarak ortaya çıktığı ve kabul edildiği Japonya’da karojisatsu görülme sıklığı, 1999 yılında yüzde 12 iken, 2001 yılında yüzde 33.7’ye yükselerek yüzde 182’lik bir artış göstermektedir ve her yıl yaklaşık olarak 5 bin kişinin fazla-aşırı çalışma nedeniyle intihar ettiği tahmin edilmektedir”. 

Fransa, Avustralya ve Birleşik Krallık’ta fazla-aşırı çalışma sonucu ortaya çıkan intiharlardan bazılarının iş cinayeti olarak kabul edildiğinin belirtildiği raporda, “Avustralya’da 2002 yılında yapılan bir çalışmada 1989-2000 yılları arasında görülen 109 intiharda çalışmanın önemli bir faktör olduğu saptanmıştır. Fransa’da 2007 yılında Renault ve Peugeot araba fabrikalarında, Avustralya’da telekomünikasyon işçilerinde çalışma ile ilişkili olduğu düşünülen intiharlar görülmektedir. Yine Fransa’da 2008-2010 yılları arasında France Telecom şirketinde çalışan 34 işçi art arda intihar etmiştir. Yine Çin’de bulunan ve iPod, iPhone ve iPad üreten Foxconn fabrikasında işe bağlı intiharlar o kadar çoğalmış ve dünya basınına yansımıştır ki Apple firması “İntihar etmeyeceğim kendime iyi bakacağım” diye yazılı taahhüt almaya başlamıştır. Tabii ki bu örnekler buzdağının sadece görünen bir kısmıdır” deniliyor. 

EN YAYGIN SEBEP: BORÇ 

Son üç yılda intihar eden emekçilerin intihar sebepleri şöyle

* 31 kişi borçları nedeniyle,

* 14 işçi mobbing nedeniyle,

* 11 işçi işsizlik nedeniyle,

* 8 işçi kişisel/özel nedenlerle intihar etmiştir.

* 35 işçinin neden intihar ettiğini ise yeterli bilgi olmadığı için bilmiyoruz…

İNTİHAR EDENLERİN ÇOĞU İŞÇİ

İşyeri içinde (işe bağlı olan-olmayan) gerçekleşen hem de işyeri dışında salt işe bağlı intiharları raporlayan İşçi Sağlığı Meclisinin tespitine göre Türkiye’de, 2013 yılında 15 işçi, 2014 yılında 25 işçi, 2015 yılında ise 59 işçi işyeri içinde (İşyeri dışında ise işe bağlı olarak) intihar ederek yaşamını yitirdi. Bu rakamlara göre evde, işyeri dışında gerçekleşen yüzlerce işçi intiharlarından iş ile bağlantılı olduğunu saptanabilen intihar sayısı üç yılda 99 kişi.

Bu intiharların istihdam biçimlerine göre dağılımı ise şöyle; 49’u işçi, 23’ü memur, 11’i esnaf, 3’ü çiftçi. 

Yine ataması yapılmayan öğretmenler de dahil olmak üzere benzer koşullardaki 13 işsiz işçi intihar etmiştir…

HER YIL ARTIYOR

Yasalara göre işyeri içinde gerçekleşen her intihar, nedeni ne olursa olsun ‘iş cinayeti’ kapsamında. Fakat bugüne kadar hukuken, “Çalışma koşullarından kaynaklanan bir intihar” diye tanımlanan ölüm olmamış. Buna rağmen işe bağlı intiharları tespit edip raporlayan İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Meclisi (İSİG), 2015 yılında intiharların daha evvelki yıllara göre daha yoğun olmasına dair şu tespiti yapıyor: Güvencesizliğin derinleşmesine paralel olarak işyeri intiharlarında bir artış olmuştur.

Artışın önlenebilmesi için İSİG, raporunda şu çağrıyı yapıyor: “İşçilerin büyük mücadeleler sonucunda elde ettikleri 8 saat çalışma ve sendikalı olma hakları ellerinden alınmakta ve her geçen gün güvencesiz çalışma koşullarıyla yaşamları daha da kötüye gitmektedir. Bu çalışma koşullarına karşı bütün işçiler birleşip karşı çıkmadığı sürece iş cinayetleri devam edecek ve işçiler intihara sürüklenecektir.”

AYNI ZAMANDA İŞ CİNAYETİ!

İşe bağlı intiharlar uzun mücadeleler sonucu ilk olarak Japonya’da iş cinayeti olarak kabul edilmiştir. Japonya Anayasa Mahkemesine taşınan ilk örneği de ‘Dentsu Karojisatsu davasıdır. Dentsu şirketinde çalışan bir işçi uzun, yoğun çalışma saatleri ve bunun doğurduğu zihinsel, fiziksel ve sosyal tükenme sonucunda, 1991 yılı ağustos ayında intihar etmiş, ailesi işyerine dava açınca uzun çalışma saatleri ile intihar arasındaki ilişki Japonya’da yasal olarak kabul edilmiştir.

BAKAN SENDROM DEMİŞTİ

Diyarbakır’da yaşayan sınıf öğretmenliği mezunu M.E, 10 Şubat 2016 tarihinde yapılan son öğretmen alımında da atanan 30 bin kişi arasında yer almayınca 6. kattan atlayarak intihar etti. Yaşanan bu ölüm sonucu ataması yapılmayan öğretmen adaylarının sayıları 40’ı buldu. 

Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, milletvekillerinin soru ve eleştirilerine cevap verirken şunları söyledi: “Şimdi tıpta teknik tabiri nedir bilmiyorum ama bunu bile söyleyip söylememekte tereddüt ediyorum, ‘Gösterişçi intihar eylemi’ diye bir sendromdan bahsediliyor. Aslında niyeti olmadığı halde etrafında ilgi uyandırmak veya ilgi çekmek veya isteklerinin yerine gelmesini sağlamak amaçlı bu tür girişimler.” 

Nabi Avcı’nın tespiti karşısında, “Atanamayan değil ‘ataması yapılmayan’ öğretmenler” düzeltmesini yapan İşçi Sağlığı Meclisi raporunda, “Zira bundan 30 sene evvel böyle bir sorun yoktu. Ancak neoliberal kapitalist politikaların Türkiye’de hızla hayata geçirilmesinin bir sonucu olarak ortaya çıktı” tespitini yapıyor. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 26 Mart 2016 07:35
www.evrensel.net