Yeni Anayasada söz hakkı gençlerin

Yeni Anayasada söz hakkı gençlerin

23-24 Mart 2012’de Ankara’da yapılan Genç Anayasa Çalıştayı’ nın düzenlenme sebebini Türkiye Öğrenci Konseyi (TÖK) Başkanı Nihat Buğra Ağaoğlu “Türkiye’de yeni bir anayasa düzenleniyorsa bunun içinde gençlerin de rolü olmalı, gençlerin talepleri de değerlendirilmeli” demişti.

Gökhan Toluk

23-24 Mart 2012’de Ankara’da yapılan Genç Anayasa Çalıştayı’ nın düzenlenme sebebini Türkiye Öğrenci Konseyi (TÖK) Başkanı Nihat Buğra Ağaoğlu “Türkiye’de yeni bir anayasa düzenleniyorsa bunun içinde gençlerin de rolü olmalı, gençlerin talepleri de değerlendirilmeli” demişti. Çalıştayda, 4 başlık altında yapılan değerlendirmelerin ışığında yayınlanan sonuçlar bildirgesi ile hazırlanacak raporlardan oluşacak bir dosyanın “Türkiye gençliğinin talepleri ve beklentileri” olarak Meclis Anayasa Komisyonu’na sunulması kararlaştırılmış. Bu çalıştayı belirtmemin nedeni çalıştayın örgütlenmesi ve sonuçlarıyla ilgili bilgilere ulaşmadaki ilginçliktir. Eğer gerçekten sınıflardan başlayarak bölümler ve fakültelerden, bütün öğrencilerin görüşleri alınarak; hatta o ildeki bütün gençlik örgütlerinin katılımını sağlayarak, yani gerçekten Türkiye’nin gençliği estirerek “Gençlik nasıl bir Anayasa istiyor?” sorusuna yanıt aransaydı rapor sadece bir kesim gençliğin taleplerine yer vermezdi. TÖK’e sormak lazım: Aylardır yeni anayasa tartışması sürerken gençlik yığınlarının beklentilerini saptayabilmek için kaç öğrenci bu çalışmadan haberdar edildi? Meclis komisyonuna sunulacak raporu kaç üniversite öğrencisi biliyor? Kaç fakültede daha geniş katılımlı toplantılar sağlayabilmek için çağrılar, duyurular asıldı?  Çalıştaydan niye bizim haberimiz yok?

Parasız, bilimsel, anadilde eğitim; YÖK’süz, demokratik ve özerk bir üniversite talebinin on yıllardır süren mücadelesinin bir unsuru olan konseyler ya da öğrenci temsilciliklerinin bu tartışmada üç buçuk milyon üniversiteliyi temsil etmek adına söz sahibi olmak istemesi son derece önemlidir. Dahası, yeni anayasa konusunda gençliğin beklenti ve taleplerinin ortaklaştırılması için yapılan her çalışma, tartışma; öğrenci temsilciliklerinin kendi antidemokratik, yasakçı anayasasını değiştirmek için de iyi bir fırsat olabilirdi çalıştay. Öncelikle TÖK “kendi anayasasını” demokratikleştirmek üzere de bir çalıştay yapmalıdır. Üniversite gençliği de, bilimin, üniversitelerin ve ülkenin karanlıktan çıkışı için kürsüleri kullanmalıdır.

Türkiye Öğrenci Konseyi (TÖK) yönetimi eğer bizleri temsil ediyorsa bizim taleplerimizi dinlemek zorunda. İşte çalıştayda olmayan ve çağrılmayan öğrencilerin talepleri ve anayasadan beklentileri

Dilan Taşdemir - Ege Üniversitesi Radyo Sinema Televizyon Bölümü

12 Eylül zihniyetini taşıyan YÖK’ün kaldırılarak üniversitelerin özgürleşmesi sağlanmalıdır. Üniversiteleri idari özerkliğe kavuşturmalı, bilimsel çalışma önündeki kısıtlayıcı her tür uygulamaya son vermeli, bilimsel üretime sınırsız bir özgürlük alanı yaratmalıdır. Eğitimin parasız, laik, demokratik, anadilinde, bilimsel bir içeriğe sahip olması sağlanmalı. Bugün üniversitelerde öğrenciler düşünce ve ifadelerinden dolayı çeşitli soruşturmalara maruz kalıyor, uzaklaştırma gibi cezalar alıyorlar 600’e yakın öğrenci cezaevinde. Sınırsız bir düşünce özgürlüğü temel alan anayasa hazırlanmalıdır.

Hüseyin Can Gülmaya - Ege MYO Öğrencisi

Gençlik olarak, yani geleceğin işçileri olarak; işçi ölümlerinin ve iş kazalarının arttığı bu dönem dikkate alınarak iş güvenliği yasasında güvenli sağlıklı çalışma koşulları yaratılmalı. İşçi sınıfı ve emekçilerin kıdem tazminatı, işsizlik ödeneği, emeklilik hakları başta olmak üzere bütün kazanılmış hakları güvence altına alınmalıdır. Kürt sorunun çözümü için, Kürt halkının kendisini anayasal düzeyde ifade edebilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda her geçen gün artan savaş çığırtkanlığının devam ettiği bugünlerde demokratik ve adil bir anayasa yapılamaz. 30 yılı aşkındır devam eden bu savaşın artık son bulmasını ve hiç kimsenin ölmemesini istiyorum. Kürtlerin özgürlükleri kısıtlanmamalı ve hakları verilmelidir. Gençlik, sermaye politikalarıyla her geçen gün daha da geleceksizleştirilmektedir. Yeni anayasada gençliğin geleceği garanti altına alınmalıdır.

Murat Eşiyok - Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümü

İnsanların doğuştan sahip oldukları hakların ve düşünce özgürlüğünün anayasal güvence altına alınacağı bir yeni anayasa beklerdim. Umarım yeni anayasa söylenildiği gibi 1980 darbesinin zihniyetini taşımaz. Bu konuda çok umutlu değilim, çünkü yeni anayasanın iktidar partisinin siyasi söylemlerini meşrulaştıracak nitelikte olacağını düşünüyorum.

Tugay Uygar Ünal - Ege MYO Öğrencisi

Başta dil, kimlik, inanç ve ifade özgürlüğüyle, cinsiyet ve sınıfsal adaletsizliklerin giderilmesi lazım. Parasız, anadilde eğitimin ve bilime dayalı üniversitelerin, okulların ortamı yaratılmalı. 1961 Anayasası işçi hak ve özgürlükleri açısından örnek olarak alınmalı ve grevli, toplu sözleşmeli, sendikal hakkın anayasal çerçevede güvence altına alınmalı. İfade özgürlüğü ve basın özgürlüğü sağlanmalı ve hiç kimse düşüncesinden dolayı cezaevlerinde bulunmamalı. Düşünce suçları konusunda daha cesur ve daha özgürlükçü olan, sendikal hak ve özgürlükler önündeki tüm engellerin kalktığı, toplumun tüm kesimlerinin  ortak kanaatiyle oluşturulan alabildiğine demokratik anayasa olmalıdır.

Onurcan Şen - İzmir MYO Öğrencisi

Özgürlükçü, adil, demokratik bir anayasa olmalıdır. 12 Eylül Anayasası  devleti “laik” olarak tanımlıyor. Laik devletin eğitim sisteminde din dersinin zorunlu olması akla uygun değildir. Anayasada eşit yurttaşlık hakkı vurgulanmalı din dersleri zorunlu olmamalı ve din ve vicdan özgürlüğü sembolik kalmamalı. İşsizliğin yok edildiği, herkesin yeteneklerine uygun işlerde çalıştığı, yaşamını insanca devam ettirebileceği bir ücret aldığı, işçilerin iş kazalarında ölmediği, işçilerin kıdem tazminatı hakkı anayasal güvence altına alındığı, grev yasakları ve hak grevinin önündeki anayasal engellerin  kaldırıldığı, üniversite mezunlarının ve insanca yaşamak isteyen herkesin işinin olduğu, çocukların ve gençlerin; yeteneklerine göre parasız, bilimsel, eşit ve anadilde eğitim alabildiği bir ortamın yaratılması temel alınarak yeni anayasa hazırlanmalıdır.

www.evrensel.net