Ermenek davasına devam edildi: Onların parası pulu var bizim kimsemiz yok

Ermenek davasına devam edildi: Onların parası pulu var bizim kimsemiz yok

Karaman’ın Ermenek ilçesinde 2014 yılı ekim ayında 18 işçinin yaşamını yitirdiği maden katliamıyla ilgili 3’ü tutuklu 16 sanığın Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmasına devam edildi.

Duruşmayı izlemeye gelen ölen madenci İsmail Gürses’in annesi Ayşe Gürses, adliye önünde tutuklu sanıkları görünce, tepki gösterip, sanıkların serbest bırakılacağını öne sürerken, “Hepsini birden bıraksınlar. Onların para, pulları var. Bizim kimsemiz yok. Bizim lastik, naylon ayakkabımız var. İşçiyiz biz. İşçinin kimsesi yok” dedi.

Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava nedeniyle adliye önünde geniş güvenlik önlemi alındı. Duruşmayı izlemeye gelen madenci yakınları, tek tek üst aramasından geçirildikten sonra adliyeye alındı. Aileler, salona girmek için adliye önünde beklediği sırada tutuklu 3 sanık, jandarma eşliğinde adliyeye getirildi. Bunun üzerine madenci yakınları, “Onları ne zamana kadar koruyacaksınız” diyerek sanıklara tepki gösterdi. 

‘LASTİK AYAKKABIMIZ VAR’

Tepki gösteren madenci yakınlarından ölen madenci İsmail Gürses’in annesi Ayşe Gürses, sanıkların serbest bırakılacağını belirterek, şunları söyledi: “Onların para, pulları var. Bizim gibi garibanlar mı onlar? Paralı, pullu adamların yanında herkes olur. Paraları basıp çıkacaklar bunlar. Hepsini birden bıraksınlar. Onların paraları var pulları var. Bizim kimsemiz yok. Bizim lastik ayakkabımız var. Naylon ayakkabımız var. İşçiyiz biz. İşçinin kimsesi yok.”

Anne Ayşe Gürses, Ermenek faciasıyla ilgili televizyonlarda haberlerin yer almadığını belirterek, “O acılar bitti. Televizyonlar da haber vermez oldu. Madenci aileleri yalnız kaldı” dedi. Ölen madenci Tezcan Gökçe’nin eşi Ayşe Gökçe de sanıklara yönelik, “Onların evlatları, duruşmada onları arkasından gelip izliyor. Benim evlatlarım kime baba desin. Kimi görüp, izlesin” dedi.

‘3 SANIĞIN KAÇMA ŞÜPHESİ VAR’

Ermenek Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davaya tutuklu sanıklardan Has Şekerler Madencilik Şirketi sahibi Saffet Uyar, ruhsat sahibi olan Ermenek Cenne Linyit Kömürü şirketinin sahibi Abdullah Özbey, aynı şirketin teknik nezaretçisi Ali Kurt, taraf avukatları ve madenci ailelerinin yakınları katıldı. 

Duruşmada ölen madencilerin avukatlarından Murat Yılmaz, bir önceki duruşmada Cumhuriyet Savcısının tutuklu Abdullah Özbey’in tahliyesini istemesine tepki göstererek, sanıkların ‘Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme’ suçundan 22.5 yıla kadar yargılandıklarını hatırlattı. Yılmaz, “İstenen cezanın miktarı 22.5 yıl. Bu cezayı alma ihtimalleri olan sanıkların kaçma ihtimali yok diyorsunuz. Sayın iddia makamı öyle diyor. Abdullah Özbey’in kaçma ihtimali yoksa, diğerlerinin de yok. Sadece Abdullah Özbey için isteniyorsa, biz bunu hukuken doğru bulmuyoruz. 3 sanığın da kuvvetli suç şüphesi vardır. Kaçma şüphesi vardır” dedi. 

Madenci avukatlarından Anıl Arman Akkuş da, su baskınının neden olduğu eski ocağa ait üretim haritasının bilgisayarından çıktığı ileri sürülen ve tutuksuz yargılanan maden mühendisi Cemile Karaca’nın tutuklu olarak yargılanmasını isteyerek, “Cemile Karaca’nın bilgisayarından bu haritaların çıkması, madendeki çalışmaya, sonucunu bilerek kasıtlı devam ettiği ortadadır. Cemile Karaca’nın bir an önce tutuklanmasını ve sanıkların tutuklu yargılanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

TUVALETLERİNİ PET ŞİŞEYE YAPTIKLARI İDDİASI 

Hamile olduğu için daha önceki duruşmalara katılamadığını belirterek söz alan ölen madenci Ömer Cansu’nun kardeşi Esme Cansu, şunları söyledi: “Biz en büyük cezaları almalarını istiyoruz. Kardeşimin kanı yerde kalsın istemiyoruz. Kardeşim bana anlatıyordu, ‘Tuvaletimizi pet şişelere yapıyorduk’ diyordu. Üstü, başı hep ıslak geliyordu. Davacıyım, şikayetçiyim.”

‘KUSURUM, SUÇUM YOK’

Tutuklu sanıklardan Abdullah Özbey de savunmasında, suçsuz olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Yavuz hırsız, ev sahibini bastırır, diye bir laf var. Bir de bu açıdan bakmak lazım. Biz orayı kiraya vermişiz. Kendisi ‘4.5 milyon liralık harcama yaptım’ diyor. Sondaj makinası almaması mümkün değil. Sanki projeyi yapan benim, ocağı işleten benim, haritayı çizen benim. Benden harita isteyen olmadı. Kömür çıkarmada güvenlik açısından daha fazla mesafeyi bırakmışız. İnsan sağlığından daha fazla önem verdiğimiz bir şey yok.”

Kusurun Has Şekerler Madencilik şirketinde olduğunu söyleyen Özbey, “Algı operasyonuyla yanlışa çekmeye gerek yok. Firma benimle bilgileri paylaşmadıkça, ben nereden bileyim. Sadece dünyalık değil, ahiret hesabı da var. Siz benim yerimde olsanız daha fazla ne yapabilirdiniz. Elimden geleninin fazlasını yapmaya çalıştım hep. Kusurum yok, suçum yok. Suçsuz yere yatıyorum 1.5 yıldır. Ben suçsuzum. Ben kendi adıma yapmam gereken her şeyi yaptım” dedi.

AİLELERDEN TEPKİ

Tutuklu sanık Abdullah Özbey’in, suçsuz olduğunu söylemesi üzerine salonda duruşmayı izleyen madenci aileleri, Özbey’e, tepki gösterdi. Ölen madenci Bahri Üzer’in eşi Dursun Üzer de, elindeki çantayı Özbey’e fırlatmak istedi. Ancak salondakiler tarafından önlendi. Gazetemiz baskıya girdiği sırada duruşma devam ediyordu. (KARAMAN)

www.evrensel.net
ETİKETLER Ermenekdava