Gazeteci Hayri Tunç: Gerçeği aramak için sokakta olmak gerekiyor

Gazeteci Hayri Tunç: Gerçeği aramak için sokakta olmak gerekiyor

Evinin önünden sivil polislerce gözaltına alınıp Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürülen ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek “örgüt propagandası” gerekçesiyle tutuklandıktan sonra ilk duruşmada tahliye edilen Gazeteci Hayri Tunç yaşadıklarını anlattı. 

Tunç gerçeği aramak için sokaklarda olmak gerektiğini ve savaşın sürdüğü mahallelerde gerçeğin zor ortaya çıktığını belirtti. Azadiya Welat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Rohat Aktaş örneğini vererek “Rohat Cizre’nin dışında da haber yapabilirdi ama içinde gazetecilik yapmayı tercih etti ve vahşet bodrumunda katledildi” dedi. 

‘ÇEKİM YAPMAYIN’

Polisin ‘Çekim yapmayın’ diyerek gazetecileri hedef aldığını söyleyen Tunç, yaşadığı örnekleri şöyle anlattı: “Yoğunluklu olarak tehdit değil ama taciz ve saldırılar tam olay anında oluyor. Bir süre sonra polis ve gençler arasında süren çatışmalarda, polis sana yöneliyor. Benim iki makinam polis saldırısında kırıldı. Bir arkadaşımızın kafası yarıldı, Günay Özarslan arkadaşımız ayağından yaralandı” dedi. 

Tunç tutuklanmadan önce de örgüt üyeliği iddiasıyla birbirinden alakasız 10 kişiyle beraber gözaltına alınmış, delil olarak da çektiği fotoğraflar, yaptığı ve paylaştığı haberler gösterilmiş, ancak 3 günlük adli kontrol talebiyle serbest bırakılmıştı. Tunç bu süreci “Bir savaş suçu işleniyor ve bu savaş suçunu ortaya çıkaran kişiler gazeteciler oluyor. Sistemde ilk etapta onlara yöneldi. Savcının yaptığı ‘Sen bunlara devam edersen bunun sonu daha kötü olur’ tavrıydı. Benim üzerimden diğer arkadaşlara da baskı yaratmak istediler” diyerek anlattı. 

KENDİ FOTOĞRAFLARIYLA SUÇLANDI

Kendi fotoğrafları üzerinden örgüt üyeliğiyle suçlandığını anlatan Gazeteci Hayri Tunç onlarca kitap gönderildiğini ama hiçbirinin içeri alınmadığını belirterek “Kitapların içeri alınmamasına dair hiçbir gerekçe yok. Hatta biz kitapların alınmadığını, bir avukat arkadaşın gelip kitap vermek istemesinden öğrendik” dedi. Tunç, kitapların ve dergilerin verilmemesi, mektupların geç verilmesinin de bir baskı unsuru olduğunu belirtti. 

Dayanışmanın cezaevindeki tutuklular için ciddi bir önem taşıdığını vurgulayan Tunç “Hem moral oluyor, hem de dışarıdaki arkadaşlarının onları unutmadığını öğreniyorlar. Hem de gazeteci arkadaşlar yaptıkları işin doğru bir iş olduğunu kendileri de daha iyi anlıyorlar. Çünkü içerideyken, bir mektubun, bir kitabın çok ciddi bir şekilde moral motivasyon verdiği ortaya çıkıyor” dedi. 

Gazeteci Hayri Tunç, 2 Şubat günü evinin önünde sivil polislerce gözaltına alınıp Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürülmüştü. Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilere “örgüt propagandası” gerekçesiyle tutuklanan Tunç, 3 Şubat’ta tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne götürülmüştü. 

Tunç için İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’ne yapılan tahliye talebini reddedilmesinin ardından talep dilekçesi İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan “jiyan.org” Yazarı, Gazeteci Hayri Tunç,  İstanbul 13.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada tahliye edilmişti. (MEDYA SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Mart 2016 22:59
www.evrensel.net