Londra’da binler ırkçılığa karşı ‘Mülteciler hoş geldi’ dedi

Londra’da binler ırkçılığa karşı ‘Mülteciler hoş geldi’ dedi

Arif BEKTAŞ
Londra

Irkçılığa karşı mücadele eden kampanya grupları ve sendikaların dün düzenlediği yürüyüşte yerli ve göçmen emekçiler bir araya geldi. 10 binden fazla kişinin katıldığı yürüyüşte, hükümetin mülteci karşıtı politikası eleştirilerek, “Mülteciler hoş gelmiş sefa getirmiş” denildi. Londra’nın en kalabalık caddesi olan Oxford Street’teki BBC binası önünde toplanan binlerce kişi, isteyen tüm mültecilerin ülkeye alınmasını talep etti. Türkiye ile AB arasında yapılan mülteci anlaşmasının insanlık adına utanç verici olduğu belirtilen birçok pankart ve döviz taşındı.

Yürüyüş güzergahında bir grup ırkçının toplanmış olması bir süre gerginliğe neden oldu ve yaklaşık yüz polis toplanan 25 kişilik ırkçı grubu kordon altına alarak, anti-faşistlerden korudu.

Birleşmiş Milletler’in, Uluslararası Irk Ayrımı İle Mücadele Günü kutlamaları kapsamında  yapılan kitlesel yürüyüşe sendikaların da yoğun ilgi göstermesi dikkat çekti. Irkçılığa, faşizme, islamofobiye ve antisemitizme karşı çıkın kalabalık, ünlü Trafalgar Meydanı’nda toplandı. Burada yapılan konuşmalarda, hükümetin mülteci politikasının ırkçılığı körüklediğine vurgu yapılarak, “Her insanın hayatı önemlidir” dendi.

ROSEN: ANLAŞMA UTANÇ VERİCİ

Sanatçı, yazar, sendikacı, politikacıların da destek verdiği yürüyüş sonrası gazetemize konuşan ünlü yazar Michael Rosen, Türkiye ile AB arasında varılan anlaşmanın utanç verici bir durum olduğunu ve savaşların sebebi olan batılıların mülteciler üzerinde pazarlıklar yapmasının kabul edilemez bir durum olduğunu söyledi. Rosen, evinden yurdundan edilmiş insanların derhal daha iyi bir hayat sürdürebilmeleri için istedikleri yerlere yerleştirilmesi gerektiğini belirtti.

Yürüyüş başlangıç yerinde toplanan binlerce kişiye hitap eden Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER) Sekreteri Oktay Şahbaz, sendikaların ve kitle örgütlerinin yoğun katılımının umut verici olduğunu belirterek, Türkiye ile AB arasında yapılan anlaşmanın ikiyüzlüce olduğunu söyledi. Şahbaz, İngiltere’nin bir yandan kendi vatandaşlarına, “Türkiye güvenli ülke değil” çağrıları yaparken, mültecilerin Türkiye’de kalması doğrultusunda Türkiye ile anlaşmaya varmaya çalışmasının, kendi sorumluluğunu atmaya çalışmak anlamına geldiğini söyledi. DAY-MER’in Fransa’nın Calais kentindeki 7 bin mülteciye yaptığı yardımlardan da bahseden Şahbaz, İngiltere hükümetinin tasarruf politikalarını hayata geçirmek için mülteci sorununu da bu şekilde gündeme getirdiğini belirtti.

www.evrensel.net