Kadın emeği kıskacın ortasında

Kadın emeği kıskacın ortasında

DİSK İstanbul Kadın Komisyonu, 1 Mayıs hazırlıkları çerçevesinde “2012 1 Mayıs’ına Giderken Kadın Emeği ve Mücadele” başlıklı bir panel gerçekleştirdi. Etkinliğe, DİSK’e bağlı sendikalara üye kadınların yanı sıra Sendikal Güç Birliği Kadın Koordinasyonu, çeşitli oda ve meslek örgütlerin

Son yıllarda Türkiye’de de etkisi daha fazla hissedilen muhafazakarlığın neoliberal politikaların uygulanmasını kolaylaştırdığını anlatan Dr. Banu Kavaklı Birdal, bunun etkilerinin en çok kadınlar tarafından hissedildiğini ifade etti. Ailenin öne çıkarılmasıyla birlikte kadınların birer yurttaş olmaktan çıkarıldığına dikkat çeken Birdal, hükümetin çıkardığı yasalarla ve sürekli aile vurgusuyla bu uygulamaların kadınlar pahasına sürdürüleceğini de beklemek gerektiğini ifade etti.

‘AİLEYİ KORUYALIM’  AMA NİYE?

Geçtiğimiz günlerde sonuçları kamuoyuyla paylaşılan aile değerleri araştırmasının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından nasıl değerlendirildiğini örnek veren Birdal,  bu raporda  ailelerinin yüzde 60’ının mutlu olduğunun ifade edildiğini, boşanan kişilerin büyük bir çoğunluğunun yeniden aynı kişilerle evlendiğine dikkat çekildiğini ve ‘bu nedenle aileyi korumak durumundayız’ şeklinde bir sonuç çıkarıldığını söyledi. 

ESKİSİNDEN KÖTÜ

Prof. Dr. Şemsa Özar, ‘Kadın emeğine yönelik saldırılar’ başlıklı sunumunda, hükümetin kadın emeğini nasıl ele aldığını Ulusal İstihdam Stratejisi ve çalışma hayatını düzenleyen yasaları anlatarak örnekledi. Özar’a göre kadın emeğini ezerek ucuzlatan hükümet,  esnek çalışma biçimleriyle bunu daha da derinleştirecek. Ulusal İstihdam Stratejisi’nden kadınların payına ne düştüğünü anlatan Özar, eski Ulusal İstihdam Stratejisi taslağındaki, kadınların, bakım hizmetlerini piyasalaştırdığı için itiraz ettiği, ‘Ailelere nakit olarak çocuk bakım ücreti verilmesi’ maddesinin yeni taslaktan kaldırıldığına dikkat çekti. Özar, taslaktaki, “Çocuk bakım evlerinin sayıları artırılacaktır” ifadesinin hiçbir somut politikaya karşılık gelmediğini, “ne kadar arttırılacak, kim arttıracak, bütçe nasıl sağlanacak” sorularının bir cevabının olmadığını ifade etti. Yasalarda 150 kadının çalıştığı işyerlerinde kreş açma zorunluluğu olduğunu, uygulamada kreşin kadınlar için neredeyse lüks haline getirildiğini söyleyen Özar,  bu saldırılar karşısında ‘örgütlenmeliyiz’ vurgusundan ilerisinin tartışılmasının önemli olduğunun altını çizdi. Şemsa Özar ayrıca, İstihdam Stratejisinin geri adım olarak nitelendirilecek bir yanının da bir önceki stratejide “cinsel taciz”e dair düzenleme içeriyor olmasına rağmen artık yalnızca “psikolojik taciz” ibaresinin yer alması olduğunu söyledi.  Yaklaşık 50 kadının katıldığı etkinlik tartışmaların ardından yaratıcı drama etkinliği ile sona erdi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net