Meslek olarak  geçici çalıştırmanın  otopsisi:  8 teşhis

Meslek olarak geçici çalıştırmanın otopsisi: 8 teşhis

Dr. Denizcan KUTLU

Çalışma yaşamına ilişkin pek çok düzenlemede olduğu gibi özel istihdam bürolarının geçici iş ilişkisi yapabilmesini meslek olarak üstlenmesine olanak tanıyan yasa tasarısı da belirli bir söylem etrafında yaşama geçiyor. Yasa tasarısının genel gerekçesi, bu söylemi izleyebileceğimiz ve düzenlemenin lafzına yön veren ruhun anlaşılması açısından da anlamlı bir belge ve metin olarak elimizde bulunuyor. Bu ruhun otopsisini 8 teşhis etrafında yapmaya çalışalım:

İŞ GÜVENCESİ YERİNE İSTİHDAM GÜVENCESİ

1) Gerekçede perde, “işletmelerin rekabet gücünün” korunması hedefi ile açılıyor ve “istihdam güvencesi” terimi ile devam ediyor. İşletme öncelikleri ile iş gücünün korunması arasında bir denge sağlanmaya çalışılıyor gözükmekle birlikte, iş güvencesinin önem yitirdiğinden dem vuruluyor. Buna göre, “işin korunmasını ve aynı işte kalabilme güvencesini ifade eden iş güvencesi”, “İstihdamın korunmasını ve tek bir işverene bağlı olmadan çalışmanın sürdürülmesi güvencesi”ni ifade eden istihdam güvencesi karşısında önemini yitirmeye başlamıştır. 

Bu tespitin, iş gücü piyasası ve çalışanlara dönük çağrısı açıktır: İşsiz kalabilirsiniz! Tek bir işverene bağlı olmadan çalışmanın, işçilik deneyimi açısından karşılığı da bellidir: İşsizlik. İstihdam güvencesi denilerek de, işsizliğin kavramsal çerçevesinin çizildiğini söyleyebiliriz. İşletmeyi koruyarak işçiyi koruma yaklaşımına dayanan çerçevenin pratik sonucu ve söylemsel karşılığı işin değil, istihdamın korunması olarak açığa çıkıyor. İstihdamın korunmasının sorumluluğu da beşeri sermayenin sürekli geliştirilmesi ile kişinin üzerine yıkılırken, halihazırda varlığını koruyan özel istihdam bürolarına verilen meslek olarak geçici iş ilişkisi yapabilme yetkisi ile kamusal iş bulma sorumluluğu da zedelenmiş oluyor. 

EKSİK REFORM TOTOLOJİSİ

2) Gerekçenin devamında, makroekonomik istikrarın yanı sıra “iş gücü piyasasında yapısal sorunların çözümüne yönelik reformların gerekliliği”nden söz ediliyor. Bu yaklaşıma göre, Türkiye’de yapısal uyum programı ve buna denk düşen reformlar yeterince uygulanmadığı için makroekonomik sorunlar çözülememiş, ekonomi ve iş gücü piyasası yeterli istihdam yaratma kapasitesine erişememiştir. Bu nedenle, yeterli iş yaratılamaması ve işsizliğin sorumlusu da mevcut ekonomik program olmaktan çok, bu programın tam olarak uygulanamamış olmasıdır. Bir tür, “eksik ya da yetersiz neoliberalizm” iddiası olarak adlandırılabilecek bu yaklaşım, kendisini, mevcut program ile işsizlik arasında kurulan her bağa yönelik olarak vereceği, “eksik ve yetersiz yapısal uyum” yanıtı ile “uygulanamadığı” için hiçbir zaman bilinemeyecek bir totoloji ile güvenceye almış gözüküyor.

3) Gerekçede yer alan “güvenceli olan ancak esnek olmayan kayıtlı çalışanlar ile esnek olan ancak güvencesi olmayan kayıt dışı çalışanlar” ibaresiyle esnek çalışmanın, güvencesiz kayıt dışı çalışanlara indirgenmesi gibi bir durumdan söz edilebilir. Öte yandan olgusal sorunları da içeren bu iddianın doğru olduğu kabul edilse bile esnek çalışmanın, güvenceli çalışanlara doğru genişletileceği sonucuna da varılabilir.

4) Gerekçede, Avrupa’da geçici çalışmanın daimi personelin geçici olarak yokluğu, dönemsel talep artışları ve kısa süreli işlerin belirmesi hallerinde uygulandığı söyleniyor. Bu örneklerle Türkiye’de de yasalaşması durumunda, bu istihdam biçiminin, kural değil istisna olacağı ve işverenlerin ancak “İhtiyaç duydukları zaman” bu istihdam etme biçimine başvuracakları şeklinde bir düşünsel zeminin oluşturulmaya çalışıldığı gözlemleniyor. Ancak işverenlerin fiili uygulamaları ve kamusal ve sendikal denetim eksiklikleri dolayısıyla bu istihdam biçiminin pratikte nasıl gerçekleşeceğine ilişkin, ciddi kuşkular da bulunmaktadır. 

YASA OLMAZSA KAYIT DIŞILIK ARTAR MESAJI

5) Gerekçede yer alan “Ülkemizde özel istihdam büroları tarafından yürütülen geçici iş ilişkisinin yasal zemininin olmaması bu şekilde çalışan işçilerin hak kaybına sebep olabilmekte ve kayıt dışı istihdamı teşvik etmektedir” şeklindeki saptama ve görüşün üç yönü olduğunu söyleyebiliriz. 

İlk olarak, yasal bir zemine sahip olmasa da fiili olarak özel istihdam bürolarının meslek olarak geçici iş ilişkisi kurduğu anlaşılıyor; ki bu başlı başına yasaya aykırı bir durumdur. 

İkinci olarak, bu şekilde istihdam edilenlerin hak kaybına uğradığı teslim ediliyor. Ancak bu hak kaybında sorumluluk, yasa dışı istihdam ilişkisi kuran işverenlere değil, yasal zeminin olmamasına yükleniyor. 

Üçüncü olarak, özel istihdam bürolarının meslek olarak geçici iş ilişkisi kurabilmesine dönük yasa eksikliğinin kayıt dışı istihdamı teşvik ettiği belirtiliyor. Böylelikle, kayıt dışılığın varlığı, “eksik esneklik” ve “iş gücü piyasası katılığı” ile ilişkilendirilmiş oluyor. Ayrıca meslek olarak geçici çalışma biçimi adeta doğallaştırılıyor ve yasal düzenlemenin olmaması, kayıt dışılığın nedeni olarak sunulmuş oluyor. Yasa eksikliği halinde, tıpkı işsizlik örneğinde olduğu gibi kayıt dışılığın da doğallaştırıldığını, bu haliyle geçici çalışma biçiminin kaçınılmaz hale getirildiğini söyleyebiliriz.

GEÇİCİ GEÇİCİLİK Mİ KALICI GEÇİCİLİK Mİ?

6) Gerekçede, yasa yapıcının özellikle kadınların ve gençlerin geçici işler aracılığıyla iş gücü piyasasına katılımlarına dayalı bir stratejisinin olduğu gözlemlenmekte; bu iş gücü gruplarının izleyen süreçte belirli bir deneyim elde ettikten sonra daimi işlere geçişinden söz edilmektedir. Oysa ki araştırmalar, özellikle kadınlarda istihdama dahil olma biçiminin, gelecekte ne tür işlerde çalışılacağının üzerinde ciddi bir etkisinin olduğunu ortaya koyuyor. Bir diğer anlatımla, geçici ve güvencesiz işler üzerinden istihdama katılanların, bu tür işlerde çalışmaya devam etme eğilimi giderek güçleniyor. Böylelikle, düzenleme ile geçici bir süreyle geçici çalışmadan çok, kalıcı geçicilik durumunun oluşma olasılığı oldukça güçleniyor. Bu nedenle, “Geçici işte tecrübe oluştursunlar, sonra daimi işte çalışırlar” mantığının pratik karşılığı da soru işareti ile karşılanmalı. 

İSTİHDAMIN NİTELİĞİ TARTIŞMA DIŞI

7) Nitekim, gerekçede yer alan “Geçici iş ilişkisi, özellikle gençlerin iş tecrübesi kazanmasına; uzun dönemli işsizlerin işsizlikten kurtulmasına ve iş gücü piyasasının dışında kalmış olanların motivasyonlarını artırmasına katkı sağlamaktadır” ifadesi de istihdamın niteliğini tartışma dışı bırakırcasına istihdam yaratmaya odaklanıldığını ortaya koyuyor. Perde böylelikle kapanıyor.

8) Gerekçeye dayalı bu temel tespit ve eleştirilerin ardından, özel istihdam bürolarına, işverenlere profesyonel anlamda geçici işçi temin etme yetkisi getiren bu tasarının, yasalaşması halinde, kalıcı geçicilik yaratma potansiyeli nedeniyle sadece güvenceli istihdam değil, aynı zamanda bizzat istihdam açısından da baştan ölü doğmuş bir düzenleme olarak mevzuattaki yerini alacağı öngörülebilir.

Son Düzenlenme Tarihi: 20 Mart 2016 13:53
www.evrensel.net