Gözaltındaki avukatlara ‘İşime nasıl gelirse’ soruşturması

Gözaltındaki avukatlara ‘İşime nasıl gelirse’ soruşturması

Eda YILDIRIM
İstanbul

Aralarında Özgürlükçü Hukukçular Derneği üyesi olan 9 avukatın da olduğu 30 kişinin gözaltına alınmasına neden olan soruşturmanın, Gülen Cemaatine yönelik operasyonlarda ‘sahte delil üretmek’ suçlamasıyla yargılanan polislerin hazırladığı delillere dayandığı ortaya çıktı. Avukat İlknur Alcan, örgüt suçlamasına dayanak yapılan delillerin 2012-2013 yılları arasında bugün cemaat soruşturması kapsamında görevden alınan ve yargılanan polisler ve yargı mensupları tarafından hazırlandığını söyledi. 2014 tarihinde sadece soruşturmaya yeni numara alındığını ifade eden Alcan, “Dosya 2012 tarihinden itibaren dört yıl bekletiliyor. 2016’da ise avukatlar evlerinden gözaltına alınıyor. Bu operasyonun hukuki değil siyasi olduğunu kanıtlıyor” dedi.

SAVCILIK SORGUSU BİTEN YİNE EMNİYETTE TUTULUYOR

Tüm itirazlara rağmen 30 kişinin savcılık sorgusu 3 savcı tarafından Vatan’da bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde yapılmaya başlandı. Önceki gün başlayan sorgular dün de devam etti. Gözaltındakiler itiraz etmelerine rağmen savcılık sorgusunun emniyette yapılması üzerine tepki olarak susma haklarını kullandılar. Savcılık sorgusu biten kişilerin serbest bırakılması ya da sorgu hakimliğine sevkedilmesi gerekirken emniyette gözaltında tutulduğunu söyleyen Avukat İlknur Alcan, bu durumun CMK 148. maddeye  aykırı olduğunu, ifadesi biten kişilerin emniyette tutulmasının kişiyi hürriyetinden  yoksun kılma suçuna girdiğini ifade etti. Alcan, konuyla ilgili bugün suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti. Yine avukatların soruşturmasına ilişkin işlemlerin yasalara göre savcı tarafından yapılması gerektiğini ifade eden Alcan, avukatların işlemlerinin emniyette yapılamayacağını aktardı. Yine avukatlar hakkında adli işlem uygulanması için Adalet Bakanlığı’ndan izin alınmadığını da söyleyen Alcan, bu konuyla ilgili yaptıkları itiraza da olumsuz yanıt verildiğini belirtti.

SAVCI, ‘DOSYADAKİ BİLGİLERİ EMNİYET VERMİŞ OLABİLİR’ DEDİ

Dosyada gizlilik kararı bulunmasına rağmen bütün medya organlarında soruşturmanın hangi gerekçelerle yürütüldüğünün yer aldığını, yine valiliğin konuyla ilgili açıklama yaptığını ifade eden Alcan, “ Oysaki biz dün ifadeler başlayana kadar müvekkillerimizin  ne ile suçlandığını bilmiyorduk. Bunu savcıya da söyledik. Savcı ‘Emniyet vermiş olabilir’ dedi. Ben de ‘Kısıtlılık kararı sadece dosyanın taraflarına ilişkin mi? Biz bununla ilgili suç duyurusunda bulunacağız. Siz de gerekli işlemi yapın’ dedim” diye devam etti.

HUKUKEN BOŞ BİR DOSYA

Dosyadaki delillere ilişkin de bilgi veren Alcan, dosyada telefon ve ortam  dinlemelerinin  bulunduğunun aktarıldığını, yine savcılık sorgusunda bazı telefon konuşmaları sorulduğunu kaydetti. Söz konusu ortam ve telefon takibinin 2012-2013 yılları arasında hazırlanan deliller olduğunu belirten Alcan, “2014 yılında soruşturma yeni numara alıyor. Dört yıl boyunca bekletiyorlar. 2016 yılında da avukatların evleri basılarak, örgüt suçlamasıyla gözaltına alınıyor. Hukuki açıdan dosya çok boş bir dosya. Kaldı ki 2012-2013 yıllarında bu soruşturmayı yürüten polis ve yargı mensupları hakkında soruşturmalar yürütülüyor. O dönem Terörle Mücadele Şubesinde görev yapan polisler hakkında ‘sahte delil üretmek’ten dava açıldı” dedi.

‘AYAKKABIYLA KURYELİK İDDİASI GERÇEK DIŞI’

Savcılık sorgusunda avukatların tutuklu müvekkilleriyle yaptıkları görüşmeler, Gezi Parkı eylemleri dolayısıyla yaptıkları avukatlık faaliyetlerinin sorulduğunu da söyleyen Alcan, basında çıkan spor ayakkabasıyla örgütsel not taşındığına dair haber ve fotoğrafların gerçeği yansıtmadığını belirterek, şöyle konuştu: “Avukatlar cezaevinde müvekkilleriyle yaptıkları görüşmelere defter veya  kitap sokabilir. Bu durum yasaldır. Yani iddia edildiği gibi avukatlar içeriye not soksa herhalde spor ayakkabısına ihtiyaç duymaz. Eliyle de verebilir.”

www.evrensel.net