Müftülük istedi MEB yaptı

Müftülük istedi MEB yaptı

Turan DAL
Mersin

Çanakkale savaşının 101. yıl dönümü sebebiyle Yenişehir Müftülüğü tarafından Çanakkale’de yaşamını yitirenler için bugün Muğdat Camii’nde gerçekleşecek “Şühedanın İzinde Huzur’da, Niyazdayız” adlı program tartışmalara sebep oldu.
Yenişehir Müftülüğünün söz konusu programı için Yenişehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, okullara gönderdiği resmi yazıda programa öğretmen ve öğrencilerin katılımını beklediklerini bildirdi.
Müftülüğün yaptığı etkinliği milli eğitimle ortaklaştırmanın doğru olmadığını belirten Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Sinan Muşlu,  müftülüğün dini etkinlik yapabileceğini fakat okulların; inanç yuvaları ve dini kurumlar olmadığını söyledi.
Muşlu; “Çanakkale’yi elbette anabilirsiniz ama bunu eğitim kurumunun yapması gereken ölçülerde yapmalısınız. Eğer müftülükle birlikte bunu dini içerikli bir kutlamaya dönüştürürseniz ve buna öğretmen ve öğrencilerin katılımını teşvik etmeye çalışırsanız, bu tamamen siyasal hedefe dönüşür” dedi.
Eğitim kurumlarının hiç kimsenin kendi ideolojik argümanları ve siyasal hedefleri çerçevesinde kullanmasına izin vermemek gerektiğini belirten Muşlu, Çanakkale’de Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’iyle tüm Anadolu insanının bedel ödediğini ve bunun yanında Sünni’sinden Alevi’sine ve gayrimüslimlere kadar çok çeşitli inanç gruplarından halkların bedel ödediğine dikkat çekti.
Yenişehir’de yoğun bir Alevi kesiminin olduğunu söyleyen Muşlu “Burada önemli olan şu ki müftülük zaten Alevileri barındırmıyor, tanımıyor, kapsamıyor da. Diyanet İşleri sadece egemen İslam ideolojisine göre yürütüyor. Milli eğitimi bununla örtüştürürseniz bu doğru olmaz” ifadelerini kullandı.

BÖYLE BİR ZORUNLULUK OLMAZ
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı ise konuyla ilgili “Elbette ki şehitlerimizi anacağız ama bir milli eğitim müdürünün ve kaymakamın böyle bir yazı göndermesi Türkiye’de laik-demokratik sosyal hukuk devletinin bittiği anlamına gelen şer’i düzene doğru yol aldığımızı göstermesi açısından doğru bir yaklaşım değildir” ifadelerini kullandı.
Siyasetçiler ve devleti yönetenlerin insanların inanç hakkı için ellerinden geleni yapmakla yükümlü olduğunu ve cemini yapmak isteyenin cemini, pazar ayinini yapmak isteyenin ayinini yapacağını belirtti.
Atıcı, “Hem öğrencileri hem öğretmenleri böyle bir şeye mecbur etmek, devlet eliyle mecbur kılmak, gelmeyenleri fişlemek, bizim kabul edeceğimiz bir şey değildir. Böyle bir zorunluluk olamaz” ifadelerini kullandı.

www.evrensel.net