Sur'da 79 gün mahsur kalan çocuk: ‘Hangi duvar yıkılacak’ oyunu oynuyorduk

Sur'da 79 gün mahsur kalan çocuk: ‘Hangi duvar yıkılacak’ oyunu oynuyorduk

Fırat TOPAL
Diyarbakır

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 2 Aralık’ta ilan edilen ve 11 Aralık’ta 17 saatliğine kaldırılan sokağa çıkma yasağı sırasında Sur’a hurda toplamaya giden ve çatışmaların ortasında kalan 15 yaşındaki Ş.D. 79 gün boyunca Sur’da mahsur kaldığı bodrumda yaşadıklarını gazetemize anlattı.

‘ÇIKMAYA ÇALIŞINCA POLİS ATEŞ AÇIYORDU’

Ş.D. Sur’da 11 Aralık’ta 17 saatliğine kaldırılan yasak sırasında hurda toplamaya gittiğini fakat yasağın tekrar ilan edilmesiyle kendisini çatışmaların ortasında bulduğunu söyledi. Yanındaki arkadaşlarıyla 3-4 kere Sur’dan çıkmayı denediğini fakat her seferinde Dört Ayaklı Minare’nin bulunduğu sokakta üzerlerine polisler tarafından ateş açıldığını belirten Ş.D. bu nedenle de geri dönmek zorunda kaldıklarını anlattı.

‘ÇOCUK YANIMDA ÖLDÜ’

Daha sonra tekrar çıkmayı denediklerini belirten Ş.D. “Surp Giragos Kilisesi’nin bulunduğu yerde bir çocuğun kafasına bomba atar mermisi isabet etti. Yaralı haldeki çocuğu ayağından tutup bir evin içine sürükledim. Yaklaşık 2 saat başında bekledim sonra öldü. Top atışlarının yoğun yapıldığı zamanlarda önce çok korkuyorduk, daha sonra bu duruma tepki vermemeye başladık” dedi.

‘EVDEN EVE GEÇİYORDUK’

Ş.D. “Bulunduğumuz bir eve top atışı yapıldığında hemen o evden çıkıp başka bir eve sığınıyorduk. En sonunda bir evin bodrumuna sığındık. 13-14 yaşlarında 8-9 çocukla birlikte bu bodrumda kalıyorduk” dedi.  

Bodrumda kaldıkları süre içerisinde evde bulunan gıdaları ve konserve tükettiklerini, pilav yapmayı öğrendiklerini söyleyen Ş.D. Cizre’de yaşanan katliamın ardından adını bakır telle yazarak boynuna asan Kadir’in de arada yanlarına geldiğini belirterek “Kadir, makarna yapmayı çok severdi. Ama beceremezdi. Biz de ona kızardık ‘Sana yemek yok’ diye ama yine de bizden çok yerdi” diyor.

‘CİZRE’Yİ DUYUNCA UMUDUMUZ KALMADI’

Kaldıkları bodrumda bazen körebe ve saklambaç oynadıklarını söyleyen Ş.D. “Top atışlarının yapıldığı esnada  ‘Şimdi hangi duvar yıkılacak’ oyun oynuyorduk. İşaret ettiğimiz duvar şimdi yıkılacak diyorduk. Duvar bir süre sonra top mermisiyle yıkılıyordu. Cizre olayını duyduktan sonra kurtulma umudumuz kalmadı. Kendi aramızda bizi de yakacaklar diye konuşuyorduk. Ama aramızda bir karar almıştık ağlamayacaktık. Çünkü ağlarsak bodrumda dayanma gücümüz kalmayacaktı” dedi.

‘SOKAKTA KOPMUŞ EL VE BACAK GÖRDÜM’

Sur’dan çıkmadan önce saldırıların çok şiddetlendiğini artık tamamen umutlarının tükendiğini belirten Ş.D. “Kaldığımız bodruma top mermisi isabet etti. Biz de battaniyelerimizi ıslatıp üzerimize attık. Duman çok yoğundu ve barut kokusu da çok sertti. Barut kokusundan hastalananlar oluyordu zaten. Artık öleceğiz dedik. Aradan az bir zaman geçtikten sonra bir saatlik ateşkes yapıldığı haberi geldi. Gençler bize, ‘Çıkın gidin kurtulacaksınız’ dedi. Bodrumunda kaldığımız ev 2 katlıydı. Çıktığımızda tepemizde hiç bir şeyin olmadığını gördüm. Biz çıktığımızda içeride hâlâ siviller vardı. Sokakta yürürken kopmuş el ve bacak gördüm.  Savaş olmasın barış olsun istiyorum. Başka bir şey istemiyorum” diye konuştu.

www.evrensel.net
ETİKETLER SurFırat Topal