15 Mart 2016 12:34

Hukukçulardan Erdoğan'ın sözlerine tepki: Toplumu 'terörist' ilan ediyor

Paylaş

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, "Ünvanının milletvekili, akademisyen, yazar, gazeteci olması o kişinin aslında bir terörist olduğu gerçeğini değiştirmez. O eylemin amacına ulaşmasını sağlayan bu destekçilerdir, bu yardakçılardır" sözlerine tepki gösteren avukatlar, Erdoğan'ın toplumun tamamını "terörist" ilan ettiğine dikkat çekerek, hiç kimsenin sessiz kalma lüksü olmadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan dün akşam Tıp Bayramı dolayısıyla Ankara'da doktorlarla akşam yemeğinde buluştu. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Elinde silahı olan, bombası olan terörist ile unvanını, kalemini amacına ulaşabilmesi için teröristin emrine verenin de hiçbir farkı yoktur. Unvanının milletvekili olması, akademisyen olması, yazar, gazeteci olması o kişinin aslında bir terörist olduğu gerçeğini değiştirmez. O eylemin amacına ulaşmasını sağlayan bu destekçilerdir, bu yardakçılardır. Bu bakımdan terör ve terörist tanımını yeniden yaparak ceza kanunumuza derç etmeliyiz diye düşünüyorum" dedi. 

Erdoğan'ın açıklamalarını değerlendiren avukatlar, bu tür açıklamalarla Türkiye halklarının saflaştırıldığını belirterek, toplumun bir bütün olarak "terörist" ilan edildiğine dikkat çekti. 

'ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE TOPLU GÖZALTILAR OLABİLİR' 

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şube Başkanı Gökmen Yeşil, toplumun uzun süredir devlet tarafından potansiyel suçlu olarak görüldüğünü ifade ederek, Cumhurbaşkanı'nın sözlerinin bu zihniyetin açıkça dile getirilmesi olarak değerlendirdi. "Öcalan'ın görüşme notlarında da vardı darbe mekaniği içinde olunacak" diyen Yeşil, "Şimdi biz de bunu hissediyoruz. Kürt illerinde gerçekleştirilen saldırılar, Gazi'de, Okmeydanı'nda devreye sokulan tatbikatlar, ülkenin genelinde sıkıyönetim yaratıyor" diye konuştu. Yeşil, önümüzdeki günlerde meslek örgütlerine, gazetecilere ve avukatlara yönelik toplu gözaltılar olabileceğini belirtti. 

'HUKUKİ DEĞİL Kİ DEĞERLENDİRELİM'

Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik de, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının hukuki olarak değerlendirilemeyeceğine dikkat çekerek, Erdoğan'ın açıklamalarının halkı sadece kutuplaştırdığı ve saflaştırdığını söyledi. Halkın, AKP'li ve AKP'li olmayan diye ayrılmaya çalışıldığını aktaran Timtik, halkın ancak ezenler ve ezilenler olarak ayrılabileceğini ve bu bombalarda yaşamını kaybedenlerin ezilenler olduğunu dile getirdi. 

'ERDOĞAN TÜM KURUMLARI BYPASS EDİYOR'

Avukat Erdal Doğan da, "Cumhurbaşkanlığı makamı tarafsızlık özelliği yanında halkın çeşitli kesimlerini birleştirici uzlaştırıcı bir arada tutan makamdır. Fakat Erdoğan bunun tam aksine davranarak bir savaş propagandası yapar gibi toplumdaki herkesi düşman ilan edecek kadar sözler sarf ediyor. Ve bu bakımdan hükümetleri, yargıyı bypass etmektedir. Hatta medyayı da bypass etmektedir" dedi.

Ortada hükümet diye bir şey olmadığını kaydeden Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yargı da dün Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarına göre de pozisyon alacağı anlaşılıyor. Politikaları eleştiren tüm kesimlerin linç edilmesini istiyor. Uygulamaların yasal mevzuatını yaratmak istiyor bu da şu demektir; Türkiye tümden yasal olarak da dünyadan koparmaktır" değerlendirmelerinde bulundu. 

'SESSİZ KALMA LÜKSÜMÜZ YOK'

Avukat Arif Ali Cangı ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendi iktidarına karşı çıkan ve muhalif olan herkesi "terörist" tanımıyla cezalandırmak istediğini belirterek, şunları aktardı: "Şu andaki uygulamada zaten Sulh Ceza hakimlikleri aracılığı ile herkes tutuklanıyor. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ortadan kaldırılmış durumda. Bir de yasa değişikliği olursa tüm muhaliflerin siyaset yapması, toplumsal hareket içinde yer alması mümkün olmayacak. O yüzden bu gidişat emek, demokrasi güçleri, ekoloji hareketleri için büyük bir tehdittir. Hiç kimsenin sessiz kalma lüksü yok." (DİHA)

ÖNCEKİ HABER

Trabzon’da bir polis, eşini ve çocuklarını vurup intihar etti

SONRAKİ HABER

Meksika’da plastik ve yağ fabrikalarında yangın çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa