Bayraklı'da kiralık işçiliğe karşı kitlesel yürüyüş: Kölelik yasaları hemen geri çekilsin

Bayraklı'da kiralık işçiliğe karşı kitlesel yürüyüş: Kölelik yasaları hemen geri çekilsin

Mecliste görüşülmeyi bekleyen ve işçilerin kazanılmış haklarını elinden alan yasa tasarılarına karşı Genel-İş İzmir şubelerinin eylemleri devam ediyor. Bayraklı’da kitlesel yürüyüş yapan Genel-İş üyesi belediye işçileri kölece çalışma düzeni getiren yasa tasarılarının Meclisten geri çekilmesini ve hükümetin kıdem tazminatı fonu ısrarından vazgeçmesini istedi. Eylemde taşeron işçiler için kadro de talep edildi.

Bayraklı Belediyesi’nde örgütlü olan ve yakın zamanda kurulan Genel-İş İzmir 6 No’lu Şube üyeleri Havuz’da toplanarak “AKP yasanı al başına çal”, “Kadro hakkımız söke söke alırız” ve “Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganlarını attı. En önde kadın belediye işçilerinin yürüdüğü eylemde “Kadro hakkımız, grev silahımız” pankartı taşındı.

‘KÖLECE ÇALIŞMAYA MAHKUM OLMAYACAĞIZ’

Kitlesel ve coşkulu geçen yürüyüş sonrasında basın metnini okuyan Şube Başkanı Emine Yılmaz, kiralık işçilik yasa tasarısı ve kıdem tazminatı fonu AKP Hükümeti’nin işveren yanlısı bakış açısını bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek “Sermaye sınıfının kiralık işçilik ve fon talepleri bir bütündür; bunlar işçileri kuralsız çalıştırmanın ve emek değerini daha da düşürmenin aracıdır; hükümet için de fon uygulaması taze bir kaynaktır. Bu düzenlemelere geçit verirsek bilelim ki özel istihdam büroları kiralık işçi pazarlarına dönüşecek; işçiler, işverenlerin ihtiyaçları doğrultusunda köle düzeninde çalışmaya mahkum edilecektir” dedi.

‘HERKES TARİH ÖNÜNDE SORUMLUDUR’

Yasanın çıkması durumunda iş barışının bozulacağını, iş güvencesinin ortadan kalkacağını ve iş güvenliğinin tehlike altına gireceğinin altını çizen Yılmaz şunları söyledi: “Hedef işçi sınıfının güvencesizleştirilmesi ve çalışma hayatının kuralsızlaştırılmasıdır. Yasa tasarısı Meclisten derhal geri çekilmelidir. Kıdem tazminatında fon ısrarından vazgeçilmelidir. Siyasi partiler, sendikalar, meslek örgütleri ve demokratik örgütlerin işçinin emek değerini düşürecek ve çalışma koşullarını yüzyıl öncesine döndürecek bu girişimlere karşı tavır almasını işçi sınıfına karşı tarihsel sorumlulukları olarak görüyoruz. Herkes tarih önünde sorumludur.” (İzmir/EVRENSEL)

www.evrensel.net