Sağlık devletin bütçesine değil hastanın cebine bakıyor

Sağlık devletin bütçesine değil hastanın cebine bakıyor

Sağlık örgütleri 2016 yılı bütçesine ilişkin yaptıkları açıklamada, Meclis Genel Kurulunda kabul edilen sağlık bütçesiyle sağlık hizmetinin hastaların cebine mahkum edildiğine dikkat çekti. “Sağlıkta ilave alınan katkı payını kaldırma imkanı var ama gereği yok” diyen Sağlık Bakanını eleştiren sağlıkçılar, sağlık harcamalarının bütçeden karşılanmaması, hizmet için cepten ödeme yapılmak zorunda olmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Sağlık örgütleri geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulunda kabul edilen 2016 bütçesine ilişkin Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Merkezinde basın açıklaması düzenledi. SES Genel Başkanı Gönül Erden, AKP Hükümetinin 13 yıllık iktidarı sürecinde hazırlanan bütçelerin en belirgin özelliğinin halktan toplanan kaynakların giderek artan oranda kamu hizmetleri dışındaki alanlara aktarılma aracı olduğunu söyledi. AKP’nin iktidara geldiği ve ekonomik krizin olduğu 2002 yılında hazırlanan bütçede kamu hizmetlerine ayrılan payın yüzde 42.3 olduğunu belirten Erden, bugüne gelindiğinde genel kamu hizmetlerine ayrılan payın yüzde 30’lara kadar düşürüldüğünü dile getirdi.

TOPLAM BÜTÇENİN YÜZDE 4’Ü

2016 yılında Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları için toplam 25 milyar 574 milyon 269 bin TL bütçe ayrıldığını kaydeden Erden, bu rakamın toplam bütçenin ancak yüzde 4’üne denk geldiğini ifade etti. Öte yandan savaş bütçesine ayrılan payın sağlık bütçesinden 37 milyar TL fazla olduğunu belirten Erden, kamu sağlık alanında ticari bir mantığa yaslanan finansman biçimi benimsendiği ve bu nedenle sağlığa ayrılan paradaki artışın olumlu olarak görülemeyeceğini söyledi.

HASTA BAŞINA 133 TL HARCANIYOR

Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının bünyesindeki doğrudan sağlık hizmet sunumu için ayrılan bütçenin toplam sağlık bütçesinin ancak yüzde 41.6’sına denk geldiğini kaydeden Erden, “Buna göre kamunun kişi başına sağlık harcaması 133.1 TL ile sınırlıdır. Benzer biçimde koruyucu sağlık hizmetlerinden sorumlu bir kurum olan Türkiye Halk Sağlığı Kurumu da kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetlerine 6 milyar 919 milyon 126 TL’lik bütçeye sahiptir ve Sağlık Bakanı koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan bütçenin yüzde 22 arttığını vurgulasa da bir yıl boyunca kişi başına yalnızca 86.8 harcanabilecektir. Hükümetin 2016 yıllık planında, sosyal güvenlik başta olmak üzere kamu hizmetlerinin finansmanının kaynağının artık devlet bütçesi değil, bu hizmetleri talep edenlerin yaptıkları ödemeler olacağı vurgulanmıştır” diye konuştu. Erden, TÜİK’in 2014 yılı araştırmasına göre hane halkı tarafından yapılan cepten sağlık harcamasının toplam sağlık harcaması içindeki payının 2013 yılında yüzde 16.8 iken, 2014 yılında yüzde 17.8 yükseldiğini aktardı. Cepten sağlık harcamalarının 2016 yılında yüzde 20’yi bulacağını söyleyen Erden, sağlık harcamalarının bütçeden karşılanmaması, hizmet için cepten ödeme yapılmak zorunda olmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

BAKAN POLİKLİNİĞİME GELSİN GÖRSÜN

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi Filiz Ünal İncekara da Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun “Sağlıkta ilave alınan katkı payını kaldırma imkanı var ama gereği yok” sözlerini eleştirdi. Bunun ülke için çok vahim bir cümle olduğunu belirten İncekara, Bakanı çalıştığı polikliniği görmeye davet etti. İncekara, “İnsanların eczanede ilaç parasını ödeyemediği için ‘Kardeşime mi yazdırsam’ gibi ricalar yaptığı vahim bir durum” dedi. 14 Mart Tıp Haftası’nın yaklaşması nedeniyle hekimler arasında bir anket yaptıklarını aktaran İncekara, “Üç çarpıcı sonuca ulaştık. Birincisi hekimler geleceklerinden çok kaygılı, emekli maaşlarının artmasını istiyorlar. Yani bu çalışma sisteminden çıkmak istiyorlar. İkincisi yaptıkları işten memnun olmayan, hastalarına yararlı olamadıklarını düşünenlerin oranı oldukça fazla. Üçüncüsü de  eylem yapmak istemiyorlar ve örgütlerinin görüşme yaparak çözüm bulmalarını istiyorlar” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Mart 2016 15:22
www.evrensel.net