TOKİ’den sabaha  karşı ev baskını

TOKİ’den sabaha karşı ev baskını

Fethi VURAL
Hilal YAĞIZ 
İstanbul

TOKİ, Türkiye’nin birçok alanında “kentsel dönüşüm” adı altında yıkıp dönüştürmeyi sürdürüyor. Tam bir köy ortamı, bahçeli evlerin bulunduğu, ağaçların çiçek açtığı, müstakil evlerde yaşamların ve komşuluk ilişkilerinin sürdüğü İstanbul’da çok az kalan mahallelerden olan Köyiçi Ayazma Mahallesi’nde de çalışmalarına başlayan TOKİ, tapulu alanları polis zoruyla yıkmaya başladı. Ayazma Emlak Konutları 1 projesi kapsamında başlatılan proje, 30 yıldır mahallede yaşayan halkı evlerinden çıkmaya zorluyor. 

Polis şiddetinin doruk noktasına çıktığı ve sabaha karşı gözaltı, tutuklamaların yoğunlaştığı bu süreçte TOKİ, 500 çevik kuvvet eşliğinde İkitelli’de tapusu olan bir evi yıktı. Dersimli bir yaşlı çiftin yaşadığı eve, kapısı kırılarak girildi. İnsanlar sürüklenerek çıkarıldı ve sokağa atıldı ve ev yerle bir edildi. 

‘EŞYALAR BAHÇEDE İNSANLAR SOKAKTA’

TOKİ Emlak Konut, Küçükçekmece İkitelli Köyiçi’ndeki Ayazma Mahallesi’nde yıkıma sabaha karşı başladı. 500 kişilik çevik kuvvet ve Emlak Konut temsilcileriyle birlikte evinden çıkarılan Senem Halis Çelik ve Hüseyin Halis Çelik, evlerinden çıkarılarak, eşyaları da dışarı alınması istenildi. Evleri hemen yıkılan çift dışarıda kaldılar. Yıkılan evlerinin hemen yanında bahçeye eşyalarını koyarak bekleyen aileye, komşular da desteğe geldi. 

Dayanışma gösteren mahalle halkı, “sabaha karşı gelmeselerdi, biz de karşısında dururduk ama herşey çok ani oldu” dediler. 

TOKİ’nin “Ayazma Bölgesi, İstanbul’un batısında Başakşehir İlçesi sınırları içerisinde yer alan kentin önemli gelişme odaklarındandır” diye sitesinden halka duyurduğu Ayazma Emlak Konutları 1 projesi, aynı zamanda güçlü bir topoğrafik eşik olarak tarif ediliyor. 

‘YÜZLERCE POLİSLE KORKUTMAK İSTİYORLAR’

Hiçbir belge göstermeden evlerine girildiğini belirten Murat Çelik, Senem ve Hüseyin Çelik’in oğulları. Ne adlarını, soyadlarını ne de sicil numaralarını vermiş gelen polisler. “Belediyeye gidip dökümanınızı alın” demişler. Senem Halis Çelik, “Şimdi ne yapacağız bilmiyorum. Böyle yıktılar gittiler. Ben zaten hastayım. Ne olduğunu anlamadım bile” diye konuştu. 

Zaten başlamış olan projenin altında neredeyse kendini saklamış kalmış bu köyün, geriye kalanlarına ‘peki siz ne yapacaksınız?’ diye soruyoruz. “Ne yapalım? Karşı çıkınca yıkıyorlar. Mecbur biz de kabul edeceğiz” diyorlar. Burada yaşayanlar aslında yüzlerce polisler buraya kendilerini de korkutmak için girildiğini biliyorlar ve biraraya gelip de görüşmenin önemini vurguluyorlar.

Proje ile 61 bin 103 metrekare alan üzerine yaklaşık 17 blok, toplam 785 konuttan oluşacak bir bölge planlanıyor. 

KOMŞULUK İLİŞKİLERİNİ GELİŞTİRECEKMİŞ!

Projenin tanıtımının yer aldığı sitede ise ‘komşuluk ilişkileri’ ve ‘insanın insana teması’ gibi ifadelerin kullanılması dikkat çekiyor. 30 yıllık komşuluğu, insanlık dışı biçimde evden çıkararak, zorla evleri yıkarak bitiren projeyle ilgili şu cümlelerle güzelleme yapılıyor: “Ayazma prosjesi bir konut yerleşkesi olarak, kullanıcılarına özlemini duyduğumuz komşuluk ilişkilerini vermeyi vaad eder. İnsanın insana teması esasına dayanan bu kurguda, konutların ortak kullanım alanlarından başlayarak tüm yerleşkeyi kapsayan kontrollü ve fakat gerçek bir sosyal iletişim hedeflenmektedir” deniliyor. 

www.evrensel.net