Cuma ve terör genelgeleri yargıya taşındı: KESK iki genelgenin iptalini istedi

Cuma ve terör genelgeleri yargıya taşındı: KESK iki genelgenin iptalini istedi

KESK, Başbakanlığın “Cuma namazı” ve “terör” genelgelerinin yürütmesinin durdurulması iptali için Danıştay’da dava açtı. Konfederasyon Danıştay’a yaptığı başvuruda, söz konusu genelgelerin temel hak ve özgürlüklere, Anayasa’ya, uluslararası sözleşmelere, AİHM kararlarına aykırı olduğunu belirtti.

Başbakanlık kamu işyerlerinde Cuma günleri namaza gidecek çalışanlara kolaylık sağlanması yönünde 7 Ocak 2016 tarihinde bir genelge yayınlamıştı. Genelgeye başta KESK olmak üzere geniş bir kesim, işyerlerinde ayrımcılığı arttıracağı gerekçesiyle itiraz etmişti. Ardından Başbakanlık 17 Şubat 2016 tarihinde “Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları” konulu başka bir genelge yayınlamıştı. Bu genelgenin de kamu emekçilerinin iş güvencesinin, sendikalaşma ve grev hakkının siyasi görüşleri nedeniyle fiilen ortadan kaldırılması olarak yorumlanmıştı.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), her iki genelgeyi de yargıya taşıdı. KESK, her iki genelgenin de yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka ve Anayasaya, uluslararası sözleşmelere, AİHM kararlarına, temel hak ve özgürlüklere aykırı olduğunu belirterek, Başbakanlık tarafından yetki gaspı yapılarak yürürlüğe girdikleri gerekçesiyle yürütmenin durdurulması ve iptali talebiyle Danıştay’da dava açtı.

AYRIMCILIĞA DEĞİL, KARDEŞLİĞE İHTİYAÇ VAR

Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan KESK, Cuma namazı genelgesinin hem işyerlerinde zaten mevcut olan siyasi ayrımcılığı arttıracağı, hem de başta kadınlar olmak üzere bazı kamu emekçilerine fazladan işyüküne nedene olacağını ifade etti.

“Terör genelgesi” ile ilgili açıklamada, “Saray’a ve AKP hükümetine muhalefet eden, demokratik haklarını kullanan tüm kamu emekçileri ‘legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten kişiler’ olarak ilan edilmektedir. Zira; genelge yayınlandıktan sonra birçok ilde el altından ‘listeler hazırlanıyor, yakında çok sayıda kamu çalışanı işten çıkarılacak’ dedikodusu yayılarak kamuda ve kamu emekçileri üzerinde faşizan bir saldırı, cadı avı ve korku dalgası başlatılmak istenmiştir” değerlendirmesi yapıldı.

Açıklamada, “Kamu emekçilerinin acil sorunu ayrımcılığı derinleştirecek bir düzenleme değil, insanca yaşanacak bir ücret, güvenceli çalışma ve sendikal hak ve özgürlükler önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Ülkemizde barış ve kardeşliğin tesis edilmesidir” denildi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net