‘Mimarlığı bir tiyatro gibi kurguladı’

‘Mimarlığı bir tiyatro gibi kurguladı’

Şehrivan TORAK
İstanbul

Taksim’de bulunan Pera Müzesi’nde metafizik sanat hareketinin kurucusu olan ünlü sanatçı ‘Giorgio De Chirico’nun Perspektifi’ isimli bir konferans düzenlendi. Eleştirmen, Mimar Ali Artun’un, Chirico’nun perspektifini sanatçının meraklılarıyla paylaştığı konferans, Chirico’nun resimleri eşliğinde sürdürüldü. ‘Metafizik resimler’ denince ilk akla gelen isim olan Chirico’nun perspektifinin sunulduğu konferansa ilgi yoğundu. Konferansta Chirico’nun resimlerine, Nietszche felsefesini yansıttığını ve antik mitolojiyi, gizemi, hafızanın kayıtlı olduğu tiyatro mekanını, geometriyi yansıttığı anlatıldı. Sanatçının eserlerinde, başta Nietszche olmak üzere, Leone Battista Alberti gibi birçok filozof ve sanatçının etkisi olduğu kaydedildi.

NİETSZCHE’NİN PERSPEKTİVİZMİNDEN ETKİLENDİ

Chirico’nun eserlerinin üzerine yaptığı araştırmaları sanatseverlerle buluşturan Artun: “De Chirico modernliğe, bilime, doğaya karşı. Çünkü bir metafizikçi. Doğayı kutsallaştıran mimarlık. Bunu aritmetik formlar ile yapıyor. Sayılar ve geometri ile yapıyor” dedi. Chirico’nun resimlerinde Umberto Eco’nun da izlerinin görüldüğünü belirten Artun bununla ilgili şunları söyledi; “Eco, katedrallerin taştan kitaplar olduğunu yazıyor. Katedrallerin en önemli hafıza sarayları olduğunu söylüyor” 

Ali Artun, Chirico’nun filozoflardan, kahinlerden oluşan heykel resimlerinin yanı sıra siyasi heykel resimlerinin de bulunduğunu anlattı. Perspektif ve mimarlık birbirinin cevheri gibi diyen Artun, “De Chirico çocukluğundan beri kardeşiyle birlikte şiirle, müzikle uğraşıyor. Felsefeyle uğraşıyor ve felsefe yapıyor. Felsefi makaleleri var. Kullandığı kelimelerde de son derece özgün. Bunu da mimarlıkta ortaya koyuyor” dedi. Chirico’nun, Nietszche ‘nin perspektivizminden etkilendiğini anlatan Artun, Nietszche’nin ‘Bilginin ve politikanın kaynağı sanat’ sözünü hatırlattı. 

Artun sözlerine şu şekilde devam etti: “Chirico’nun bütün resimleri birtakım dekorlardan oluşuyor. Resimlerindeki mimarlığı bir tiyatro gibi kurguluyor, gösteriyor.  Aritmetiği, gölgeyi, antik mitolojiyi, hafıza sanatını, Nietszche’yi, mimarlığı, şiirselliği, düşselliği birleştiriyor sanatında.” Artun, Chirico’nun Torino Dizisiyle Nietszche’yi andığı bir eseri göstererek şunları anlattı:” Nietszche’yi anlayan yegane insan da kendisidir. Kendisi bu konuda, ‘Resimlerim bunun kanıtıdır’ diyor.” Nietszche’nin Torino Meydanı’nda yaşadığı bir olay sonrası çıldırdığını söyleyen Artun, olayı şu sözlerle hatırlattı:” Bir gün Nietszche Torino Meydanı’nda oturuyor. Meydanda otururken bir atın kamçılandığını görüyor. Atın boynuna sarılıyor. At, Nietszche’yi atıyor üzerinden. Nietszche de bu olaydan sonra aklını kaçırıyor. Nietszche bunu yaşadıktan sonra, ‘Ben böyle bir güzü yaşamadım’ diyor.”

www.evrensel.net