8. ODTÜ Psikoloji Günleri: Tartışabilmek için uygun platformlar yaratmalıyız

8. ODTÜ Psikoloji Günleri: Tartışabilmek için uygun platformlar yaratmalıyız

İsmail İNAN
Ankara

8. ODTÜ Psikoloji Günleri, geçtiğimiz hafta sonu “Ayrımcılık” temasıyla gerçekleşti. Bu seneki programın dikkat çeken yönlerinden biri oturumların güncel politik tartışmalara eğilmesi. Kürt sorunundan Suriye’den yaşanan göçe, Alevilerden engellilere kadar uzanan geniş bir yelpazede ayrımcılık tartışıldı. ODTÜ Psikoloji Topluluğu başkanları Rojda Özcan ve Dialar Alkan Psikoloji Günleri’ni ve nasıl bir hedefle yola çıktıklarını konuştuk.

Öncelikle içeriği bu kadar zengin bir organizasyonu düzenlediğiniz için Psikoloji Topluluğu olarak hepinizin emeğine sağlık. Sizce Psikoloji Günleri’nin ilk günü nasıl geçti, katılım istediğiniz düzeyde oldu mu?
Rojda Özcan:
Hazırladığımız davetiyeler kısa süre içinde tükendi ve katılım da istediğimiz gibi oldu. Geçmişe göre daha büyük bir salonda yaptık ve salon doldu ilk gün. Havaya, haftasonuna ve saatlere rağmen katılımın yüksek olması bizi sevindirdi. Tabi katılımın bu düzeyde olması temanın “ayrımcılık” olması ile de ilgili.

Bu sene “Ayrımcılık” temasını seçmişsiniz. Nasıl bir süreç ve nasıl bir tartışmanın ardından bu temayı seçmeye karar verdiniz?
Dilara Alkan:
Bu zaten her sene geçirdiğimiz bir süreç. Topluluk olarak bir araya gelip oturduk ve aklımızda 3-4 tane tema vardı Psikoloji Günleri’ne ilişkin. Son birkaç sene Türkiye’de ayrımcılıktan kaynaklanan sorunların çokça arttığını gördük. Ancak daha önce hem Psikoloji Bölümü hem de Psikoloji Topluluğu bu tarz konulara eğilmemişti. Sanki psikoloji bilimi bir kenarda oturup bu olan biteni izliyormuş gibi. Biz de bu yönde bir değişikliğe gidip disiplinler arası bir etkinlik örmeye karar verdik. Siyaset biliminden, sosyolojiden, psikolojiden hocalar da vardı.

Oturumların içeriğine ve soru-cevap kısımlarına baktığımızda arkadaşların güncel politik meselelere dair pek çok söyleyecek şeyi olduğunu gördüm. Sizce de böyle miydi, bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Rojda Özcan:
Buradaki asıl mesele söz alabilmek, tartışabilmek için uygun platformlar yaratabilmek ve kolektif bir bilinç oluşturabilmek. Kolektif bir bilinç olmadığında kimsenin ses çıkarması mümkün olmuyor. Düşünme, üretme ve sorgulamadan yoksun bir durumdayız. Biz Psikoloji Topluluğu olarak akademik bir platform kurduk ve bizce akademik camianın bugünkü görevi bu tarz can alıcı konularda toplumu bilgilendirmek olmalı. Tekrar altını çizmek gerekirse bugünün en büyük ihtiyaçlarından biri insanların ses çıkarabileceği platformlar yaratmak.

Psikoloji Topluluğu’nun bu günler aracılığı ile vermek istediği bir mesaj var mıdır?
Dilara Alkan:
Aslında her oturumda farklı bir mesaj ve toplamda birçok mesaj vardı. Ancak genelleştirmek gerekirse bizim amacımız farkındalık yaratmak. İnsanların kafasında bir soru işareti uyandırmak. Hiçbir şey tek seferde değişmiyor. Bizim yaptığımız, bu değişime bir yerinden dahil olmak ve küçük bir tohum ekmek.

www.evrensel.net