Baroyu tecavüzcüden taraf yapmanın neresi etik?

Baroyu tecavüzcüden taraf yapmanın neresi etik?

Türkiye Barolar Birliği yaptığı açıklamayla “Fethiye toplu tecavüz davası” olarak bilinen davada tecavüz sanıkların avukatlığını yapan Muğla Baro Başkanı Mustafa İlker Gürkan’a destek verdi. Kadın örgütleri ve kadın avukatlar ise eleştirilerinin Gürkan’ın kişiliğine ya da avukatlığına olmadığını, Muğ

Sevda Karaca

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat Ahsen Coşar imzasıyla yapılan açıklamada “Savunma görevini üstlenen avukat suçu ya da suça konu eylemi değil, suçlu olduğu ileri sürülen kişiyi, yani insanı savunur. O nedenle avukatı şüpheli veya sanık konumunda olan kişi ya da kişilerle veya bu kişilere isnat olunan eylemle/suçla özdeşleştirmek mümkün ve hukuken doğru da değildir. Dahası bu yaklaşım ‘Hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmayan herkes masumdur’ biçiminde ifade edilen ‘masumiyet ilkesine’ de aykırıdır” deniliyor.

Muğla Barosu Başkanı Mustafa İlker Gürkan’ın “seçkin bir hukukçu, insan hakları savunucusu, demokrat, özgürlükçü, entelektüel ve sevecen” olarak nitelendiği açıklamada kadın örgütlerinin itirazları “saldırı” olarak değerlendirildi ve “saldırı ve suçlamalar”ın kınandığı ifade edildi.

NE OLMUŞTU?

Kadınların mücadelesi ile açılabilen Fethiye toplu tecavüz davasında, Baro Başkanı sıfatıyla tecavüz sanıklarının avukatlığını üstlenen Mustafa İlker Gürkan, davayı takip eden kadınlar, baroların kadın komisyonları ve kadın avukatlarca “Meslek etiğine aykırı davrandığı, baro başkanı sıfatıyla baroyu da davanın tarafı haline getirdiği” için eleştirilmişti. Dava süresince de tecavüze uğrayan kadının özel hayatının deşifre edildiği savunma ve sorularıyla da müdahil avukatların tepkisini çeken Gürkan, 11 Ocakta Ankara’da katıldığı bir panelde kadınlar tarafından protesto edilmişti. Uluslararası Hukuk Kurultayı’nda “Hukukun Üstünlüğü ve Direnme Hakkı” başlıklı bir oturumda konuşmacı olan Gürkan’a kadınlar, “Ya baro başkanlığından istifa etmesi ya da tecavüz sanıklarını savunmayı bırakması” için çağrıda bulunmuşlardı.  Kadın örgütleri son olarak TÜYAP İzmir Kitap Fuarı’nda düzenlenen “İdamların 40. yılında arkadaşları Denizleri anlatıyor” başlıklı panele konuşmacı olarak katılan Gürkan’ı protesto etmiş ve çağrılarını yinelemişlerdi. (İstanbul/EVRENSEL)


‘BU AÇIKLAMA NEYE HİZMET EDER’

Av. İlke Işık Sağdıç:  Barolar Birliği bu açıklamada etik tartışmasını sanıkların avukat tutma hakkı, savunma hakkı, bu hakkın kutsallığı üzerinden yapılan bir tartışma gibi yürütüyor.  Ancak bizim esas itiraz  noktamız; Muğla Barosunun, Barolar Birliğinin ya da diğer baroların tecavüze uğrayan, şiddete uğrayan kadınların  yanında olması gerekirken  tecavüz sanıklarının yanında baro başkanı ve baro yöneticisi sıfatlarıyla avukatlık yapmasıdır. Barolar Birliğinin “İyi ki kötüler var ki avukatlara da iş çıkıyor” minvalli ifadelerini Ankara Barosuna kayıtlı bir avukat olarak şaşkınlık, üzüntü ve kızgınlıkla karşılıyorum. Türkiye Barolar Birliğinin açıklamasında özellikle  “Demokrat, sevecen, iyi bir insan” gibi kişisel özellikleri üzerinden bir savunma refleksi içine girmesi de anlaşılır değil. Kadınlar olarak Gürkan ile kişisel bir husumetimiz olmadığı, bu zamana kadar da kişisel özellikleri üzerinden ithamımız olmadığı ortadadır. 27 Nisanda karar duruşması görülmesi beklenen, sanıkların beraatinin istendiği, çok hassas bir süreç yaşadığımız davaya bu kadar kısa süre kala Gürkan’ın kişisel özelliklerine atıfta bulunarak ve davaya sahip çıkan kadınlara açıkça “saldırgan” ithamında bulunarak ne yapılmak istenmektedir? Bu açıklama neye hizmet edecektir? Tecavüze uğrayan ve hak arama mücadelesini her şeye rağmen sürdüren kadının yanında olması gereken bir birliğin, meseleyi bu kadar kişiselleştirerek bir açıklama yayınlaması, hak aramanın temel olduğu avukat örgütüne yakışmayan ve uygun düşmeyen bir açıklamadır.

HEM SIFATI HEM SAVUNMA TUTUMU ELEŞTİRİ KONUSU

Av. Meriç Eyüboğlu: Türkiye Barolar Birliğinin açıklamasını, davayı takip eden kadınlar ve kadın avukatlar olarak çok üzücü bulduk. TBB başkanının Muğla Baro Başkanına ilişkin gösterdiği bu yaklaşım ve duyarlığı, herhangi bir baro başkanının toplu tecavüz suçu gibi hepimizin içini cız ettiren bir davada vekil olmaması konusunda da göstermesini arzu ederdik. Kaldı ki kadınlar, Av. Mustafa İlker Gürkan’ı bir baro başkanı olduğu halde kamuoyunun takip ettiği toplu tecavüz davasında sanık vekilliği yaptığı için eleştirmiyoruz sadece. Bunun yanı sıra bu davada şikayetçi kadına ve biz meslektaşlarına yönelik hal, tavır ve tutumu nedeniyle  de eleştiriyoruz. Maalesef ki meslektaşımız, müvekkilimizin geçmiş hayatından annesinin babasının evliliğine, önceki erkek arkadaşlarından kullandığı ilaçlara kadar onu rencide eden aşağılayan, ama daha önemlisi her seferinde yeniden yeniden yargılayan bir savunma çizgisi izliyor. Biz meslektaşlarına ilişkin tutumu da benzer içerikte. Savunmanın bir hak olması, bu uğurda her şeyin mübah olması anlamına gelmez kuşkusuz. Bunun ötesinde yapılan eleştiriler, oluşturulan imza kampanyaları, yapılan eylemler…kadınların tecavüze ilişkin öfkelerinin ve tepkilerinin bir göstergesi. Kadınlar hem Muğla Baro Başkanından, hem TBB Başkanından bu eleştirileri dikkate almasını, bu sese kulak vermesini istiyor ve bekliyor.

www.evrensel.net