Hatırlamak için şehre BAK

Hatırlamak için şehre BAK

Türkiye’nin doğusu ve batısından 10 şehirden 24 gencin katılımı ile hayata geçirilen “Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK” projesinin İstanbul sergisi 4 Mart’ta DEPO’da açılıyor. 6 video ve 5 fotoğraf çalışmasından oluşan sergi 10 Nisan’a kadar görülebilecek. Sergi daha sonra Diyarbakırlı ve İzmirli izleyicilerle de buluşacak.
Anadolu Kültür ile Diyarbakır Sanat Merkezinin Geniş Açı Proje Ofisi ve İstanbul Belgesel Araştırmaları Merkezi iş birliğiyle bu yıl ikincisini hayata geçirdiği Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK projesinin ilk sergisi izleyiciyle buluşuyor.
Hatırlamak ve Anlatmak için Şehre BAK, Türkiye’de birbirine uzak şehirlerden ve farklı kültürlerden gelen gençleri bir araya getirerek, toplumsal meseleleri fotoğraf ve video aracılığıyla ele alan ve yeni bir tartışma zemini yaratmayı amaçlayan bir ortak kültürel üretim projesi. Proje kapsamında Aydın, Balıkesir, Batman, Çanakkale, Diyarbakır, İzmir, Mardin, Muğla, Şırnak ve Urfa’dan fotoğraf ve videoya ilgi duyan gençler bir araya geldiler. 2015 yılı boyunca İzmir, Diyarbakır ve İstanbul’da çeşitli atölye çalışmalarına katılan 20-28 yaş aralığındaki 24 genç ortak projeler ürettiler.
Şehirlerden gündelik yaşam, farklı hayatlar ve mekanlar, geçmiş ve hafıza, göç ve kültürel çeşitliliğe dair hikayeleri kayda alan, gençlerin ürettiği 6 video ve 5 fotoğraf çalışmasının yanı sıra ortak üretim sürecini paylaşan kısa belgesellerin de yer aldığı sergi, İstanbul’un ardından Diyarbakır ve İzmir’de de izleyicilerle buluşacak.
Sergide yer alacak projeler arasında “Doğunun Sayfiyesi: Hazar” başlığını taşıyan fotoğraf, İzmir’den Atahan Eker ve Diyarbakır’dan Murat Kartal’ın ortak projesi.
Proje, Diyarbakır ve bölgede yaşayan farklı sosyal ve ekonomik geçmişlerden insanların, dünden bugüne Hazar Gölü çevresinde oluşturdukları tatil alışkanlıklarına odaklanıyor. Bu çalışmada balıkçılıktan su sporlarına farklı uğraşların, villalardan çadır kamplarına farklı tatil alışkanlıkları ve ilişkilerin öne çıktığı hayat tarzlarıyla karşılaşıyoruz. Hazar, aile albümlerinden alınmış hatıra fotoğrafları ile güncel fotoğrafları bir arada sunarak, Doğu’nun gündelik yaşamına ve sayfiye anlayışına bir pencere açıyor.  

BATMANLI KADINLARIN DAMI
Diyarbakırlı Berîvan Akelma ve Balıkesirli Yağmur Cihan’ın “Koma Dam” adını taşıyan
Kısa metraj videosu ise Batman’da bir apartman damını kendi mekanları kılan kadınların hikayesi… Bölgenin kültüründe ayrı bir yeri olan, özellikle yaz aylarında sohbetin, birlikte vakit geçirmenin ve açık havada uyumanın mekanı olan dam, plansız şehirleşen Batman’da kadınların alternatif yaşam alanına dönüşüyor. ‘Kendine ait ortak bir mekan’ kurmanın keyfini merkeze alan, diğer damlardaki yaşamın hafifçe kadraja girmesiyle şehre bir pencere açan Koma Dam, bizi beklenmedik bir mekanda yaşamı yeniden örgütleyen heyecanlı genç kadınların dünyasına davet ediyor.

SON BAKKAL
“Son Bakkal” İzmirli Melikenaz Yalçın ve Diyarbakırlı Recep Seyhan’ın fotoğrafı.
Kentsel dönüşüm sebebiyle yıkıma maruz kalan Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Alipaşa, İzmir’in Konak ilçesindeki Ege ve Kadifekale’deki değişen hayatı bakkallar üzerinden anlatan fotoğraf,  yıkılmakta olan üç farklı bölgede yaşayan ve dükkan işleten, aynı zamanda mahallenin belleğini oluşturan son bakkalların hikayelerinde; binalar, evler, dükkanlar kadar, yerel dayanışma kültürünün de dönüşümüne tanık oluyoruz.

ŞEHRİN GÖBEĞİNDEKİ SAKLI HİKAYELER
Gizli Özne adlı kısa metraj video ise Çanakkale’den Ayberk Ersürmeli ve Şırnak’tan Serdar Nas’a ait. Diyarbakır ve İzmir’de sıklıkla ziyaret edilen iki mekan: Mardinkapı Keçi Burcu ve Konak Saat Kulesi. Uzun yıllardır bu iki mekanda çalışan ve başkaları tarafından çekilen anı fotoğraflarında farkında olmadan görünmeyi başaran birileri var! Gizli Özne, sosyal medyada dolaşan anı fotoğraflarında görünen bu ‘birileri’ni daha yakından tanımak üzere yola çıkıyor ve onları kendi fotoğraflarıyla buluşturuyor. Gizli Özne, hep ‘orada’ olduğu halde görünmeyen bu insanlara ve onların görünmeyen emeğine dair küçük izlenimler toplarken, şehrin göbeğindeki saklı hikayelerin kapısını aralıyor.

104 YAŞINDAKİ KOÇER
Balıkesir Mesut İslah ve Batmanlı Refiq Dildar kısa metraj videolarında, 104 yaşındaki Hacı Selahattin’i anlatıyor. bir Koçer olan Selahattin, bu yaşına kadar göçebe hayatı sürdürmüştür. Yaşından dolayı artık yükseklere çıkamayacak hale gelen Hacı, genç Koçerlerin hayvanları yaylalara çıkarttıkları süre zarfında, 6 ay şehirde çocuklarının evinde kalır. Hayvanlar Koçerlerle birlikte yayladan indiklerinde, bir an önce Kozluk Ceznê’ye kavuşmayı uman Hacı’nın da özlediği topraklara adım atma vakti geliyor. Veger (Dönüş), Koçerlerin nesilden nesile aktarılan yaşam biçimlerine ve toprakla kurdukları ilişkiye bir an için misafir olmamızı sağlıyor. (KÜLTÜR SERVİSİ)

www.evrensel.net