Doçentlik kriterleri yargıya taşındı

Doçentlik kriterleri yargıya taşındı

Eğitim Sen, Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Başkanlığı’nın doçentlik sınavı başvuru şartlarında yaptığı değişikliği yargıya taşıdı. Eğitim Sen, gerekçesi açıklanmayan düzenlemenin akademisyenlerin özlük hakları ve üniversitelerin geleceğine büyük darbe vuracağı uyarısında bulundu. 

ÜAK Başkanlığı, 31 Aralık 2015 tarihinde web sayfasından duyurduğu ve 2016 Ekim dönemi doçentlik başvurularından itibaren uygulanacağını belirttiği şartlara göre doçent adayı 100 puan toplayarak doçentlik sınavına başvurabilecek. Düzenlemeye göre sınava başvurabilecek doçent adaylarına gerekli puanı toplamak için lisansüstü tezlerden yayın, uluslararası veya ulusal yayın evleri tarafından basılmış kitap ya da kitap içi bölüm zorunluluğu, atıf zorunluluğu, ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantılarda sözlü bildiri zorunluluğu, bir dönem ders vermiş olma zorunluluğu gibi zorunluluklar getirildi. 

Eğitim Sen, yapılan bilimsel çalışmaların niteliğine değil niceliğine odaklanan düzenlemenin ilgili yasada doçentlik unvanının alınmasıyla ilgili belirlediği şartlar ve Danıştay’ın ilgili kararlarıyla çeliştiğine dikkat çekerek yasanın iptali için Danıştay’da dava açtı. 

Konuyla ilgili sendikadan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu düzenlemenin halen akademik çalışmalarını sürdüren doçent adaylarına yeni yükümlülükler getirdiğinin altı çizildi. Bilimsel yetkinleşmeden uzak kriterlerin “akademik atıf çeteleri” ortaya çıkardığı belirtilen açıklamada, Trabzon’da yayınlanan bir derginin bu iddiayla Web of Science veri tabanının yer aldığı ISI (Institute for Scientific Information) endeksinden çıkarıldığı aktarıldı. 

Açıklamada şunlar ifade edildi: “Eğitim Sen olarak belirtmek isteriz ki ilk düzenlemenin de son düzenlemenin de gerekçesi YÖK ve ÜAK tarafından açıklanmamıştır. Halbuki yapılan değişiklikler, akademik faaliyetlere doğrudan etki etmekte, akademisyenlerin özlük hakları üzerinde sonuç doğurmaktadır. Ayrıca, akademisyenleri “puan toplayan” kişilere dönüştüren, akademik faaliyetleri de “faydacı” mantığa hapseden düzenlemeler üniversitelerimizin geleceğine de büyük darbeler indirmektedir. Akademiye yönelen bu ve benzeri uygulamalar karşısında insan, toplum, doğa yararına üniversite şiarımız doğrultusunda, doçentlik kriterlerine karşı 26.02.2016 tarihinde yargıya başvurduğumuz ve sürecin yakından takipçisi olduğumuz bilinmelidir.” (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net