01 Mart 2016 12:43

Anayasa Mahkemesi’nden Cumhurbaşkanı’na yanıt: Karar, herkesi bağlar

Paylaş

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün tahliyesini getiren “hak ihlali” kararına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “saygı duymuyorum” yorumuna bizzat AYM başkanı yanıt verdi. Mahkeme Başkanı Zühtü Arslan, “Demokratik hukuk devleti, hukuk kurallarının, yönetilenler kadar yönetenleri de bağladığı devlet olarak adlandırılır. Biz, başvurucunun suçu işleyip işlemediğine karar vermiyoruz. Mahkeme hak ihlali olup olmadığına karar veriyor. Kararlar herkesi ve her kurumu bağlamaktadır” dedi. 

İktidar yanlısı medya da seslenen Arslan, “Mahkememizi talimatla karar veriyor gibi gösteren haber ve yorumları kınıyorum. Övgüler de karalama yoluyla yapılan haberler de kararlılığımızı değiştiremez” diye konuştu. 

AYM’DEN BİREYSEL BAŞVURU KONFERANSI

AYM, Bireysel Başvuru Sisteminin Desteklenmesi Konferansı düzenledi. Açılış konuşması yapan AYM Başkanı Zühtü Arslan, konferansın zamanlamasının “manidar” olmadığını, aylar öncesinden planlandığını ifade etti. Arslan, konuşmasında “İnsan haklarının evrenselliği bizim gibi olanlar için değil olmayanlar için de geçerli olduğunu kabul etmeyi zorunlu kılmaktadır” dedi. Bireysel başvuruların sonuçlandırılmasının 2015’te yüzde 50 arttığına dikkat çeken Arslan, “Bugüne kadar bin 42 hak ihlali kararı verildiğini” açıkladı.

EN AZ 1042 KERE HAK İHLAL EDİLMİŞ

Arslan’ın bireysel başvurularla ilgili verdiği bilgiler de dikkat çekici. Buna göre, 
“Bugün itibariyle 1042 hak ihlali kararı” verildi. Bunların yüzde 72.6’sı adil yargılanma hakkı, yüzde 7.4 kişi güvenliği ve hürriyetine, yüzde 3’ü ifade özgürlüğüne; 30’u sendika hakkına, 20’si kötü muamele yasağına ilişkin. 

“Sonuçlandırılan başvuru sayısındaki artışa bağlı olarak 2015’e ihlal kararlarının sayısında ve çeşitliliğinde artış olmuştur. 2015’te 543 hak ihlali kararı verilmiştir” dedi. Arslan, bireysel başvurudaki “başarı ve paradigma değişimi”nin Türkiye’deki insan hakları standardının yükselmesine katkı yaptığını da ileri sürdü. 

‘ÖTEKİNİN HAKKI’NI SAVUNMADA İYİ SINAV VEREMEDİK

Arslan’ın konuşmasında öne çıkan bazı noktalar şöyle: 

“Söz gelimi adalet anlayışı hiçbir kültür ya da coğrafyanın tekelinde değildir. Avrupa siyasi ve sosyal kültürünün en temel sorunu öteki ile ontolojik ilişkisini sağlıklı bir zemine oturtup sürdürmesidir. İnsan haklarının evrenselliği bizim gibi olanlar için değil olmayanlar için de geçerli olduğunu kabul etmeyi zorunlu kılmaktadır. Özellikle savaş ve terör olaylarının sebep olduğu olağanüstü durumlarda ötekinin hakkını savunmada Avrupa olarak iyi bir sınav verdiğimiz söylenemez. Kant’ın misafirperverlik hakkı bugün özellikle mülteciler için geçerlidir. Türkiye, 3 milyona yaklaşan mültecilere kapısını açarak aslında ötekinin misafirlik hakkına paha biçilmez bir katkı yapmaktadır. Buna karşılık maalesef Avrupa’da birçok ülkede bu mülteciler sınırdan girmemesi gereken adeta virüs muamelesi görmektedir.
Kıyılara sık sık çocuk cesetleri vuruyor. Bu bir akıl tutulması değil, vicdan tutulmasıdır”

‘ÖZGÜRLÜK ALANI GENİŞLİYOR’ İDDİASI

Arslan’ın konuşmasında Türkiye’de özgürlük alanının “olabildiğine genişletilmesi eğilimi” olduğunu söylemesi ise dikkat çekti. Arslan, “Tüm dünyada güvenlikçi anayasal değişiklikler yapılmıştır. İlginçtir, Türkiye’de 2001’den bu yana tersine bir eğilim söz konusudur.(...) 2001’de AİHM’in içtihatları ışığında, temel hak ve hürriyetlere ilişkin anayasal hükümler köklü değişikliklere uğramıştır. 2004’te anayasanın 90. maddesine bir cümle eklenerek radikal bir adım atılmıştır. Böylece insan hakları hukukunun üstünlüğü kabul edilmiştir” (HABER MERKEZİ)

 

ÖNCEKİ HABER

Kaynanayla seyahati dünyada hiçbir ülke sevmiyor

SONRAKİ HABER

MSB: İdlib'de konvoyumuza saldırıda 3 kişi öldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa