Erdoğan'ın varlığı dert, yokluğu...

Erdoğan'ın varlığı dert, yokluğu...

Elif GÖRGÜ
İstanbul

Başbakanlığı döneminde yurtdışı gezileri öncesi “olay yaratan” açıklamalarıyla dikkat çeken Erdoğan, cumhurbaşkanı olduktan sonra da, yokluğunda dahi gündem belirleyen olmaya çalışıyor. Güncel politikaya müdahale edebilmek için icat ettiği “muhtarlar buluşması”ndan da istediği coşkuyu bulamayan Erdoğan, son olarak Batı Afrika gezisi öncesi Atatürk Havalimanı’nda konuştu. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül’ün tahliye edilmesini sağlayan kararı için “saygı duymuyorum, tanımıyorum” diyen Cumhurbaşkanı, giderayak bu sözleri söylemekteki niyetini de “Ben biliyorsunuz yola çıkıyorum, ortalık çalkalanabilir” sözleriyle açık etmişti.
Dün, yanında götürdüğü kimi gazetecilerin “sözleriniz sosyal medyada yankı buldu” uyarısına da uçakta, “Demek ki konuşmam isabetli oldu” yanıtı vermiş. Cumhurbaşkanı “arkasından konuşuluyor” olsa da yokluğunda gündem olmaktan memnun.

‘YÜZDE 50’Yİ ZOR TUTUYORUZ’
Erdoğan’ın, kendi deyimiyle “ortalığı çalkalayan” yurtdışı gezisi açıklamalarından bazılarını hatırlayalım.
28 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanlığı görevine başlayan Erdoğan, bugüne kadar 30 farklı ülkeye toplam 32 seyahat gerçekleştirmiş. Ancak Erdoğan’ın en çalkantılı havaalanı açıklaması Başbakanlığı dönemindeydi. Gezi direnişinin ilk günlerinde, 3 Haziran 2013’te Fas, Cezayir ve Tunus gezisine çıkan Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda ünlü “yüzde 50’yi zor tutuyoruz” açıklaması yaparak AKP’lilere Gezi mesajı göndermişti. Erdoğan’ın “Şu anda evlerinde bizim zorla tuttuğumuz bu ülkenin en az yüzde 50’si var. Biz onlara ‘aman sabırlı olun sakın bu oyunlara gelmeyin’ diyoruz” sözleri “AKP’lilere direnişçilere saldırın” mesajı olduğu olarak eleştirmişti.

SÜRECE SIKAR GİDERİM!
Erdoğan, zaten bir türlü içine sindiremediği “çözüm süreci”nin bittiği açıklamasını da bir yurtdışı gezisi öncesi yaptı. 28 Temmuz 2015’te Çin ziyareti öncesi Esenboğa Havaalanı’nda konuştu: “Bu ülkede milli birliğimize kardeşliğimize kast edenlerle bir çözüm sürecini devam ettirmek mümkün değil”.
Gazeteler “süreç resmen bitti” diye yazdı. Ancak Erdoğan, 11 Ağustos’ta da çözüm sürecinin bitmediği ‘buzdolabında olduğu’nu söylerken, 8 Ekim 2015’te ise yine bir yurtdışı gezisi -Japonya ziyareti- öncesi uçakta konuşarak, bu kez “Ben çözüm süreci kaldırılmıştır demedim, şu aşamada buzdolabına konulmuştur dedim. İşler yoluna giderse, süreç yeniden gündeme gelir” açıklaması yaptı. 20 Ocak 2016’ta ise, bu kez muhtarlar buluşmasında buzdolabını da gömerek, “O iş bitmiştir” dedi.

GİDERAYAK HEDEF GÖSTERME
Erdoğan “giderayak hedef gösterme” taktiğini de sık kullanıyor. 29 Aralık 2015’te Suudi Arabistan ziyareti öncesi yaptığı açıklamada, DTK Kongresine ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı hedef aldı: “Malum eş başkanın yaptığı provakasyondur, ihanettir” dedi. Yetmedi, ekledi: “Ele saz almakla veya Nişantaşı’nda tur atmakla Türkiye partisi olunmuyor.”

‘CASTRO’YA DEDİM Kİ...’
Öte yandan yurtdışı gezilerinde yaptığı açıklamalar sadece kendi yurttaşlarının değil, ziyaret ettiği ülke yurttaşları için de bir dert. Şubat 2015’te Küba’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı, dönüş yolunda uçakta açıklama yaptı ve Küba Devlet Başkanı Raul Castro’ya “Devrim silahla olmaz, sandıkta olur” dediğini söyledi. Silahla devrim yaparak diktatörlük deviren bir ülkenin devlet başkanına söylenecek en son sözü söyleyen Erdoğan’a, Raul Castro’nun ne yanıt verdiğini ise öğrenemedik.
Ama silahla Kürt sorunu çözmek istemesini protesto eden Ekvadorlulara ne olduğu hep birlikte izledik! 4 Şubat’ta Latin Amerika ülkesi Ekvador’da kendisini protesto eden kadınlara saldıran Cumhurbaşkanlığı korumaları ülkede büyük tepki gördü. Erdoğan ise bir başka ülkenin vatandaşına saldıran korumalarını durdurmak yerine kürsüden, “bu tür saygısızlara yanıt veririz” dedi.
Kendisinin “AYM’ye saygı duymuyorum” açıklamasına yanıt verenlere ne diyeceğini ise bugün yarın öğreneceğiz.

YURTDIŞINA ÇIKARKEN YURTDIŞINI TEHDİT ETMEK

Erdoğan, yurtdışı gezileri öncesi sadece iç kamuoyunu tedirgin etmiyor. Geçtiğimiz ay Şili’ye giderken havaalanından Rusya’yı “uyaran” Erdoğan, “Rusya, bu ihlallerine devam etmesi halinde sonuçlarına katlanmak mecburiyetinde kalacaktır” dedi. Rusya’nın şimdiye kadar katlanmak zorunda kaldığı bir sonuç olmazken, aksine AKP Hükümeti ve Cumhurbaşkanı, Rusya’nın sık sık açıkladığı “IŞİD’le ilişkilere” yönelik iddialara ve Suriye’de destek verdiği cihatçı örgütlere yönelik bombalarına katlanmak zorunda kaldı. Erdoğan, 4 Ekim 2015’te de Fransa ziyareti öncesi de, “Rusya, Suriye’de yanlış yapıyor” demiş, Suriye politikaları için “kendisini bölgede yalnızlığa götürecek bir adım” yorumu yapmıştı. Bugün Rusya, ABD ile Suriye üzerine anlaşırken, Suriye politikasında cihatçılarıyla birlikte yalnız kalan ise AKP Hükümeti oldu. 

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Mart 2016 10:59
www.evrensel.net