Barış grupları Sur’da mahsur kalanlar için acil yardım istediler

Barış grupları Sur’da mahsur kalanlar için acil yardım istediler

Sur’da günlerdir süren sokağa çıkma yasaklarının kaldırılması için Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Şubesi, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye Barış Meclisi, Barış Bloku gibi kurumların da aralarında bulunduğu 20 kurum bir araya gelerek, ‘Diyarbakır Sur’da mahsur kalanlar için acilen güvenli tahliye koşulları yaratılsın’ çağrısında bulundu.

Taksim’de Cezayir Toplantı Salonu’nda bir araya gelen insan hakları savunucuları, Sur’un Cizre gibi olmamasını istedi. Toplantıya, Emek Partisi MYK Üyesi Levent Tüzel ve HDP Milletvekili Hasip Kaplan’ın da aralarında bulunduğu bir çok kişi katıldı. Sur’daki sokağa çıkma yasağı nedeniyle yaralı halde mahsur kalan sivillere sağlık müdahalesi yapılması için change.org’da iki binden fazla imza toplandı. 

‘SUR CİZRE GİBİ OLMASIN’ DEDİLER ENGELLENDİLER

Toplantıda konuşan Barış İçin Kadın Girişiminden Nükhet Sirmen, “Yeni ölümler olmadan bu durumun insani koşullarda çözüme ulaştırılması ve mahsur kalanların güvenli şekilde tahliye olabilmesi için sokağa çıkma yasağına yirmi dört saat süreyle ara verilmesini talep ediyoruz. Tahliye süresinin makul olması kadar, mahsur kalanların bir sivil gözetim heyetinin ve donanımlı sağlık ekiplerinin eşliğinde çıkarılması da hayati önem taşımaktadır” dedi.

Sanatçı Zeynep Tanbay ise, “23 Şubat Salı günü bir inisiyatif oluşturduk. Cizre’de bir şekilde katliamlar yaşandı. Cizre’ye giderken de durdurulduk. Cizre gibi olmasın diye Sur’a gittik. İçeri alınmadık. İçerideki durumu HDP’li milletvekillerinden öğrendik” şeklinde konuştu.

‘İNSANLIK SUÇU İŞLİYORLAR’

Konuşmasına, “Diyarbakır Surları gibi duymayan, görmeyen zihniyetlerle karşı karşıyayız” sözleriyle başlayan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Savaşı durduramadık. Ama hiç olmazsa bu son ölümleri durduralım” şeklinde devam etti.

Avukat Ercan Kanar ise, Türkiye’nin Cenevre Sözleşmesi’nin 3. maddesini ihlal ettiğini kaydetti. Kanar, “İnsanlığa karşı işlenen suçlar, savaş suçlarından daha ağır kabul ediliyor. Tüm devlet yetkilileri, bu 20 ilçede tamamen insanlık suçu işliyorlar. 50’ye yakın çocuk, 300’e yakın sivil insan öldürüldü. Suç duyurusunda bulunduk. “ dedi.

Sokağa çıkma yasağının kaldırılmasını isteyen Avukat Bahri Belen de şu ifadelerde bulundu: “Dedik ki, burada yeni bir Cizre yaşanmasın. ‘Millet iradesi’nin temsilcisi olan vilayet bunu engelledi.” Her biri 10 yaşından küçük 15 tane çocuğun Sur’da yaralı halde mahsur kaldığını anlatan Yazar Ayşegül Devecioğlu da, gerekli müdahalenin acilen yapılmasını istedi (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net