Suruç'ta yaralanan Gür'le ilgili skandal yazışma: Psikolojisi bozuldu canlı bomba olabilir

Suruç'ta yaralanan Gür'le ilgili skandal yazışma: Psikolojisi bozuldu canlı bomba olabilir

Volkan PEKAL
Adana

33 kişinin yaşamını yitirdiği Suruç’taki canlı bomba saldırısının üzerinden 7 ay geçti ancak soruşturmada hâlâ bir ilerleme yok. Buna karşın sosyal medya paylaşımları nedeniyle ‘Örgüt propagandası yapmak’ suçlamasıyla hakim karşısına çıkan katliamın mağdurlarından Tülin Gür hakkında açılan dava dosyasından Gür’ün canlı bomba olabileceğine dair bir uyarı yazısı ortaya çıktı. Yazıda, Gür’ün hastanede tedavi gördüğü sırada psikolojisinin bozulmuş olabileceği, bu nedenle de iyileşmesi durumunda canlı bomba eylemi dahil, silahlı, bombalı eylemlerde bulunabileceği ileri sürülüyor. Yazının 81 ilin emniyet müdürlüklerine gönderildiği ortaya çıktı. Gür’ün Avukatı Sevil Aracı, yaşanan yargısız infazları göz önünde bulundurarak müvekkili hakkında yaşam hakkı ihlali olabileceğine dikkat çekti.

Suruç Katliamı’nda yaralanan ve onlarca arkadaşını kaybeden ESP Üyesi Tülin Gür hakkında katliamın ardından sosyal medyada yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek açılan davanın ilk duruşması salı günü Adana 2’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Dava 3 Mart’a ertelenirken dava dosyasında Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 81 ilin emniyet müdürlüklerine Gür’ün canlı bomba olabileceğine dair gönderdiği yazı dikkat çekti.

SURUÇ’UN ÜSTÜNÜ ÖRTMEYE ÇALIŞIYORLAR

Konuyla ilgili konuşan Tülin Gür, Suruç dosyasıyla ilgili gizlilik kararı verilerek üstü örtülmeye çalışılırken kendisinin ve arkadaşlarının suçlu gibi gösterilmesine tepki gösterdi.  Suruç Katliamı dosyasında devam eden gizlilik kararıyla avukatlarının dahi soruşturmadaki gelişmelerden haberdar olamadığına dikkat çeken Gür, “Bu, katliamı yapanların kim olduğunu bize gösteriyor” diye konuştu.

BU ŞÜPHE KALDIRILMALI

Gür’ün Avukatı Sevil Aracı, müvekkilinin katliamla ilgili öfkesini dile getiren bir paylaşım nedeniyle yargılandığını belirterek böyle bir yazının gönderilmiş olmasının Gür’ün yaşam hakkının ihlali sonucunu çıkarabileceğine dikkat çekti. Son günlerde Dilek Doğan’ın öldürülmesinde olduğu gibi yargısız infazlara dikkat çeken Aracı, “Emniyet müdürlüklerine ‘Bu kişi hakkında dikkatli olun’ şeklinde gönderilmiş bir yazı. Müvekkilimiz herhangi bir ilde bir arkadaşını ziyarete gitmiş olsa ve polis kameralarına yakalansa, hakkında bir şüphe uyansa, son günlerde örneklerini yaşıyoruz, bir yargısız infaza kurban gidebilir. Bu şüphenin kaldırılması gerekir” dedi.

İZLENEN CANLI BOMBALAR ENGELLENEMEMİŞTİ

Suruç’tan sonra Ankara ve İstanbul’da canlı bomba saldırılarıyla ilgili bir gelişme olmadığını da ifade eden Aracı, “Bu patlamalar gerçekleşirken canlı bombaların daha önce izlendikleri, haklarında şüphe olduğunu öğrendik. Araçları izlenmiş, kameralara yakalanmış. Canlı bombaların gelişine göz yumulmuşken mağdur konumundaki müvekkilimize bu şekilde ithamda bulunulması tuhaf” diye konuştu. Müvekkilinin kendi halinde bir vatandaş olduğunu ifade eden Aracı, müvekkillerinin beraat etmesi ve hakkındaki bu şüphenin kaldırılması gerektiğini söyledi.

www.evrensel.net