İzmir’den ortak mücadele çağrısı

İzmir’den ortak mücadele çağrısı

Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, İzmir’de siyasi parti temsilcileri, yazar, aydın, akademisyenler ile oda ve sendika yöneticileri ile bir araya gelerek ülke gündemine dair görüş alışverişinde bulundu.  

Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan toplantıda yaptığı konuşmada ülkenin hem içinde, hem dışında korkunç bir savaşla karşı karşıya olunduğunu belirterek, “Gazetecilerin dediği gibi, ‘Savaş önce gerçeği öldürüyor’. Biz de gerçeğin öldürülüp yalanın örgütlendiği bir dönemi yaşıyoruz” dedi.  Savaşın, Rusya ya da ABD etrafında toplanan ülkelerin Ortadoğu’yu yeniden paylaşma çabasının sonucu olduğunu belirten Gürkan, “AKP hükümeti de burada ABD’den yana taraf olarak savaşın içerisinde yer almıştır” dedi. 

‘BU SAVAŞ BİZLERİN ÇIKARINA DEĞİL’

AKP’nin, ‘milli birlik ve beraberlik’ söylemiyle, bütün toplumsal kesimleri savaşın ulusal çıkarlar gereği desteklenmesi gerektiği fikrine ikna etmeye çalıştığını ifade eden Gürkan, “Bu savaş bizlerin çıkarına değil. Bu nedenle bizler bu savaşta taraf olmayacağız. Savaş karşıtı inisiyatiflerde yer alıp, barış inisiyatiflerini güçlendireceğiz” dedi.

Toplantıya katılan KESK Dönem Sözcüsü ve Barış Bloku Eş Sözcüsü Bahri Akkan, aynı alana seslenen dört beş farklı platform yerine tek ortak bir platform oluşturacak çabalar gösterilmesi gerektiğini söyledi ve “Ayrı ayrı kuyulardan seslenmek yerine ortak bir ses çıkarmak gerekli. Ama demokrasi bloku ama savaş karşıtı bir blok, CHP’nin de dahil olduğu ortak bir platform haline getirmeliyiz” dedi. 

CHP İzmir İl Yöneticisi Tuğrul Keskin de AKP Hükümetinin Amerika ile birlikte Ortadoğu’yu şekillendirme çabası içinde olduğunu belirterek, “Mutlaka bir araya gelmenin, CHP’yi de içine alacak biçimde bir tek demokrasi platformu oluşturmanın, seküler hayatı savunma platformu oluşturmanın çabası içinde olmak gerekli. Bizler de elimizden geleni, üzerimize ne düşüyorsa yapmalıyız” dedi. 

ÖDP İzmir İl Başkanı Yüksel Keleş de, karanlık bir tünelden geçildiğini ifade ederek, nasıl ki Güneydoğu’da insanlar kendi özgürlükleri, yaşam tarzları için mücadele ediyorsa, Artvin’de olduğu gibi ülkenin başka yerlerinde de kendi doğası ve yaşam alanları için mücadele edenler var. Bu mücadeleleri birleştirmediğimiz ölçüde başarılı olma şansı yok. Halk muhalefetini birleşik bir cepheye dönüştürmek zorundayız” dedi.  

KENTİN SEÇTİĞİ VEKİLLER SÜRECE DAHİL OLMALI

Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç: Toplumsal muhalefetin süreceği zemini yaratmak her birimizin bütün halk güçlerinin en acil görevi. Devlet demokratik muhalefeti katliamlarla ezmek istiyor. Yine İzmir’e yönelik baskılar gündemde. Buranın Kürt halkı ile Artvin halkı ile birleşeceğinden korkuyorlar. Artık karanfil koymamızdan bile korkup çekiniyorlar. Bu kentin seçtiği milletvekilleri var. Buradaki demokratik hayat tehdit ediliyorsa milletvekilleri sahip çıkmalı, müdahale etmelidir. 

BTS Şube Eski Başkanı Bülent Çuhadar: Karşımıza aldığımız ülkelere bakın; Amerika Rusya, AB, İran Çin. İttifakımız kim, Suudi Arabistan ve Katar. Suudi Arabistan’la birlikte savaşa gireceksek, Suudi Arabistan’ın savaş deneyimi en son Uhud ve Hendek. Sendikalar, siyasi partiler, kitle örgütleri olarak süreci iyi okuyamayanlara anlatmak gibi bir görevimiz var. Platform ve birliktelikler konusunda bir stratejik eksiklik yapıyoruz, hata değil. Bir platform oluşacaksa herkes tarafından ve ihtiyaç üzerinden “evet” denilen bir platform olmalı. 

SES İzmir Şube Başkanı Rukiye Çakır: Hepimizin yaşadığı 1 Mart tezkeresi süreci vardı bir dönüm noktası olmuştu. Önümüz 1 Mart yeni bir savaşa girmek üzereyiz. Yeniden meclis gündemine tezkerenin gelmesi bekleniyor ve fiili olarak zaten bir savaş yaşanıyor. Yeni bir savaş durumuna karşı geniş katılımlı toplantılar düzenlenebilir. (İzmir/EVRENSEL)

 

www.evrensel.net