İkizdere’de HES protestosu

İkizdere’de HES protestosu

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde halkın HES projelerine karşı sürdürdüğü demokratik ve hukuksal mücadele devam ederken; hükümetin HES’lerin önünü açma yönündeki çalışmaları da sürüyor.Rize Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan yazılı aç

Rize Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamanın ardından ‘İkizdere Çakçor Deresi üzerinde, Yataksu Elektrik firması tarafından yapılması planlanan 3.33 megavat kurulu gücündeki Gelintaşı Regülatörü ve HES projesi için ÇED Sürecine Halkın Katılımı Toplantısı’ düzenlendi. İkizdere’nin Sivrikaya köyü kahvehanesinde düzenlenen toplantıya, proje sahibi firma, DSİ Bölge Müdürlüğü ile Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri katıldı.
Köylerinde ve bölgede hiçbir HES projesi istemediklerini, İkizdere Vadisi’nin SİT alanı ilan edildiğini ve bölgenin ayrıca turizm bölgesi olduğunu, koruma öncelikli alanlar arasında yer aldığını kaydeden Sivrikaya ve Çamlık köylüleri ise, yapılmak istenen ÇED toplantısının yasalara ve hukuka aykırı olduğu ve toplantıyı düzenlemek isteyenlerin açıkça suç işlediğini belirterek; toplantıya katılmadı ve protesto etti. Köy kahvehanesindeki toplantıya katılan firma yetkilileri ve çalışanları ile diğer kurum ve kuruluşların toplantı tutanaklarını imzalayarak, toplantıyı yapılmış şeklinde göstermeye çalıştıkları kaydedilirken; köylüler bu toplantının ‘yok’ hükmünde sayılması gerektiğini belirterek tepki gösterdi. Çevre il Müdürlüğü yetkililerinin, toplantının yasa ve yönetmeliklerle hukuka uygun şekilde düzenlendiği yönündeki ifadelerini kabul etmeyen köylüler ilgili firmanın bir an önce projeden vazgeçmesi gerektiğini belirterek, tepkilerini sürdürdüler.

HUKUKA AYKIRI İŞLEM YAPILDI

ÇED toplantısını protesto eden Çamlık ve Sivrikaya köylüleri adına bir açıklama yapan Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP) İkizdere Temsilcisi İsmet Ekşi, HES firmalarının hukuka aykırı işlem yaptığını belirterek valilikler ile diğer ilgili kurumların da bu hukuksuzluğa ortak olarak göz yumduğunu söyledi.

Bölgedeki yayla köylüleri ile birlikte HES projeleri ve taşocakları ile benzeri tüm projelere karşı olduklarını anlatan Ekşi, “Burada yapılan işlemlerin yasalara aykırılığı ve hukuksuzluğu konusunda yetkili ve ilgilileri defalarca uyardık ve yine de uyarıyoruz. ‘Yok’ hükmündeki bu toplantılar burada yapılamaz ve yapılmış gibi gösterilemez. Köylüler olarak bunu istemiyoruz. İkizdere Vadisi SİT alanıdır. Burada olduğu gibi hiçbir vadimizde, ülkemizin hiçbir köşesinde bu tür projeler istemiyoruz” dedi.

'SİT ALANINA HES OLUR MU?'

HES projelerine tepki gösteren Çamlık Köyü Muhtarı Şemsi Özkan, köylerinde ve vadilerinde HES projesi istemediklerini belirterek, “Köylerimiz turistik bir yayla köyleridir. Kuş gözlemciliği yapılan ve özellikle de dağ horozunun yaşadığı yerler burası. HES projesi ve regülatörün yapılacağı yerden aşağı 8 tane su değirmenimiz var. Su toplanacak yerde mezarlarımız var. Tarihimiz, kültürümüz, yaşam alanlarımız her şeyimiz burada. Köyümüz turizm ve koruma amaçlı olarak SİT alanı kapsamına alınmıştı. SİT alanına HES olur mu? Biz yapılmasını istemiyoruz. Yapılan yerleri görüyoruz. Kimse bizden bu projelere destek vermemizi beklemesin” dedi.

'YASALAR VE HUKUK ÇİĞNENİYOR, SUÇ İŞLENİYOR'

Doğal SİT alanı ilan edilen İkizdere Vadisi’ndeki HES projelerinin durdurulması ve iptal edilmesi yerine, sürecin hiçbir şey olmamış gibi devam etmesinin yasa ve hukuk tanımazlıkta son nokta olduğu vurgulayan eski SHP Genel Sekreteri Hızır Ekşi ise sorumluların suç işlediklerini kaydetti.

HES’LER VİRÜS GİBİ…

DEKAP’tan yapılan açıklamada ise, 78 kilometrelik İkizdere Vadisi’nin 26 HES projesi ile ülke genelinde en fazla HES projesinin bulunduğu vadiler arasında yer aldığı vurgulanarak; “Ülkemizin her su gözesini ve vadisini adeta bir virüs gibi saran bu projelerden kurtulabilmek için İkizdere Vadisi’nin SİT alanı kapsamına alınmasını istendi. İki yıllık bir değerlendirme sonrasında İkizdere Vadisi Doğal SİT alanı ilan edildi. Bugüne kadar yapılan HES’lerin doğal yaşam alanlarına verdiği zararlar, bilimsel raporlar ve yargı kararları ortadayken, hele de böyle bir alanda böylesine bir çalışma yapılması yasalara, yönetmeliklere ve hukuka açıkça aykırılığın daniskası değil midir?” denildi. (Rize/EVRENSEL)

www.evrensel.net