İLEF'ten bir 'Yıldız' kaydı

İLEF'ten bir 'Yıldız' kaydı

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden (İLEF) 2006 yılında mezun olmuştu. Gazetecilik onun için bir tutkuydu ve Tarım TV'de çalışıyordu. En son TRT sınavlarına girmişti. Orası onun hayaliydi. Ancak beklenmedik saldırı onu bu hayalinden kopardı. İLEF'li Gazeteci Gülşen Yıldız, Ankara'daki patlamada ölenlerin arasındaydı. Arkadaşları ve hocaları onu unutmadı. İLEF'in kayan Yıldız'ını andılar.

Ankara'da 28 kişinin hayatını kaybettiği saldırıda bir isim dikkat çekmişti. Gazeteciydi. Tarım TV'de çalışan gazeteci Gülşen Yıldız. İLEF'ten 2006 yılında mezun olmuştu Yıldız. gazetecilik mesleğine tutkuyla bağlıydı ve TRT'nin sınavlarına girmişti. Ancak Yıldız'ın TRT'de çalışma hayaline kanlı saldırı engel oldu.

Gazeteci Yıldız'ı İLEF'ten arkadaşları ve hocaları unutmadı. Onun için falkültede bir anı masası oluşturdular. Yıldız'ın, okulun uygulama gazetesi Görünüm'deki haberleri,  bu masada yerini aldı. Yıldız için bugün okulda bir anma da gerçekleştirildi ve burada Yıldız'a hayatlarında bir kere olsun dokunanlar duygularını paylaştı. Yıldız'ın sınıf arkadaşlarından gazeteci Selda Güneysu, "Mesleğe başladıktan sonra hayatımın en zor haberini yazmak zorunda kaldım. Arkadaşımın ölüm haberini yazdım" derken, bir diğer sınıf arkadaşı gazeteci Fevziye Çevik, "Onun haberini yazamadım bile. Haberi yarım bıraktım" diye arkadaşını kaybetmenin ancısını anlattı.

'SON DÜŞEN ATEŞ HEPİMİZİ YAKTI'

Yıldız'ın hocası İLEF Dekanı Abdülrezak Altun ise "Görünüm'de çalışırken hayatımız birbirine dokundu. Artık haberleri kayıp sayısı olarak yaşıyoruz. Hele ki bu çatışmalı olaylarla alakası dahi olmayan insanların hayatını kaybetmesi ciddi bir meseledir. Terör budur. Artık bu meselenin nasıl biteceği üstüne düşünmeliyiz. Sorumluluk sahibi insanlar konunun ayırdında değiller mi? Ateş düştüğü yeri yakıyor ve son düşen ateşin alevi hepimizi yaraladı" diye konuştu. İletişimin birbirini anlama çabası olduğunu anlatan Altun, "Mesajlarımı 'sevgilerle' diyerek bitiririm ve bunu içten söylerim. Onu yitirmeye başlamamalıyız. İletişim birbirini ötekileştirme çabası olmaktan öte, birbirini anlama çabasıdır" diyerek toplumdaki kutuplaşmanın artık son bulması gerektiğini ifade etti.

'İNSANLAR ÖLDÜKTEN SONRA ÖNLEM ALIYORLAR'

İnsanlar öldükten sonra iktidardakilerin "güvenlik önlemlerini aldık" sözlerini eleştiren Evrensel Gazetesi Parlamento Muhabiri Sultan Özer, "Katliamın ardından bombacının ilişkilerini açıkladılar. İktidar olmanın gereği bu olmadan önlemekti. Katliamdan sonra 'güvenlik önlemi alacağız' diyorlar" dedi. Türkiye'nin geldiği durumda, gazetecilerin yaşadıkları zor durumları anlatan  Özer, Diyarbakır, Sur'da bodrumda mahsur kalan gazeteci Mazlum Dolan'ın durumunu aktardı ve buradan zor koşullarda haber geçmek zorunda bırakıldığına değindi.  

'TESADÜFEN YAŞIYORUZ'

12 Mart ve 12 Eylül darbelerini gördüğünü belirte Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay, darbe dönemlerinde insanların ideolojik mücadeleleri uğruna öldüğünü, ancak günümüzde yoldan geçen insanların dahi hayatını kaybeder duruma geldiğini söyledi.  "Şimdi insanlar tesadüfen yaşıyor, tesadüfen ölüyor. Yoldan geçen insanlar hayatını kaybediyor" diyen Abakay, Türkiye'nin "Yurtta savaş, cihanda savaş" matığıyla yönetilmeye başladığını belirtti. Abakay, AKP iktidarının gazeteciler bakışını ise "Onlara göre gazeteci potansiye düşman. Bİri vuruluyor, diğeri bodrumdan çıkmıyor, bir diğeri ise haber yazdığı için ceza evinde" sözleriyle açıkladı. Yıldız'ın arkadaşları anmanın ardından okuldaki anılarını tazelediler ve okulu gezdiler. Yıldız için oluşturulan anma masası ve Görünüm Gazetesi'nde çıkan haberleri ise İLEF'in girişinde anılarıyla beraber duruyor. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net