Günün !f notları

Günün !f notları

!f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, önceki gece Kanyon Sinemaları’nda yapılan özel bir geceyle sinemaseverlere “merhaba” dedi. Charlie Kaufman ile Duke Johnson’ın birlikte çektiği “Anomalisa”nın dünya galasının yapıldığı geceye sinema, edebiyat ve müzik dünyasından çok sayıda konuk katıldı. Festival ikinci gününde yılın önemli yapımlarını bir araya getiriyor. Yönetmen Rúnar Rúnarsson’un “Şrestir” (Serçeler), Berke Baş ve Melis Birder’in birlikte yönettiği “Bağlar”, Yönetmen Davis Guggenheim’in He Named Me Malala (Adımı Malala Koydu) ve “Türkiye’den Kısalar” bugünkü programda yer alıyor.
Ajandanız için günün öne çıkan yapımlarını derledik;

BÜYÜME KONUSUNA ŞİİRSEL BİR BAKIŞ

Serçeler’in açılış sahnesinde ilk gördüğümüz şey filme ismini veren kuşlar değil, kilise korosunda şarkı söyleyen melek yüzlü, tiz sesli bir genç. Ari on altı yaşındadır, Reykjavik’te annesiyle yaşamaktadır. Bir gün aniden babası Gunnar’ın yanına, Westfjords’a gönderilir. Bundan sonrası babasıyla ilişkilerini yeniden gözden geçirmeleriyle, değişen manzara ve farklılaşan çevresi karşısında hissettiği yalnızlıkla ilgilidir. Bir önceki filmi Volkan’ın izinden giden Rúnar Rúnarsson, kırılgan ama bir o kadar da büyüleyici bir büyüme hikayesiyle karşımızda.
Şrestir (Serçeler) 19 ve 21 Şubat 16.00’da Beyoğlu Fitaş Salon 4’te 26 Şubat’ta ise CKM Salon 2 salonunda 19.00’da gösterilecek.

ADIMI MALALA KOYDU

Malala Yousafzai tüm dünyanın tanıdığı bir isim. Henüz on beş yaşındayken Pakistan’ın Swat Vadisi bölgesinde kız çocuklarının eğitimi için verdiği uğraş nedeniyle Taliban tarafından kafasına sıkılan kurşunla susturulmaya çalışıldı. Mucizevi bir şekilde kurtulan Malala ailesiyle İngiltere’de yeni bir yaşama başladı. Yönetmen Davis Guggenheim on sekiz ayını Yousafzai ailesiyle geçirdi. Bizi Malala ile tanıştıran film, Malala’nın çocukluğunun, kültürünün hikayesi aynı zamanda.
Filmi 19 Şubat 19.00’da CKM Büyük Salon’da, 21 Şubat 11.00’de Beyoğlu Fitaş Salon 4’te ve 23 Şubat21.30’da Kanyon Salon 9’da izleyebilirsiniz.

DİYARBAKIR’IN HOOP DREAMS’İ

Yıllardır bu ülkede yaşanan kaosun kalbindeki bir ilçe Bağlar. Bağlar Belediyesi Basketbol takımıyla üç sezon geçiriyoruz. Koçları 37 yaşındaki Gökhan Yıldırım, takımın kurulmasına, bölgenin en başarılı takımı haline gelmesine, Diyarbakır’ın karanlığın ve korkunun kol gezebildiği sokaklarında geçici sevinçlere ve tabii bu çocukların hayatlarında yürüyebilecekleri başka yolları hayal edebilmelerine önayak olmuş. Ülke finalleri umuduyla yapılan antrenmanların, otobüs yolculuklarının, maçların, soyunma odasındaki maç öncesi konuşmaların içindeyiz. Bu ‘doğulu’ çocukların kendileriyle, koçlarıyla, kentleriyle, sokaklarıyla ve devletle bağlarını anlamaya çalışıyoruz; hem çok güçlüler hem de çok kırılgan. Roboskî’den sonra ilk maçlarını kaybetmelerine hiç şaşırmıyoruz. Onlarla birlikte, öfkenin, korkunun ve hayatın içine işlemiş hayal kırıklıklarının yanında umut da olsun, hayat yeniden başlasın istiyoruz. Bağlar belgeselini 19 Şubat 19.00’da Beyoğlu Fitaş Salon 4’te, 26 Şubat 11.00’de City’s Nişantaşı Salon 3’de görebilirsiniz.

‘HAYALLER VE DUVARLAR’

Festivalin Türkiye’den Kısalar ‘Hayaller ve Duvarlar’ tematik derlemesi sanatta ve sanatla hayatta kalmak üzerine kısalardan oluşuyor. Bir taraftan hayata sanatla bakmanın, sanatla yaşamanın, hayaller kurmanın özgürleştirici ve ilham verici potansiyellerine, bir taraftan da bu hayallerin kültür endüstrisine çarpmasının yarattığı hayal kırıklıklarına dokunuyor.
Bu filmde Yakup Tekintangaç’ın “Azad” adlı yapımı, İbrahim Yeşilbaş’ın “Kameralı Çocuk” adlı belgeseli, Melis Balcı ve Ege Okal’ın ortak yapımı “Merkür”, Emre Sert ve Gözde Yetişkin’in projesi “Rodi” ve Serdar Yılmaz’ın “Su Birikintisi” adlı deneysel çalışması gösterimde olacak.
‘Hayaller ve Duvarlar’ı bugün City’s Nişantaşı Salon 3’te 11.00 seansında, 24 Şubat 16.00’da Kanyon Salon 9’da ve 28 Şubat 14.00’te kargART’ta izleyebilirsiniz.

www.evrensel.net