Genel Kurul delegeleri DİSK Kongresini değerlendirdi: Bir fırsat heba edildi

Genel Kurul delegeleri DİSK Kongresini değerlendirdi: Bir fırsat heba edildi

Fırat TURGUT
İstanbul

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonunun (DİSK) 15. Genel Kurulu geçtiğimiz hafta sonu bitti ancak tartışmaları sürüyor. Kıdem tazminatı, ek zam talebi, kiralık işçilik gibi konuların gündemde olduğu bir zamanda gerçekleşen kongreye; Adnan Serdaroğlu’nun adaylıktan çekilmesi ve Arzu Çerkezoğlu’nun konuşması üzerine üç sendikanın salonu terk etmesi, alınan herhangi bir kararın olmaması, yapılan toplantılara kimi sendika yöneticilerinin dahil edilmemesi tartışmaları damga vurdu. Kongre delegeleri, işçi ve emekçilerin haklarına yönelik saldırıların bu kadar arttığı bir dönemde kongrenin fırsat olduğunu ancak bunun değerlendirilemediğini ifade etti.

Genel kurulun, işçi sınıfına yönelik kapsamlı saldırıların yaşandığı bir dönemde yapıldığına dikkat çeken Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan, “Genel kuruldaki tartışmalar, alınacak kararlar işçi sınıfının mücadelesine güç katacak bir fırsat sunmuştu. Bu fırsat heba edildi. DİSK’in genel kurulu, işçi sınıfına karşı sendikal harekete karşı sorumlulukların gereğini yapmadan, yerine getirmeden bitmiş oldu” dedi.

ORTADA ALINMIŞ KARARLAR YOK

DİSK’e bağlı birkaç sendikanın çabalarıyla bir tartışma platformunun açılmaya çalışıldığını vurgulayan Aslan, “Nasıl bir DİSK, nasıl bir mücadele? Grevlere, toplu iş sözleşmelerine yönelik yasaklamalara, sendikal hak ve özgürlüklere karşı saldırılar ve demok-rasi meselesine ilişkin bir platform açmaya çalıştık” diye konuştu. Buna rağmen Genel Kurulun, “Nasıl bir yönetim, yönetimde kimler olacak” tartışmasına yöneldiğini ifade eden Aslan şöyle devam etti: “Metal işçilerinin ek zam talebiyle vermiş oldukları mücadele vardı. Kıdem tazminatı, kiralık işçilik, ek zam talebinde nasıl bir mücadele yürütülecek? Bu konular karşılık bulmadı. Ortada alınmış kararlar yok, bir mücadele programı yok.”

İKİ TUTUM DA YANLIŞ

DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu’nun konuşma hakkı olmamasına rağmen bilgi vermek için çıktığı kürsüden kongre konuşması yaptığını belirten Aslan, “Değerlendirmeleri kendisine göre haklı olabilir. Ve cevap hakkı oluşturdu. Birleşik Metal-İş de cevap vermek yerine salonu terk etmeyi seçmiştir. Genel sekreterin tutumu da Birleşik Metal-İş ve onunla hareket eden sendikaların tutumu da doğru olmamıştır” dedi.

Daha önceki genel kurullarda gelenek olarak bütün sendikaların genel başkanlarının toplandığını, bir birlik sağlanmaya çalışıldığını aktaran Aslan, “Sağlanmasa da herkes ne yapacağını bilirdi. Bu genel kurulda DİSK yönetimi de bu çağrıyı yapmadı. Baraj üstündeki sendikalar da böyle bir çalışmaya girmedi. Gıda-İş’in de görüşleri alınmadı. Bu konuda eleştirdiğimizi belirtelim” diye konuştu.

Bundan sonrası için DİSK’e bağlı bütün sendikaların, DİSK’in yönetimi de dahil olmak üzere yaşanan sorunları konuşmak üzere bir araya gelmesi gerektiğini dile getiren Aslan şunları dile getirdi: “Kim yanlış yaptıysa öz eleştiri vermeli. Bu kadar saldırı altında kimsenin küsmek gibi, işçi sınıfına karşı görevlerini sorumluluklarını yerine getirmemek gibi bir tutumu olmaz. Bugün bütün eksiklikleri ve zaafları görerek, başkanlar kurulunun, hatta DİSK’e bağlı bütün sendikaların şube yöneticilerinin, merkez yöneticilerinin de içinde olduğu bir toplantıyla sorunlar konuşularak, kararlar alınarak devam edilebilir.”

‘KİŞİSEL İKBALLER SÖZ KONUSU OLUNCA BİR ŞEY ÇIKMIYOR’

Cam Keramik-İş Genel Başkanı Birol Sarıkaş da “Kongre bir fırsat olarak değerlendirilmeliydi. Başkanlar kurulu toplantısında böyle bir fırsatı değerlendirmemiz gerektiğini dile getirdik. ‘Sınıf sendikacılığını nasıl hayata geçirebiliriz’i tartışalım ve sınıfın mücadelesini yükselteceği bir basamak olsun dedik. Ama Başkanlar Kurulu da Genel Kurulun kopyası biçiminde geçiştirildi. Bu şartlarda bir genel kurula gittik” dedi.
Birol Sarıkaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınıfın sorunları değil başka şeyler konuşulmaya başlandı. Kongrede ilkeler, prensipler değil, kişisel ikballer söz konusu olunca bir şey de çıkmıyor. Tartışmanın fitilini ateşleyen de Çerkezoğlu’nun açıklamaları oldu. Diğer sendikalar da kendileri için bir fırsat olarak değerlendirdi. Böyle bir tahriki de yeterli gördüler ve salonu terk ettiler.”
Genel kurulun sınıf mücadelesi için ciddi bir basamak olabilecekken, sorunların hiç tartışılmadığı, kısmi olarak bazı sendikaların dile getirdiği biçimde sona erdiğine işaret eden Sarıkaş, “Kongreye giderkenki bölünmüşlük daha da perçinlendi. Başarısız bir kongreydi” dedi.
“Bu olumsuz sonucu giderecek bir şeyler yapılması gerekiyor” diyen Sarıkaş şöyle devam etti: “Seçilen arkadaşların üzerine düşen bir görev. Ama diğerleri de kendilerini geri çekmemeli. Tartışmadığımız sorunları ciddi bir şekilde ele alabileceğimiz en geniş bir toplantıyla tartışma yürütülmesi gerekir. Hem DİSK’in içinde olduğu durum hem ülkenin içinde bulunduğu durum bütün emek alanındaki saldırılarla ilgili almış olduğumuz kararların nasıl hayata geçirileceğini planlamak
program çıkarmak zorundayız. Mesela kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir demek yetmiyor. Bunu hayata geçirmemiz gerekiyor. Ve biz konfederasyonumuzda bütünlüğü sağlayamazsak emek güçlerini bir araya getiremeyeceğimiz ortada.”

SERDAROĞLU: HAKARETE KARŞI TAVIR ALDIK

Kongrede, Genel Sekreter Arzu Çerkezoğlu’nun “Bizim olmadığımız, Birleşik Metal-İş’in olduğu bir yönetim önermek istedik. Ancak Serdaroğlu, benimle görüşmeyi reddetti. Serdaroğlu neden bizimle görüşmedi? Hırsızlık mı yaptık, arsızlık mı yaptık, DİSK’in ilkelerine ihanet mi ettik? Solcu olduğum için mi, kadın olduğum için mi, AKP karşıtı olduğum için mi?” sözleri üzerine Birleşik Metal-İş, Sosyal-İş ve Nakliyat-İş salonu terk etmişti.
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, “Tavrımız, bizim cephemizden gayet iyi anlaşıldı. Mesele DİSK’in içerisindeki kurucu sendikaya yönelik hakaret edilmesiydi. Kalsaydık büyük kavgalar görecektik. Hiç kimse sendikamızı kadın düşmanı ve solcu düşmanı olarak gösteremez. Kimseden solculuğu, insanlığı, kadın haklarını da öğrenmeyeceğiz. Birleşik Metal-İş’ten özür dileyecekler” dedi.
Serdaroğlu, “Bölgedeki canı yanan insanların üzerinden siyaset yapıyorlar. Bizi o insanlara düşmanmış gibi gösteriyorlar. Biz insanlar ölmesin diyoruz barış istiyoruz. Bu kadar saçma sapan bir suçlamaya maruz kalıyoruz” diye konuştu.
“DİSK’in durumu bundan sonra daha kötü olacak” diyen Serdaroğlu şöyle devam etti: “Korkudan DİSK’e giremeyen yöneticiler var. Ancak Birleşik Metal-İş’in katılımlarıyla mitingler toplantılar yapıyorlar. DİSK, bundan sonra süreci yönetemeden götürecektir. Genel-İş’in genel başkanlıktan attığı biriyle DİSK başkanlığı mı olur? DİSK’e bir ruh katmak gerekiyor.”
Serdaroğlu sözlerini şöyle tamamladı: “DİSK’in saldırıların bu denli arttığı bir dönemde daha güçlü bir kongre yapmasını isterdik. Ama bunların derdi işçi sınıfı değil. Üniversitede okudukları kitapları ezberleyerek sendikacılık yapıyorlar. İşçi olmayanların DİSK içerisinde ne işi var? DİSK’i de bugünkü ortaya çıkan ve DİSK’e hiçbir faydası olmayan zihniyetten mutlaka kurtaracağız. İşçi sınıfından uzak zihniyetten kurtaracağız.”

ÇERKEZOĞLU VE BEKO AÇIKLAMA YAPMADI

Konuyla ilgili görüşlerini almak için aradığımız DİSK Genel Başkanı Kani Beko bir açıklama yapmayacağını söyledi. Beko, “Arkadaşlarla görüştükten sonra bir basın açıklaması yaparız” dedi. Arzu Çerkezoğlu da daha sonra aramamızı istedi, aradığımızda ise geri dönüş olmadı.

www.evrensel.net
ETİKETLER DİSKFırat Turgut