Sur’da çan sesi de sustu!

Sur’da çan sesi de sustu!

Sokağa çıkma yasağı ve saldırıların 77. günündeki Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde, bugüne kadar pek çok tarihi yapı tahrip edildi, yakılıp yıkıldı. Tarihi Kurşunlu Cami, Paşa Hamamı, Haci Hamit Camii bunlar arasındaki en önemli eserler oldu. Bu eserlere son günlerde sosyal medya üzerinden paylaşılan fotoğraf ve görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla Ortadoğu’nun en büyük Ermeni Kilisesi olma niteliğine sahip olan Surp Giragos Ermeni Kilisesi de eklendi.

97 yıllık terk edilmişlikten sonra restore edilen Kilise, 2012 tarihinde Türkiye, Avrupa ve ABD’den çok sayıda Ermeni’nin katıldığı ve Türkiye Ermenileri Patrikliği Genel Vekili Başepiskopos Aram Ateşyan’ın yönettiği ayinle ibadete açıldı. Ancak Kilise’nin duvarlarının tahrip edilerek içerisine girildiği yönünde ulaşılan bilgilerin yanı sıra ‘bozkurt’ işareti yaparken görülen bir özel hareket timi, 11 Şubat’ta kiliseden çekilmiş bir fotoğrafını ‘Sultan Alparslan’ın torunları kilisedeki küfarları (Kafir, Müslüman olmayan) imana getiriyor’ diye yazarak paylaştı.

Kilise Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Gafur Türkay, kuşatma ve saldırıların başlamasıyla beraber çan ve ezan seslerinin sustuğunu belirterek, yasak nedeniyle cami ve kiliselerde ibadet yapılamadığını söyledi. Türkay, “Bu tür durumlarda eminim hangi dine mensup olursa insanlar yaptıkları ibadetlerden ne keyif alır ne de bir anlam yükleyebilir ibadetlerine. Birçok insan da ibadet yapamıyor. Kurşunlu Cami’yi yerle bir ettiler. Kurşunlu Cami’yi tekrar yapabilir de ama o ruhu katamazlar o tınıyı yakalayamazlar. Dört Ayaklı Minare yapsanız da sanki çölde yapılmış bir ağaç gibi olur” dedi.

KİLİSEDE BOZKURT İŞARETLİ FOTOĞRAF

Kiliselerinde çekilmiş bozkurt işaretli fotoğrafı da değerlendiren Türkay, bu tablo karşısında tarif edilemeyecek büyük bir üzüntü duyduklarını söyledi. Türkay, “Kiliseyi açtığımızda birçok Ermeni gelmişti. Gelen Ermeniler, baba ve dedelerinin o kilisede vaftiz yaptıklarını söyleyip ağladıklarını gördük. Bize diyorlardı ‘Annem burada vaftiz oldu. Kardeşim burada vaftiz olmuş. Dedemin cenazesi bu kilisede kalkmış’’ deniliyordu. Büyük bir özlem giderilmişti. Bu kadar uzun süreden sonra bin bir emekle Surp Giragos Ermeni Kilisesi yapıldı. Onun tekrar işlevsiz hale gelmesi, kullanılamaz hale gelmesi ciddi bir çöküntü, moral bozukluğu, hayal kırıklığını da beraberinde getiriyor” dedi. (Diyarbakır/DİHA)

www.evrensel.net