Gebze İşçi Komitesi oluşturuluyor: Hak gaspları ve savaşa karşı ortak mücadele

Gebze İşçi Komitesi oluşturuluyor: Hak gaspları ve savaşa karşı ortak mücadele

Arzu ERKAN
Gebze

Gebze’de Emek Partisi’nin çağrısı ile bir araya gelen çeşitli fabrikalardan işçiler, “hükümetin kazanılmış haklara dönük saldırılarına ve savaşa karşı nasıl bir mücadele vereceğiz” sorusuna yanıt aradılar. Toplantıya metal, petro kimya ve gıda işkolundan 20 fabrikadan 70 civarı işçi katıldı. Eğitim Sen Gebze Şubesi’nde yapılan ve üç saat boyunca canlı bir tartışmanın sürdürüldüğü toplantıda işçiler, öneriler doğrultusunda hazırladıkları sonuç bildirgesi ile tüm işçilere ortak mücadele çağrısı yaptılar.

Bildirgede Renault işçilerinin ek zam talebi ile sürdürdükleri mücadele selamlanırken, bu mücadelenin kazanımı için tüm işyelerinde eş zamanlı eylemler yapılmasının önemi vurgulandı. Tüm işyerlerinde mücadele komitelerinin kurulması çağrısı yapan işçiler, Gebze İşçi Komitesi’nin oluşturulması kararı aldı.

EK ZAM HERKESİN TALEBİ

İki bölüm halinde gerçekleştirilen toplantının ilk bölümünde Avukat Murat Özveri ve EMEP MYK üyesi Levent Tüzel, hükümetin işçi haklarına yönelik yeni düzenlemeleri ile Bölge’de yaşanan çatışmalar, sokağa çıkma yasakları ve Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin sunum yaptı. İkinci bölümde ise söz alan işçiler, düşüncelerini dile getirirken mücadeleye ilişkin çeşitli öneriler sundu.
Kroman Çelik’ten bir işçi Renault işçilerinin ek zam talabiyle başlattığı eylemlerin kendilerine yol gösterdiğini ifade etti. “Biliyoruz ki bu mücadele Renault ile sınırlı kalmamalı. Asgari ücrete gelen zammın ardından ek zam talebi herkesin talebi. Bizim de talebimiz var, eğer kabul edilmezse harekete geçeceğiz. Bu mücadeleyi ortaklaştırmalıyız” diyen Kroman işçisi, sendikaların kıdem tazminatı ve kiralık işçilikle ilgili açıklama yapmasının yeterli olmadığını, bu konularda işyerlerinden başlayarak sendikalara basınç uygulanması gerektiğini söyledi: “Temsilciler olarak Gebze Sendikalar Birliği’ni harekete geçmesi için zorlamalıyız. Ortak toplantılar yapılmasını istemeliyiz.”

ORTAK MÜCADELE ŞART

Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan başka bir metal işçisi de kıdem tazminatının gaspına, özel istihdam büroları ve kiralık işçilik düzenlemesine karşı ortak mücadelenin kaçınılmaz olduğunu kaydetti. “Hükümet tüm bu yasaları allayıp pullayarak sanki iyi şeyler olacakmış gibi anlatıyor. İşçilere gerçekte ne olacağını anlatabilmemiz gerekiyor. Bunun için ben farklı fabrikalardan işçilerden oluşacak ve tüm Gebze’ye seslenebilecek, işyerlerini gezecek, işyeri temsilciliklerini gezerek bugün burada olmayan fabrikaları da mücadeleye katabilecek bir işçi komitesi kurulmasını öneriyorum” diyerek böylesi bir komitede görev almaya hazır olduğunu da ekledi.

İŞ CİNAYETLERİ UNUTULMASIN

Artemis’ten bir işçi de iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerin fotoğrafları ile hazırladığı dosyayı toplantıya katılan işçilere göstererek, iş cinayetlerinin unutulmaması, unutturulmaması için de mücadele edilmesi gerektiğini dile getirdi. Toplantıda alınan kararların bir deklerasyonla Gebze kamuoyuna duyurulmasını isteyen Artemis işçisi, “Neler yapacağımızı ayrıntıları ile konuşmalıyız. Ben de bir komite kurulması önerisini destekliyorum” dedi.

Megaplast’tan bir işçi de işyerlerinde mücadele komiteleri kurulması gerektiğini söyleyerek Renault işçilerini örnek gösterdi. “Renault işçilerinin yaptığı gibi en küçük üretim biriminden başlayarak kurmalıyız komitelerimizi. Tüm arkadaşlarımızı bu mücadelenin bir parçası haline getirmeliyiz. İşyerlerinin koordinasyonu ve haberleşebilmesi için fabrikalar arası kurulacak komite de önemli” diyen işçi, sosyal medyayı kullanma önerisinde bulundu: “Gebze İşçilerinin Sesi isimli bir sayfa açalım. Bu sayfada hem yasal değişikliklerin ne getirip, ne götürdüğünü tartışalım hem de fabrikaların birbirleri ile haberleşmesini, birinde olan bir eylemi, diğerinin hemen duymasını takip edebilmesini sağlayalım.”

Toplantı sonunda işçilerin önerilerinden oluşan bir sonuç deklerasyonu hazırlanırken, deklerasyonun işçi ve emekçilere duyurulması da oy birliği ile kabul edildi.

‘VAR OLANI DEĞİL OLMASI GEREKENİ SAVUNMALIYIZ’

Toplantıda kıdem tazminatının fona devri tartışmaları, özel istihdam büroları ve kiralık işçilik düzenlemesi hakkında işçilere bilgi veren Avukat Murat Özveri, mücadelenin mevzisini savunmadan çıkarıp daha ileriye kurmak gerektiğini dile getirdi.

İşçi haklarına yönelik bir saldırı gündeme geldiğinde hep var olanı koruma mantığı ile hareket edildiğini ifade eden Murat Özveri, kıdem tazminatının ne anlama geldiği sorusuna verilen yanıtın kıdem tazminatının gaspına karşı verilecek mücadelenin içeriğini de belirleyeceğini vurguladı. Özveri, “Kıdem tazminatı ne tazminattır, ne ikramiyedir. Kıdem tazminatı işçinin peşin peşin çalıştığı, karşılığını almak içinse iş sözleşmesinin sona erdirilmesi gereken ücrettir. Bunu işçinin elinden almaya kalmak angaryayı savunmaktır. Kıdem tazminatı ücretse fesih nedeni ne olursa olsun ödenmelidir. Bu gerçeği unuttuğumuz için şimdi var olan üzerinden bir tartışma sürdürüyoruz” dedi. Ortada Çalışma Bakanlığı’nı bağlayıcı bir taslak olmadığını belirten Özveri, “En son 2015 yılında çeşitli basın yayın kuruluşlarında yer alan bir taslak metin var. Eğer o metni esas alırsak kıdem tazminatını yalnızca iki şekilde alabiliyoruz. Emelilik ve ölümde. Dolayısıyla elimizdeki hakkın hukuken ne olduğunu, niteliğinin ne olduğunu belirleyerek var olanı değil olması gerekeni savunmalıyız” diye konuştu. Özveri, kıdem tazminatında tavan sınırlamasının kaldırılması gerektiğini söyledi: “Kıdem tazminatından yararlanma koşullarını sınırlamak şöyle dursun her halükarda ödenmesi gereken bir şey haline getirilmeli. Dolayısıyla kıdem tazminatı tartışmalarında savunmamız gereken mevzi bu olmalı.”

KULLAN AT İŞÇİLER!

Hükümetin Meclis’e gönderdiği ‘kiralık işçilik’ düzenlemesiyle ilgili de şunları anlattı: “Amerika’da kiralık işçilerin kendi durumlarını ‘kullan at marka ürün’ diye adlandırıyor. Çalıştırıldığı sürenin, çalışacağı işyerinin belirsizliği nedeniyle bu işçiler için aidiyet duygusu sıfır. Kendilerini hiçbir yere ait hissetmiyorlar. Bizde de tablo bu olacak. Kiralık işçi özel istihdam bürosunun işçisi olacak, çalıştığı işyerinin değil. Ücretini de özel istihdam bürosundan alacak. Bu şirketler işçi kiralayarak kar edecek. Yani en ucuz işçi çalıştıran özel istihdam bürosu en çok işçi de çalıştıran olacak. Tasarıda özel istihdam bürosu işçinin ücretini ödemediği koşullarda ne olacağı belirsiz. Çalıştıranın kiralık işçiye karşı hiçbir sorumluluğu olmayacak. Kıdeme bağlı haklar, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllı izin hakkı kiralık işçiler için ortadan kaldırılacak.”

SAVAŞIN GERÇEKLERİNİN GÖRÜLMESİNİ SAĞLAMALIYIZ

Savaşın, sermaye politikalarının silah yoluyla sürdürülmesi olduğunu belirten EMEP MYK üyesi Levent Tüzel, işçi sınıfının Cizre’de, Sur’da yaşananları, Suriye’de ne yapılmak istendiğini görmesi gerektiğini söyledi.

Levent Tüzel, “İki ayı aşkın süredir Cizre’de süren sokağa çıkma yasaklarıyla evlerin tanklarla toplarla yakılıp yıkıldığına tanık olduk. Operasyonlar bitti denilen bölgede 100’ü aşkın insanın yakılmış, işkence edilmiş cenazeleri ortaya çıktı. Bu katliamlara gerekçe olarak ise hendekler, barikatlar gösterildi. Karşımızda bir yalan imparatorluğu var. Medyasını da, kitle iletişim araçlarını da o yönlü kullanıyor. İşçi sınıfımızın gerçekleri görmesini sağlamalıyız. Kürt sorunu, iki halkın eşit, gönüllü birliği nasıl sağlanır bunu anlatmalıyız” diye konuştu.

Bir tarafında Rusya, diğer tarafında ABD’nin yer aldığı iki blok arasındaki çıkar ve iktidar savaşına dikkat çeken Tüzel, “AKP Hükümeti de bu çıkar, bu iktidar savaşından kendince çıkar sağlama derdinde. Oysa Suriye halkları kendi geleceklerini özgürce belirleyebilmeli” dedi. İşçilerin savaşa sessiz kalmaması gerektiğini belirten Tüzel, şöyle devam etti: “Savaşın kaybedeni işçiler olacak. Savaş söz konusu olunca ‘ekmeğim, aşım, sendikam’ diye ortaya çıktığınızda karşınıza çıkacak olan ‘milli birlik ve beraberlik’ sözleri olacak. İşçi sınıfı önce birliğinden kaybediyor. Şovenizim ve milliyetçilik körüklenerek işçiler içerisinde bölünme yaratılmaya çalışılıyor. Biliyorlar ki işçi birliğini kaybederse direnme gücünü de kaybeder. Yarın karşımıza ücretten fedakarlık diye çıkacaklar. Savaş var, bütçe lazım diyerek yeni vergilerle gelecekler. Demokratik haklar, sendikal haklar askıya alınacak.”
Tüzel, savaşa karşı halk güçlerini birleştirecek tek gücün işçi sınıfı olduğunu vurguladı: “İşçi sınıfı dili, dini, ırkı, cinsiyeti ne olursa olsun birlikte hareket eder. İşçi enternasyonalizmi de işte budur. Bu savaşı ortadan kaldıracak olan da budur.”

SONUÇ DEKLARASYONU: ÜCRETLER ARTIRILSIN, ZAMLAR GERİ ÇEKİLSİN

* Asgari ücret zammı biz işçilerin beklentisinin gerisinde kalmış, net 1300 lira olacak denilen asgari ücret AGİ (Asgari Geçim İndirimi) ile birlikte bu rakama ulaşmış, üstelik zammın 110 lirasının da hazineden karşılanacağı ve yeni zammın 1 yıl için geçerli olacağı ifade edilmiştir. Yeni yılla birlikte ardı ardına gelen zamlar ise asgari ücrete yapılan bu zammı da alıp götürmüştür.
Biz Gebzeli işçiler olarak emeğimizin gerçek karşılığını almak, insanca bir yaşam için sendikalı, sendikasız ayrımı yapmadan tüm ücretlere ek zam talep ediyor, temel tüketim maddeleri başta olmak üzere elektrikten suya, ekmeğe kadar gelen zamların geri çekilmesini ve zamların durdurulmasını istiyoruz.
Renault işçilerinin günlerdir her türlü baskı, tehdit ve bölme girişimlerine rağmen ‘ek zam’ talebiyle sürdürdükleri mücadeleyi Gebzeli işçiler olarak selamlıyor, bu mücadelenin başarısının Renault işçilerinin yalnız bırakılmamasından geçtiğini biliyoruz. Taleplerimizin hayat bulabilmesi için tüm işyerlerinde eş zamanlı olarak çeşitli eylemlerin en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

KIDEM TAZMİNATI, KİRALIK İŞÇİLİK...

* Hükümet bir kez daha biz işçilerin kazanılmış haklarının gaspını gündemine almıştır. Özel istihdam büroları ve kiralık işçilik düzenlemesi görüşülmek üzere Meclis’e gönderilirken, kıdem tazminatlarının fona devri, taşeron ve esnek çalışmanın yaygınlaştırılması yeniden gündemdedir. İş güvencemiz, geleceğimiz anlamına gelen kıdem tazminatlarının gaspına izin vermemek, özel istihdam büroları ve kiralık işçilik düzenlemesinin Meclis’ten geçmemesi için hızla harekete geçmeliyiz.

‘BU SAVAŞ İŞÇİLERİN SAVAŞI DEĞİLDİR’

* Ülke tam bir yangın yeri. Her gün bölgeden yeni ölüm haberleri geliyor. Bu ölümler yetmemiş olacak ki Hükümet yetkilileri Suriye’ye muhtemel bir kara harekatına Türkiye’nin de katılabileceğini açıklamaktan geri durmuyor. Bizler her milliyet ve inançtan işçiler olarak savaşın bizlere yıkım, gözyaşı ve ölümden başka bir şey getirmeyeceğini biliyoruz. Biliyoruz ki anaların gözyaşlarının rengi yoktur, bu savaş biz işçilerin savaşı değildir. Savaşa karşı barışın sesini yükseltmek için mücadelemizi büyütmeliyiz.

GEBZE İŞÇİ KOMİTESİ

* Tüm bu taleplerimizin hayata geçirilmesi için tıpkı Renault işçilerinin yaptığı gibi tüm fabrikalarda en küçük üretim biriminden başlayarak mücadele komitelerinin kurulması, mücadele kararlarının tüm işçilerle birlikte alındığı ve hayata geçirildiği bir örgütlenme için harekete geçme çağrısı yapıyoruz.
* Çeşitli sektör ve fabrikalardan, farklı sendikalara üye ve sendikasız işçiler olarak bu talepler ışığında tüm işyerlerinde ortak bir mücadelenin sürdürülmesi için Gebzeli işçiler olarak Gebze İşçi Komitesi oluşturmalı. Günlük bir haberleşme, fabrikalardaki gelişmelerin takibi için de sosyal medyayı daha etkin bir şekilde kullanmalıyız. Bu amaçla açacağımız ‘Gebze İşçilerinin Sesi’ sayfasının etkin bir şekilde kullanılması ve yaygınlaştırılması önemlidir.
* Bunlara paralel olarak ilçemizde örgütlü sendikaları harekete geçirmek üzere Gebze Sendikalar Birliği üyesi sendikaları tabandan zorlamalı, geçmiş yıllarda çeşitli kereler yapıldığı üzere ortak temsilciler kurulu yapılarak mücadele kararlarının alınmasını sağlamalıyız.

www.evrensel.net