Patronlar temkinli, işçiler kaygılı!

Patronlar temkinli, işçiler kaygılı!

Batman, AKP Hükümetinin bölgelerarası eşitsizliği ortadan kaldırmak adına açıkladığı yeni teşvik paketinde 6. Bölge’de yer alıyor. Hükümet, yatırımı arttırmak için 6. Bölge’ye özel teşvikler uygulanacağını söylüyor. Biz de bugün tekstil işletmelerinin mekanı haline gelen eski TEKEL işletmesind

İşletme sahipleri bir taraftan bundan önce sözü edilen teşviklerin kendileri için hayata geçmediğini belirtirken, bir taraftan da teşviklerin verilecekse de sadece ‘yandaşlara’ verilmesinden endişe ediyorlar. Bölgesel asgari ücrete karşı çıkan patron da var, destekleyen de. Ağır çalışma koşullarına dikkat çeken işçiler ise en azından asgari ücret ödenmesini ve sigortalarının yapılmasını istiyorlar. Batmanlı olan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e tepki gösteren işçiler, verilen sözlerin tutulmadığını belirterek, “Seçim bitti, Şimşek gitti” diyorlar.

‘TEŞVİKLE 5 VERİP ZAMLA 10 ALMASINLAR’

Burada TEKEL işletmesinin binalarını kiralayan 9 tekstil işletmesinde yaklaşık 1300 işçi çalışıyor. İşçilerin öğlen yemeğine çıkmasını beklerken binanın girişindeki işletmelerden birinin patronuna teşvik paketiyle ilgili konuşmaya başlıyoruz. “Adımı yazma ama söyleyeceklerim buradaki tüm işletmelerin ortak düşüncesi” diyerek başlıyor konuşmaya; “Bugüne kadar söz edilen teşviklerin hiç biri yaşama geçmedi. TÜSİAD ve MÜSİAD ılımlı yaklaşıyorlar. Biz de bekliyoruz. Ancak bizim için en önemli mesele enerji. Teşvik paketinde 5 lira verip enerji zamları ile 10 lira alacaksan bir anlamı yok. Tıpkı çiftçilere verilen destek gibi. Mazot ve gübre fiyatları çiftçiyi öldürüyor sonra sen çıkıp ‘destek veriyorum’ diyorsun.” Batman’da son bir iki yılda yüze yakın tekstil işletmesi açılmış durumda. Bunların en bilineni Hey-Güneştekin Tekstil’di. Ama AKP’li bakan ve milletvekilleri tarafından Bölge’de yatırıma verilen önemin kanıtı gibi gösterilen bu işletme geçen yıl kapatılarak 216 işçi maaşları ve tazminatları verilmeden kapı önüne konmuştu. İşletme sahibine Batman’a kısa sürede bu kadar tekstil işletmesinin kurulmasının nedenini soruyoruz. “Buradan göç edenler batıda tutunamıyor artık. Oralarda hepsi tekstilde çalışmış. Zaten pamuk da burada üretiliyor. Böyle olunca buralarda tekstil işletmeleri birbirinin ardı sıra açılmaya başladı. Bölge’de işsiz genç nüfus çok fazla ve devletin desteğiyle yeni işletmelerin kurulmasına ihtiyaç var” diyor.

‘İSTİHDAMLA KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMEZ’

Konuyu Kürt sorununa getirmek için devlet bu işletmeler sayesinde Kürt sorununun da çözülebileceğini söylüyor, diyoruz; “Kürt sorunu istihdamla çözülmez. Bu halk dilini konuşur, kendini yönetmeye başlarsa çözülür. Petrol buradan çıkıyor, enerji burada üretiliyor ama Bölge’nin durumuna bakın” sözleriyle bu konuda AKP politikalarına mesafeli bir yerde durduğunu gösteriyor. Sözü bölgesel asgari ücrete getirince yine bizi şaşırtıyor; “Asgari ücretin Bölge’de daha yüksek olması lazım. Batı’da çalışan biri 4 kişilik bir aileye bakıyor. Burada ise 10 kişilik. Bölgesel asgari ücrete karşıyız!”

‘O zaman işçilerinizin 1 Mayısı kutlamalarına izin vereceksiniz’, diyoruz. Newroz’dan söze giriyor. “Bir halkın bayramı sabote edildi. 10 yıldır niye sorun çıkmıyordu da bu sene çıktı. Bize bir bayramı bile çok gördüler. Biz de 1 Mayısı işçilerimizle birlikte kutlayacağız” diyerek bağlıyor sözlerini.

‘SÖZLER TUTULMADI’

Biraz şaşkın, biraz da dediği gibi diğer patronların da kendisi gibi düşünüp düşünmediğini merak ederek bir işletmenin önünde oturup çaylarını içen 3 işletme sahibiyle konuşmaya başlıyoruz. Kendilerinden önce konuştuğumuz işletme sahibinden söz ediyoruz. Bıyık altından gülerek ne anlattığını soruyorlar. Sonra TEKEL binasının tadilatını kendileri yapmalarına rağmen devletin verdiği sözleri yerine getirmediğini söylüyorlar. “Bize başta söylenenin 3 katı kira istiyor devlet. Üstelik buranın bize 49 yıllığına kiralanacağı söyleniyordu. Şimdi 10 yıl diyorlar” diyerek dert yanıyorlar. Teşvik konusunda ise, söylenenlerin kendilerine güven vermediğini belirtiyorlar.

‘DEVLET SADECE KENDİ ADAMINA VERMESİN’

“Bizim için nakliye sıkıntısı çok önemli. Kazancımızın yüzde 30’unu nakliyeye veriyoruz. Bir de enerji sorunumuz var. Biz teşvik yasasının altyapısı olmadığını düşünüyoruz. Bir de devlet teşviki kendi adamına değil de herkese eşit vermeli” diyorlar. Bölgesel asgari ücret konusuna gelince diğer işletme sahibinden farklı düşüyorlar; “Bölgesel asgari ücret mutlaka gerekli. Buradaki işçiye 700 TL verirsek burada işletme dönmez.” Zaten burada bölgesel asgari ücret fiili olarak uygulanıyor. Çünkü buradaki işletmelerde verilen ücretler 300 ile 500 TL arasında değişiyor.

İŞÇİLER ASGARİ ÜCRET VE SİGORTA İSTİYOR

İşçiler öğle yemeğini yedikten sonra TEKEL işletmesinin bahçesinde grup grup toplanmaya başlıyorlar. Bir kısmı top oynuyor. Bu işçi gruplarından birine yaklaşıp konuşmaya başlıyoruz. Totem Tekstil’de çalışan Faysal Esin söze başlıyor. 6-7 yıllık Tekstil İşçisi Faysal, daha önce kapatılan HEY Tekstil’de çalışıyormuş. “Bizim hükümetten beklentimiz asgari ücretin altında ücret verilmemesi ve bütün çalışanların sigortalı yapılması” diyor Faysal. Bu sözleriyle aslında yasal zorunluluk olan bu haklarından yoksun çalıştıklarını da söylemiş oluyor. “Günde 10 saat 300-500 liraya çalışıyoruz. Üstelik ücretler de zamanında ödenmiyor” sözleriyle çalışma koşullarını anlatıyor.

‘SEÇİM BİTTİ ŞİMŞEK GİTTİ!’

Ardından Leya Tekstil’de çalışan Ekrem Guruk söze giriyor. Ekrem de eski bir HEY Tekstil işçisi. Söze hemşehrisi Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten başlıyor; “Mehmet Şimşek, geldi bize ‘Ben sizin yanınızdayım. Burası daha iyi olacak. Organizede yeni bir fabrika yapıldı. Oraya taşınacaksınız’ dedi. Oysa HEY Tekstil patronları bizi kapı önüne koydular. İşletmenin ortaklarından M. Salih Güneştekin’in yeğeni Mustafa Güneştekin AKP il başkanı. Bize ne paramızı verdiler, ne de sigortadan işsizlik maaşından faydalanabildik. Seçim bitti, Şimşek gitti!”

‘REKABET OLUNCA SÖMÜRÜ DE OLUR’

Ekrem’in son sözleri işçiler arasında bir gülüşmeye neden oluyor. Sonra genç kadın işçiler konuşmaya başlıyor. Ama isimlerini vermek de, fotoğraf çektirmek de istemiyorlar. Onlara bölgesel asgari ücreti soruyoruz. Türbanlı bir kadın işçi, “Mehmet Şimşek de Batman’lı. Peki, O maaşının kesilmesini kabul edecek mi?” diye soruyor. Faysal yine söze giriyor, “Bölgesel asgari ücret ile işçiyi karşı karşıya getirmek istiyorlar. Rekabet olunca sömürü de olur” diyor.

‘MAAŞLAR KURSİYER PARASIYLA ÖDENİYOR’

Bir başka kadın işçi de “Bizi işe alırken ‘sigorta yapacağız’ diyorlar. Ama işçiyi İŞKUR sigortası ile kandırıyorlar. Zaten maaşları da İŞKUR’un kursiyer parası olarak ödediği paradan veriyorlar. Sonra 6 ayın doldu mu (İŞKUR, iş edindirme adı altında işe alınan kursiyer işçilere 6 ay yaklaşık 320 TL para veriyor) seni kapı önüne koyup yeni bir işçi alıyorlar” sözleriyle çalışma koşullarını özetliyor. (Batman/EVRENSEL)

www.evrensel.net