Devlet, işçileri Sur’da savaşın ortasına sürdü

Devlet, işçileri Sur’da savaşın ortasına sürdü

Hayri DEMİR

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde kaymakamlık bünyesinde çalıştırılan İŞKUR’a bağlı geçici işçiler de savaş cephesine sürüldü. Sur Kaymakamlığına bağlı onlarca işçi, çatışmaların olduğu mahallerde hendek kapatma, barikat kaldırma ve mevzi yapma gibi işlerde çalıştırılmak üzere götürülürken, bunu kabul etmeyenler işten çıkarıldı.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, 2 Aralık’ta ilan edilen sokağa çıkma yasağı devam ederken, devletin JÖH, PÖH, Bordo Bereliler ve korucularla yürüttüğü operasyonlara bu kez de İŞKUR işçileri dahil edildi. Okul ve camilerde temizlik hizmeti için geçici statüde çalışan işçilerin, savaş cephesine sürüldüğü bizzat bu işçilerin anlatımlarıyla ortaya çıktı.

İŞÇİLER ÇATIŞMA BÖLGESİNDE ÇALIŞTIRILIYOR

İşçiler çatışmaların en şiddetli yaşandığı bölgelere götürülerek, hendek kapatma, mevzi yapma, operasyondaki asker ve polislerin ısınması için kömür taşıma, barikat kaldırma gibi işlerde çalıştırıldı. 

GİTMEYEN İŞÇİLERİN ÇIKIŞI VERİLDİ

İşçilerin çatışma bölgesine gidişi Kaymakamlık tarafından ayarlandı. ‘Savaş cephesi’ne gitmeye reddeden işçiler ise işten çıkarmakla tehdit edildi. Tehditlere rağmen çatışmaların olduğu bölgeye gitmeyen çok sayıda işçinin şubat ayı başında çıkışları yapıldı.
Ancak söz konusu ilçede onlarca işçinin canı pahasına evine ekmek götürmek için çalıştığı belirtildi.

ÖLÜME GİTMEDİKLERİ İÇİN İŞLERİNDEN OLDULAR

Çatışma bölgesinde çalıştırılmaya zorlandığı için sadece bir kaç gün içerisinde Adil Aycan, Eşref Turan, Yaşar Aysel ve Şefak Yıldız isimli işçilerin işlerine son verilirken, Mahmut Güzel isimli geçici temizlik işçisi de kendi isteğiyle işten ayrıldı.

POLİS İŞÇİNİN GÖZÜ ÖNÜNDE VURULDU

İşine son verilen işçilerin anlatımları ve tanık oldukları çatışmalar ise işçilerin devletin bilgisi dahilinde nasıl ölüme sürüklendiklerini açıkça gösterdi. Eşref Turan isimli işçi, Mardinkapı bölgesinde çalıştığı bir gün, açılan ateşte bir polisin gözlerinin önünde yaşamını yitirdiğini anlatırken, kendisiyle birlikte o sırada çalışan başka bir işçiyle şans eseri kurtulduklarını söyledi.

İŞÇİLER KURŞUNLARIN ALTINDA KALDI

İlçedeki Alipaşa Ortaokulunda, 23 Kasım 2015’te işe başlayan Şefak Yıldız isimli işçi de defalarca çağrılmasına rağmen gitmediği için şubat ayının başında işten çıkarıldı. Yıldız, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı; “Bizleri arayıp, hendekleri kapatmak, polislere mevzi yapmak, barikatları kaldırtmak için çağırıyorlardı. Class Otel’de polislere mevzi yapmaya gidenler oldu. Ben hiç birine gitmedim. Sonunda beni arayarak çıkışımı verdiler. Kendilerine ‘Benim işim okulda temizlik yapmaktır, ben bu işler için gelmem’ dedim. ‘Polisler kendileri gidip yapsın’ dedim. Daha geçen gün gidenler yine kurşunların altında kaldı. Gidenlere çelik yelek falan hiçbir şey takılmıyor. Çalışanların sayısını bilmiyorum ama Sur’daki müftülüğe bağlı camilerde ve okullarda temizlik işçisi olarak çalışanların hepsini çağırdılar. Bir gün sabah tüm işçileri kaymakamlığa çağırdılar. Saat 08.00’de toplantı yapacaklardı sonra 13.00’e ertelediler. O sırada işçileri iki gruba ayırarak, çalıştırmaya götürdüler. Okul müdürümüz ‘Kaymakam çağırıyor’ dedi, gittik. İlk gün başka bir okula konumlandıracağız diye gittik ama öğrendik ki bu iş içindir. Sonra gitmemeye başladım. Benim gibi gitmeyen birkaç arkadaşın da çıkışı verildi. Ama halen ihtiyacı olup gidenler var. Geçen gün kurşunların arasında kalıp kaçanlar oldu.”

ÇALIŞIRKEN ATEŞ AÇILDI

Çatışma bölgesine çağrılan, ancak gitmediği için işten çıkarılan 52 yaşındaki Eşref Turan isimli bir başka işçi de, kendisine kömür taşıttırıldığını anlattı. Turan, “Dördüncü kez beni aradılar ve gittim. Bizzat yazı işleri müdürü bana bir kamyon kömürün olduğunu ve bunun da asker-polis noktalarına dağıtılacağını söyledi. Ben de kabul ettim. Benle birlikte müftülükte çalışan ama tanımadığım bir arkadaşla birlikte gittik. Mardinkapı tarafında kömür dağıtmaya başladık. Benim gözlerimin önünde biz kömür dağıtırken, binadan ateş açıldı. Herhalde kanasla mı ateş açtılar tam bilmiyorum. Gözümün önünde polis yaralandı yere düştü. Ambulans da Mardinkapı’daydı. O polisi ambulansa aldılar daha hastaneye varmadan öldü. Buna gözlerimle şahit oldum. Tarih olarak hatırlamıyorum hangi gün olduğunu ama yazı işleri müdürünün bizi çağırdığı gündü. Ateş açıldıktan sonra ayrıldık oradan” şeklinde konuştu. Turan, kendi okulunda çalışan Ali isimli genç bir işçinin de Class Otel’e kum torbası taşırken, bir anda yaşanan saldırının içinde kaldığını, son anda kendisini otele atabildiğini anlattı.

Kendi isteğiyle işten çıkan Mahmut Güzel isimli geçici işçi ise ilçedeki okul ve camilerde çalıştırılan işçilerin bir bir aranarak, çatışma bölgelerine götürüldüğünü söyledi. Güzel, farklı bir yerde iş bulduğu için ayrıldığını ancak halen buralara götürülen işçiler olduğunu söyledi. 

İŞKUR MÜDÜRÜ: TASARRUF KAYMAKAMLIKTA BİZDE DEĞİL

İlçedeki bu skandal ve işçilerin adeta ölüme götürülmesine ilişkin görüştüğümüz İŞKUR Diyarbakır Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü İsmail Koç, yaşanan durumun kendileriyle ilgisi olmadığını savundu. Koç, işçilerin çalıştıracağı yerlerde kararın kaymakamlık tasarrufunda olduğunu söyledi. Bu konuda muhatap kurumun kaymakamlık olduğunu söyleyen Koç, işçilerin çalıştırılacağı yerlerin sözleşmede belirlendiğini, bunu kabul etmeyenlerin de işten çıkartılmasının normal olduğunu savundu.

‘BUNLAR BENİ AŞIYOR’ 

Koç, işçilerin anlatımlarını yöneltmemiz üzerine ise “Çatışmaların olduğu yeri bana sormayın. Böyle bir haber doğru bir haber değil, ben bir tarafla sözleşmemi yapmışım. Sokağı temizlemesi gerekiyorsa sokağı temizler” demekle yetindi. Koç, ısrarlı sorularımız üzerine “Bunlar beni aşıyor” diyerek, telefonu kapattı.

Bunun üzerine ulaştığımız Sur Kaymakamlığı Özel Kalem Müdürü Mahfuz Okumuş ise işçilerin detaylı anlatımları ve işten çıkartılmış olmalarına rağmen “Böyle bir durum yok” demekle yetindi. (Diyarbakır/DİHA)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Şubat 2016 14:36
www.evrensel.net
ETİKETLER SurİŞKURişçi