İstanbul Üniversitesindeki akademisyenlere destek eyleminde gözaltı

İstanbul Üniversitesindeki akademisyenlere destek eyleminde gözaltı

Bölge illerinde yürütülen savaşa karşı ‘BuSuçaOrtakOlmayacağız’ imza kampanyasını başlatan Akademisyenlere yönelik saldırılara karşı İstanbul Üniversitesinde açıklama yapıldı. Açıklama sonrasında okula girmek isteyen öğrencileri polis gözaltına aldı. 

Eğitim-Sen’in çağrısıyla bir araya gelen akademisyenler, eğitim emekçileri ve öğrenciler ellerinde "Baskılar ve soruşturmalar bizleri yıldıramayacak. Barış diyen bu ülkenin onurlu aydınlarının yanındayız" yazılı pankart taşıyarak sık sık "Savaşa hayır barış hemen şimdi", "Akademi susmaz susturulamaz" sloganları attı.

İstanbul Üniversitesi Ana kampüs içinde yürüyüş ve sloganlarla Ana kapı önüne gelen kitle basın açıklaması gerçekleştirdi. Çok sayıda sivil ve çevik kuvvet polisinin olduğu açıklamaya, EMEK Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, Gıda İş Genel Başkanı Seyit Aslan, SES İstanbul Şube başkanı Fadime Kavak, SES Aksaray Şubesi, İstanbul Tabip Odası, Eğitim Sen İstanbul 6 Nolu Üniversiteler Şubesi destek verdi.

Ülkede kötü şeylerin yaşandığını dile getiren SES Aksaray Şube Başkanı Aydın Erol, “Akademisyenlerin özgür düşüncesini söylemesi özgürlüğün temelidir. Düşüncesini söyleyen, barış isteyen akademisyenlere hükümet ve yandaş medya linç kambanyası başlatmıştır. Elbette biz bunu göze alarak yola çıktık. Barış isteyen akademisyenlerin yanındayız”dedi.

Anayasada ifade özgürlüğünün olduğunu ve halkın özgür düşüncesini söyleyebilmesi gerektiğini belirten TTB Başkanı Selçuk Erez, “Savaş ortamına sesini çıkarmayan akademisyenlerin sınıfta kaldılar. Bu sınafın bütünlemesi yok. Hayatları boyunca bu damga üzerlerinde kalacak” diye konuştu.

‘ÜNİVERSİTELER MUTLAKA ÖZERK KURUMLAR OLMALIDIR’

Eylemde konuşan TTB İkinci Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel baskılarla, gözaltılarla, savcılık soruşturmasıyla, üniversitelerde disiplin soruşturmalarıyla, her türlü baskıyla karşılaştıklarını belirterek şunları söyledi: “Ne için? Barış istediğimiz için. Üniversiteyi üniversite yapan akademik özgürlük ortamıdır. Bu akademisyenin, özgürlük ortamında, her türlü eleştirel düşüncesini ifade etme hakkı vardır. Bu güvencedir. Toplumun yararına, toplumun gelişimi için düşünceleri ifade etmesi özgürlüğüdür. Her türlü baskı, her türlü tehdit, bu özgürlüğün ortadan kaldırılmasıdır. İfade özgürlüğü her türlü özgürlüğün temelinde yatar. İfade özgürlüğü olmadan üniversite, akademik özgürlükler olmaz. Üniversiteler mutlaka ve mutlaka özerk kurumlar olmalıdır. Üniversiteler bir takım talimatlarla, soruşturma yapan kurumlar olmamalıdır.Üniversiteler kendilerini katılımcı bir şekilde özgürlüklerin olduğu bir ortamda üretmelidir. Bizler üniversitelerde, bu tür soruşturmalara karşı çıkıyoruz.”

 ‘İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞÜN TEMELİ’

Grup adına ortak açıklamayı soruşturma açılan akademisyenlerden Zeynep Kıvılcım okudu. Barış ve siyasi müzakere öneren bilim insanlarının, düşünce ve ifade özgürlüklerini kullanarak bu fikirlerini kamuoyuyla ve TBMM ile paylaştığını söyleyen Kıvılcım, “Üniversite yönetimleri de YÖK’ten gelen yazılıbir talimat doğrultusunda bu karanlık kampanyanın bir parçası oldular. Akademisyenlere disiplin soruşturmaları açıldı ve bazı arkadaşlarımız bu soruşturmalar süresinde gözaltına alındı. Açığa alma ve soruşturma uygulamaları kimi vakıf üniversitelerin de de görüldü. Buralarda görev yapan akademisyenler kadro güvenceleri yönünden iş kanunuyla bağlılarmış gibi, bazı arkadaşlarımızın da sözleşmeleri feshedildi” dedi.

İfade özgürlüğünün akademik özgürlüğün temeli olduğunu, ifade özgürlüğünün siyasi niyetlerle kısıtlandığı bir ülkede bilimsel faaliyetten bahsedilemeyeceğini belirten Kıvılcım, “Soruşturmalar sadece bu yola başvuran üniversitelerin itibarini zedelemektedir. Biz barış için sesini yükselten akademisyenlerle her zaman dayanışma içerisinde olacağız. Türkiye üniversitelerinin ideolojik sürek avlarına sahne olmasına izin vermeyeceğiz” diyerek yaşam hakkını ve ifade özgürlüğünü savundu.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ’NDE POLİS SALDIRISI: 5 ÖĞRENCİ GÖZALTINDA

Basın açıklamasında ardından okula girmeye çalışan öğrencilere polis saldırdı. Beş  öğrenci darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltına alınan öğrenciler Berkay Ustabaş, Hakan Yılmaz, Metin Coşkun, Fulya Yağcı ve soyadı belirlenemeyen Orhan adında bir öğrenci darp edilerek gözaltına alındı.

Son Düzenlenme Tarihi: 10 Şubat 2016 16:07
www.evrensel.net