Arçelik’in kârından bize ne düşüyor?

Arçelik’in kârından bize ne düşüyor?

Evet bir çamaşır makinesi kaç maaş eder? Ben çamaşır makinesi üreticilerinden biri olan ARÇELİK firmasında çalışıyorum. Burada bir vardiyada ortalama 1300 makine üretiyoruz. Bir vardiya 8 saat çalıştığında bu adette makine üretiyor ve üç bant üzerinden çalışıldığı ve her bantta üçer

Arçelik işçisi

Evet bir çamaşır makinesi kaç maaş eder? Ben çamaşır makinesi üreticilerinden biri olan ARÇELİK firmasında çalışıyorum. Burada bir vardiyada ortalama 1300 makine üretiyoruz. Bir vardiya 8 saat çalıştığında bu adette makine üretiyor ve üç bant üzerinden çalışıldığı ve her bantta üçer vardiyadan oluştuğunu her makinenin ortalama 1100 TL olduğunu düşünürsek ve yine firmadan çalışan tüm elemanlarının maaşının ortalaması abartılarak 1400 TL olduğu düşünülürse, ortalama da 3 bin personel çalıştığına göre kârın büyüklüğü ortaya çıkıyor. Tabii bizi ilgilendiren tarafı ne kadar kâr ettiği değil. Bize bu kârdan ne düştüğüdür.
Yani bu çalışma ortamının stresi, yoruculuğu, bu işi yaparken oluşan çeşitli eklem ağrıları gibi, kol ağrıları, boyun ağrıları gibi sıralayabileceğimiz çalışma koşullarının içinde çalışıldığı düşünülürse ne üretiyoruz, ne alıyoruz sorusu doğuyor bizim aklımızda. Tabi bunlar çalıştığımız ortamın baş sıkıntılarından birisi. Ama asıl sorulması gereken sorulardan bir tanesi de Türk Metal Sendikasında örgütlü olduğumuz ve sendikacıların yetkili olduğu bu firmada birazdan sayacağımız sıkıntıların ve az önce belirttiğimiz sıkıntıların yaşanmaması için ne yaptığıdır?
Bu firmada geçmişten beri işyeri içerisinde patronla el ele uyguladığı, işçiyi baskı altına alma konuşturmama en son sözleşme döneminde yaşadığımız gibi toplusözleşme sürecini bayram tatiline denk düşürme, patronun direktifleri doğrultusunda içerdeki usulsüz davranışlara göz yumma, işyeri temsilcilerinin atama usulü ile belirlenmesi, işyerinde yine geçenlerde olduğu gibi kişiye özel zam yapılması ve buna “İşveren yaptı bizim yapabileceğimiz bir şey yok” açıklaması getirilmesi, iş olmadığı zamanlarda arkadaşlarımızı il dışında bulunan LG firmasına gönderilmesi, işyeri yönetiminin keyfi işten atmalarının serbest bırakılması ve tüm bu uygulamalar karşısında ses çıkartmaması... Bunun gibi saymakla bitiremeyeceğimiz bir çok uygulama var. Geçenlerde yapılan bir ödül töreninde Genel Müdür tarafından işletmenin yüzde 8.6 büyüdüğü ve bunun bizim ellerimizle, gayretimizle ve çabamızla olduğu söylendi. Ama bu büyümeden bize düşen ne oluyor!
Asıl bu soruların cevabını toplusözleşmeler süreci verecektir. Biz şunu iyi biliyoruz artık eskisi gibi sizin sözlerinize biat eden bir işçi yok karşınızda. BOSCH’da yaşanan gelişmeler bizi umutlandırdı. Eskinin de verdiği tecrübeyi katarak artık sizin de dediğiniz gibi demokrasi dışı uygulamalarınıza, işçiyi yok sayan tutumunuza müsaade etmeyeceğiz artık!  
 

www.evrensel.net