İş kazalarında bir marka: KAFAOĞLU

İş kazalarında bir marka: KAFAOĞLU

Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi’nde 1997’den beri faaliyet gösteren; Arçelik, Demirdöküm, Süsler gibi firmalara metal ve plastik üzerine yedek parça üretimi yapan bir şirket Kafaoğlu Metal Plastik.

“Kafaoğlu AŞ müşteri beklentilerine daha iyi cevap verebilmek amacıyla son teknoloji ile donatılmış makine parkı, çalışanları ve teknik kadrosu ile büyük bir aile şirketidir. Değişen ve gelişen dünya şartlarında kaliteli ürün üretmek, çevre ve topluma karşı sorumluluk bilinciyle, teknoloji ve kalite açısından örnek ve aranılan bir kuruluş olarak sektörde sürekli gelişmek vizyonuyla iş yaşamına devam etme kararlılığındadır” sözleriyle kendisini anlatan şirkete sayfalarımızda yer vermemizin elbette bir sebebi var ki o da sıklıkla gündeme gelen iş kazaları. Gazetemizin 18 Şubat tarihli “Önlem alınmadı, parmakları koptu” başlıklı haberinde eli pres makinesinin altında kalarak parmaklarını kaybeden işçinin söyledikleri Kafaoğlu’nun iş yaşamında devam etme kararlığında olduğu başka bir gerçeği gösteriyor: “Ben orada çalışmaya başlamadan önce de benzer kazalar olmuş. Ustabaşımızın da iki parmağı koptu ama hiçbir önlem alınmadı.” Kafaoğlu’da şubat ayında meydana gelen iş kazasından sonra üç işçi daha çeşitli şekilde yaralanarak parmaklarını kaybetti. Ve tüm bunlar artık durumun ‘iş kazası’ olmaktan çıktığını gösteriyor. 

GÖSTERMELİK ÖNLEMLER

Kazaların sıklıkla yaşandığı metal bölümündeki işçilerle konuştuğumuzda, işçiler tonlarca ağırlıktaki pres makineleriyle çalıştıklarını vurguluyor. İşçiler, kaza geçiren işçilerin kullandıkları makinelerin söylendiği üzere son teknoloji ya da sensörlü olmadığını belirtiyor. Fabrikaya iş güvenliği uzmanının gelerek bir saat eğitim verdiğini kaydeden başka bir işçi, bu eğitimlerin yorgunluktan çoğu işçiye mola gibi geldiğini anlatıyor. İşçilerdeki ortak görüşü ise daha fazla üretim daha fazla kâr uğruna göstermelik güvenlik önlemlerinin alındığı yönünde. İşçiler, metal gibi ağır bir iş kolu olması ve risk barındırmasına rağmen uzun çalışma sürelerinin bu kazalara davetiye çıkardığını söyledi.

YASA BEKLENENİ VERMEDİ

Geçen yılın nisan ayında iş sağlığı ve güvenliği konusunda büyük beklenti yaratılarak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nda yapılan değişiklikler zaten var olup pratikte uygulanmayan yasaları yeni bir düzenleme gibi sundu. Çok tehlikeli işlerde çalışanlara mesleki yeterlilik getirilmesi, standartlara uygun kişisel koruyucu önlem almayanlara para cezası, iş kazası olmayan işyerlerinin özendirilmesi gibi başlıklardan oluşmaktaydı. Uygulamada yaşananlar denetim eksikleri, fabrikaların ne zaman denetleneceklerini biliyor olması, büyük organ kaybı veya ölümle sonuçlanmayan iş kazalarının çoğunun bildirilmeyerek örtbas edilmesi, kayıt dışı çalışma, taşeron sistemi vs. patronların güvencesiz ve ucuz işçi çalıştırmada adeta can simidi olmaya devam ediyor. Kağıt üstünde kalan yasalar bir yana işçiler bu haklarını kullanmak istediklerinde ise bedel ödemek zorunda kalıyor. Uzun süren iş davalarıyla açlıkla terbiye ediliyor. Bu olumsuzluklara dikkat çeken işçiler insanca ve güvenceli bir yaşam için birlikte mücadele büyüyene dek iş kazaları ve iş cinayetlerinin devam edeceğine dikkat çekiyor. 

www.evrensel.net