EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan: Yeni katliamlara karşı harekete geçmeliyiz

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan: Yeni katliamlara karşı harekete geçmeliyiz

Haşim DEMİR
İstanbul

Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan işçilerin üzerindeki ekonomik baskıların her geçen gün arttığını, Kürt halkının üzerindeki ablukanın sivil ölümlerine neden olduğunu belirterek, bu baskı ortamına, yeni katliamlara karşı birlikte hareket etmenin önemine işaret etti. Gürkan partilerinin “En geniş bir cepheyi örgütlemek”için çalışmalarını sürdürdüğünü anlattı. 

Ortadoğu ve bölgedeki siyasi gelişmelere karşı yürütülen çalışmalar kapsamında tüm il ve ilçelerde, sanayi havzalarında işçi ve halk toplantılarına ağırlık veren Emek Partisi’nin Ümraniye İlçe Örgütü, Kazım Karabekir Mahallesi’nde de bir halk toplantısı gerçekleştirdi. Bingöllüler Derneğinde gerçekleştirilen toplantıya Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan katıldı.

Gürkan Türkiye ve dünya gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Cenevre zirvesini eleştiren Gürkan bu toplantının Suriye halklarını temsil etmediğini savundu. Gürkan, “Cenevre zirvesini yapanlar, bu zirve ile Suriye’nin kaderini belirlemek isteyen güçler emperyalist ve Ortadoğu’da ki gerici devletlerdir. Bu gerici ve emperyalist güruhu oluşturanlar bir yandan da bu zirveye katılmaması için PYD’yi tartışıyorlar. Güya PYD terör örgütüymüş. En büyük terörü yapanlar, katliam yapanlar, milyonlarca insanı yerinden yurdundan edenler, onları Akdeniz’in , Ege’nin karanlık suyunda , boğanlar bu emperyalist, gerici barbarlardır. Suriye’nin kaderi belirlenecekse neden bu toplantılar Suriye’de yapılmıyor. Bu toplantılarda Suriye halkı temsil edilmiyor. Bir masa kurulacaksa Suriye’de kurulmalıdır. Suriye halkının dışında hiç kimse Suriyelilerin kaderini belirleyemez. Emperyalist müdahalenin olduğu hiçbir yerde ve bölgede gerçek anlamda çözüm olmamıştır. Gerçek onurlu kalıcı bir barış da olmamıştır” diye konuştu. 

'KARA PROPAGANDAYI BOŞA ÇIKARMALIYIZ'

Kürt illerinde sokağa çıkma yasakları adı altında yürütülen ablukaya tepki gösteren Gürkan, yandaş medyanın dezenformasyon yaptığını söyledi ve bu dezenformasyona rağmen barış sesinin yükseldiğine dikkat çekti. Gürkan “İşte gördük, dünya alem gördü 1128 akademisyenin ‘ Savaş dursun, barış olsun’ istemli bildirisine karşı görülmemiş bir savaş başlatıldı. Barış isteyen akademisyenlere bile tahammül edilmiyor. Akademisyenler sorguya alınıyor, evleri basılıyor, isten atılıyor. Linç kampanyaları örgütleniyor. Buna rağmen toplumun her kesiminden aydınlardan, yazarlardan, sinemacılardan, tiyatroculardan çığ gibi akademisyenlere destekler çoğalıyor. Bir yılgınlık teslimiyet yok. Bu olumludur. Akademisyenlere destek için bir çok girişim başlatıldı. 1000 imzacı Barış için Kadın Girişimcileri, işçi havzalarında yürütülen imza kampanyaları çok değerlidir önemlidir. Parti olarak bilim insanlarımızı sahiplenmek için canla başla çalışma yürütüyoruz. Onların yanındayız. Kara propagandayı boşa çıkarmak için elimizdeki araçların değerini iyi bilmemiz ve bu araçları iyi  kullanmamız gerekiyor” dedi.   

'EN GENİŞ BİR CEPHEYİ ÖRGÜTLEMEK GEREK'

AKP’nin bugüne kadar en çok övündüğü şeylerden birinin ekonomi olduğunu hatırlatan Gürkan,  yakın gelecekte krizin derinleşeceğine işaret etti. Gürkan şöyle konuştu:  “Krizin derinleşmesi bir yana AKP bir yandan da kendi yandaşlarını palazlandırıyor. Çünkü AKP’nin ekonomik politikaları talan ve yağma üzerinden oluyor. Milyarderlerin sayısında bir artış var. 34’lerden 44’lere çıkmış durumda. İşçiler, ağır çalışma koşullarında çalıştırılıyor. Özel istihdam büroları, taşeronlaştırma, esnek çalıştırma uygulamaları ile yaşamları cehenneme çevriliyor. Ücretler eriyor. Çok düşük ücretler veriliyor işçilere. İşte bu yüzden geçen yıldan başlayan bugün Renault işçilerin devam ettirdiği metal işçilerinin direnişleri sürüyor. Ek zam talebi, kıdem tazminatlarının gaspına karşı her yerde işçiler eylemler yapıyorlar. AKP hükümeti en büyük işçi düşmanı bir hükümet olarak 110 lira bir artışla süslediği asgari ücretle işçileri bölmeye kendisine yedeklemeye çalışıyor. AGİ’yi asgari ücretin içinde sayarak işçilerin haklarını gasbediyor.  Kürt halkı kendi talepleri ile işçi sınıfı kendi talepleri ile bu mücadeleyi eninde sonunda birleştirecek. Biz sosyalist bir devrimci işçi partisi olarak bu iki mücadeleyi birleştireceğiz. İşçiler, sendikal bürokrasiye, iş birlikçi sendikal anlayışlara karşı da ayaklanıyorlar. Bu iyi bir şeydir. AKP işçilerin örgütlenmesini istemiyor. Sendikal örgütlenmeye bile tahammül edemiyor. Sendikal özgürlükler içinde, Kürt halkının meşru talepleri içinde, söz örgütlenme hakkı içinde, gerçek anlamda demokratik bir anayasa içinde güçlerimizi birleştirmek zorundayız. Bunun için en geniş bir cepheyi örgütlemek için tüm emek ve demokrasi güçleri ile Kürt hareketi ile görüşmelerimiz sürüyor. Siyasi güçleri birleştirmemiz şart olmuştur. Daha geniş bir demokrasi cephesi kuracağız.” 

www.evrensel.net