30 Ocak 2016 19:10

Cizre'de yaralıların mahsur kaldığı bodrum katıyla irtibat kesildi

Cizre'de 8 gündür bodrumda mahsur kalan yaralıların durumuna ilişkin açıklama yapan açlık grevindeki HDP milletvekilleri, yaralılarla irtibatın tamamen kesildiği bilgisini paylaşarak, 8 gündür yaşanılan kaygının en üst boyutta olduğunu açıkladı. Açıklamada, devlet yetkililerinin yaralıların kendi olanaklarıyla dışarı çıkması yönünde dayatmalarda bulunduğu kaydedilirken, tüm taleplere olumsuz yanıt verildiği ve yaralı yakınlarının da bodruma giderek yaralıları alma talebinin reddedildiği bildirildi.

Paylaş

Cizre'de 8 gündür bodrum katında mahsur kalan yaralılara dikkat çekmek için 3 gündür açlık grevinde bulunan HDP heyeti, son duruma ilişkin yazılı açıklama yaptı. Gün boyu yaralıları çıkarma koordinasyonu görevini de üstlenen heyet, yaralılarla irtibatın kesildiğini açıkladı.

Heyetin açıklamasında 8 gündür Cizre'deki bodrum katında mahsur kalan, aralarında yaşamını yitirenlerin ve ağır yaralıların da olduğu yurttaşların hastanelere nakledilmesi için yürütülen girişimlerin bu sabahtan itibaren saat 07.00'den 15.00'e kadar aralıksız bir şekilde devam ettiği kaydedildi. Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı Koordinasyonu'nda oluşturulan Kriz ve Koordinasyon Masası'ndan gerekli güvenceler alındıktan sonra Cizre Belediyesi'nde bekleyen sağlık ekipleri ve belediye ambulansı sabah 09.30 sularında yaralıların bulunduğu bodruma intikal etmek üzere hareket ettiğine yer verilen açıklamada, "Girişimlerimiz sonucu belediye ambulansına, vahşet bodrumuna gitmek üzere Sağlık Bakanlığı'na bağlı ambulanslar da eşlik etmiştir. Ambulans ve sağlık ekipleri, cenaze ve yaralıların alınabileceği son noktaya yaklaşık 150-200 metreye kadar yaklaşabilmişlerdir. Ambulansların hareket etmelerinden itibaren kriz koordinasyon merkezi ve yaralılarla kesintisiz olarak telefon iletişimi tarafımızdan sağlanmıştır" denildi.

'İÇERİYE BOMBA ATILDI, BİZİ ÖLDÜRECEKLER'

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Ambulansların gidebileceği son noktaya ulaşmasından sonra, Sağlık Bakanlığı Kriz Koordinasyon Masası tarafından heyetimize, 15 dakika içerisinde yaralıların bulundukları bodrum katından çıkmaları durumunda alınabileceklerine dair onayın iletileceği belirtilmiştir. Heyetimiz bu onayı beklediği süre içerisinde bodrumda bulunan yaralılarla telefon temasını aralıksız bir şekilde sürdürmüştür. Kriz Koordinasyon Masası'ndan henüz onay gelmeden ve yaklaşık yarım saatlik bir gecikmenin yaşandığı anda, yaralıların bulunduğu bodrum katından büyük patlama ve silah sesleri tarafımızca bizzat telefon bağlantısı ile duyulmuştur. Bu esnada, yaralıların 'Bize ateş açılıyor, içeriye bomba atıldı, bizi öldürecekler, ne diyorlar…' çığlıkları duyulmuş ve bu anlar tarafımızca kayıt altına alınmıştır. Bu patlama ve yardım sesleri, hükümet ve devlet yetkililerine de aynı anda telefon aracılığıyla tarafımızca dinletilmiştir."

YARALILAR ENKAZ ALTINDA, NEFES ALMAKTA ZORLANIYOR

Hükümet yetkilileri tarafından gerekli insani müdahalelerin hemen yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen, yaralılarla telefon irtibatının sürdüğü süre boyunca herhangi bir olumlu gelişmenin yaşanmadığına dikkat çekilen açıklamada, "Saldırı akabinde yaralılar ile belli aralıklarla sadece iki telefon görüşmesi şansımız olmuştur. Bu görüşmelerde yaralılar, enkaz altında kaldıklarını, nefes almakta zorlandıklarını, hareket edemez durumda olduklarını ve destek olmaksızın dışarı çıkamayacak hale geldiklerini ifade etmişlerdir. Vahşet bodrumunda mahsur kalanlar bu telefon konuşmamız sırasında yaralılardan bir kişinin daha yaşamını yitirdiğini de iletmiştirler. Bu görüşmeden itibaren yaralılarla olan telefon bağlantımız tümden kopmuştur" ifadelerine yer verildi.

DEVLET YETKİLİLERİ: YARALILAR KENDİ OLANAKLARIYLA ÇIKSIN

"Söz konusu andan, açıklamamızın kaleme alındığı şu ana kadar, yaralılarla iletişim kanallarımız hala kapalı durumdadır" denilen açıklamada, bilgilerin aktarıldığı Kriz ve Koordinasyon Masası yetkililerinin o binada herhangi bir askeri müdahalenin olmadığını, dolayısıyla bir enkaz durumunun söz konu olamayacağı iddiasında bulunulduğu kaydedildi. Yine Kriz ve Koordinasyon Masası, yetkililerinin yaralıların kendi olanaklarıyla dışarı çıkmak için çaba göstermeleri gerektiğini yönünde beyanatları olduğu kaydedildi.

YETKİLİLERDEN İTİRAF GİBİ AÇIKLAMA: ATEŞİ KESMELERİNİ İSTEYEMEYİZ

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: "Bu gelişmelerle birlikte, Başbakanlık, İçişleri Bakanlığı ve Koordinasyon ve Kriz Merkezi ile defalarca yapılan telefon görüşmelerinde durumun son derece vahim olduğu, tüm yaralıların can kaybıyla ilgili ciddi kaygı taşıdığımızı, hareket edemeyecek durumda olan yaralıların mutlaka dışarıdan gidecek sağlık ekipleri tarafından alınmaları gerektiğini belirttik. Saatlerce süren ısrarlarımıza rağmen, Kriz ve Koordinasyon Merkezi tarafından dışarıdan kurtarma ya da sağlık ekibinin oraya gidemeyeceği, buna izin verilemeyeceği tarafımıza iletilmiştir. Bir süre sonra iki belediye personeli ve sağlık görevlisinin, bu bilgilerin doğruluğunu yerinde gözlemleme ve yaralılara ilk müdahaleyi yapması konusundaki talebimiz hükümet yetkililerince reddedilmiştir. İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile yaptığımız ısrarlı görüşmeler sonucunda bu talebimiz kabul edilmiş, Cizre Belediyesi'nden iki görevli ve hazır bulunan sağlık ekibinden iki sağlık emekçisi bodrum katına intikal etmek üzere harekete geçmiştir. Ancak bu girişimimiz, olay mahallinde artan silah ve patlama sesleri ile akamete uğramıştır. Sağlık Bakanlığı ve Cizre Kaymakamı'nın bu insanların can güvenliğini sağlayacak koşulların olmadığını ifade etmeleri üzerine bu çabamız da sonuçsuz kalmıştır. Zira yetkililer, bölgedeki güvenlik personelinden ateşi kesmelerini isteyemeyeceklerini, böyle bir şeyin mümkün olamayacağını ifade ederken, belediye ve sağlık personellerinin ancak ateş hattından geçebileceklerini iletmiştir. Ateş devam ettiği için de gerek 112 ambulansı, gerek Cizre Belediyesi ambulansı, gerekse de sağlık görevlileri 15.00 sularında alandan çekilmek zorunda kalmıştır."

YARALI YAKINLARININ BODRUMA GİRMESİ TALEBİ REDDEDİLDİ

Heyet açıklamasında durumun vahametinden dolayı heyetin Cizre Kaymakamı ve Kriz Koordinasyon Merkezi'yle tekrar bir görüşme gerçekleştirdiği ve bu görüşmede "vahşet bodrumu"nda bulunan yaralıların annelerinden oluşan bir grup tarafından alınması talebinin ilgili yetkililere iletildiği, ancak bu talebe de olumsuz yanıt verildiği kaydedildi.

'8 GÜNDÜR TAŞIDIĞIMIZ KAYGI EN ÜST BOYUTTA'

"Şu an itibariyle, yaralıların can güvenlikleriyle ilgili taşıdığımız kaygı, sekiz günlük süre boyunca hiç olmadığı kadar yüksektir" denilen açıklamada "İsimleri hükümet ve kamuoyunun da bilgisi dâhilinde olan bodrumdaki yaralıların yaşamlarını yitirmelerinin temel sorumlusunun; gerek evrensel normlar, gerek tarih, gerekse de hukuk önünde AKP devleti olacağını belirtmek isteriz. Sekiz günlük çabamız ve özellikle bugünkü tanıklığımıza göre, bir an önce vahşet bodrumundaki yaralıları hastanelere ulaştırması gerekenler, sorumluluktan kurtulmak için olası infazları meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. Bu nedenle gerek ulusal, gerekse de uluslararası kamuoyuna ve ilgili kurumlara acil duyarlılık çağrısı yapıyor, kendisine insanım diyen herkese de 21. yüzyılda sergilenen bu vahşete karşı yaşamdan ve insanlıktan yana tutum almaya çağırıyoruz" ifadelerine yer verildi.

Açıklamada son olarak açlık grevini sürdüren heyetin yaralıların naklinin sağlanması için çabalarını sürdürdüğü kaydedildi.

Öte yandan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, saat 18.48'de attığı tweet'te "Vahşet bodrumundan 5 saatten bu yana haber alınamıyor. En son yaralılar çıkmaya çalışırken bina bombalanmış, bodrumun bir kısmı çökmüştü" dedi.

Sarıyıldız sonraki tweet'inde, "Devletin ölüm mangaları, bugün yaralıları almaya giden ekibe, 'onları oradan sağ bırakmayacağız' ifadesini kullandı. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

İstanbul'da 2 kadın cinayeti

SONRAKİ HABER

YPG ve Cizîr Kantonu'ndan TSK'ye sınır ihlali uyarısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...