29 Ocak 2016 12:26

İnadına gazetecilik, inadına gerçekler

Çağdaş Gazeteciler Derneği 2015 yılının Ekim-Kasım-Aralık aylarını kapsayan gazetecilerin yaşadığı hak ihlalleri raporunu açıkladı.

Paylaş

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Türkiye'de basına yönelik keyfi cezalara, tutuklamalara, soruşturmalara, ekonomik nedenler sebebi ile işten çıkartmalara uluslararası düzeyde tepki içeren Medya Raporu'nun dördüncüsünü açıkladı.
ÇGD’nin raporunda bölgede yaşanan sokağa çıkma yasaklarının, haber takibi yapan muhabirleri de ciddi ölçüde etkilediği belirtildi. Basına ve ifade özgürlüğüne karşı saldırıların giderek arttığı dikkat çekilen raporda, 2015 yılında gazetecilere yönelik saldırı, tutuklama, cezalara, gazete ve televizyonlara kayyum atanmasına yer verildi.

Medya 2015 Raporu'nda savaş ortamının basın özgürlüğü üzerindeki etkilerine şu örnekler verildi: Diyarbakır'da Ankara Katliamı protestoları sırasında DİHA muhabiri Esra Aydın polislerin müdahalesi ile bacağından vuruldu. Yayıncı-yazar Ragıp Zarakolu'na Roj TV'nin kendisi ile yapılan röportajı sebebiyle terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla soruşturma açıldı. Şanlıurfa'da Arapça yayımlanan Ayn Vatan Gazetesi'nin Yazı İşleri Müdürü İbrahim Abdulkadir ve muhabir Firaz Hamadi'nin boğazları kesilerek öldürüldü. Ayrıca sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerde çok sayıda gazetecinin polis şiddetine maruz kaldığını, gözaltına alındığı hatırlatıldı.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 2 Aralık günü başlayan sokağa çıkma yasağının ilçeye girişlerinin izin verilmediği kaydedilen raporda, Avrupa Parlementosu Türkiye Raportörü Kati Piri'nin “Gazeteciler çeşitli şekillerde çok ağır baskıya maruz. AP’nin hazırlayacağı raporun çok önemli bir bölümü basın özgürlüğü konusuna ayrılıyor olacak” sözlerine de yer verildi.

SANSÜR, BASKI, ŞİDDET

ÇGD Ankara Şubesi İzleme Komisyonu'nun hazırladığı ve 2015 yılının Ekim, Kasım, Aralık aylarını içeren rapor Mülkiyeliler Birliği'nde basın toplantısıyla duyuruldu. ÇGD Genel Sekreteri Gökhan Bulut, AKP hükümetinin 7 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye'yi sürüklediği savaş ortamında basın-yayın özgürlüğünü de yok saydığını belirtti.

Siyasi iktidar tarafında, gazetecilere yönelik işten atma, tehdit, gözaltı, haksız gözaltı ve tutuklamaların sistematik şekilde ilerlediğini vurgulayan Bulut, basın-yayın organlarına saldırı, el koyma, mali kaynaklarını kesme şeklinde sansür ve baskı uygulandığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AKP'nin 2015 yılının son üç ayındaki uygulamalarını 12 Eylül darbesi döneminin önüne geçtiğini belirten Bulut, Can Dündar ve Erdem Gül'ün müebbet hapis istemiyle yargılanmasını, sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği yerlerde haber takibi yapan gazetecilerin darp edilip gözaltına alınmasını örnek verdi.

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) 2015 raporuna göre Türkiye'de medya durumunun dahada kötüye gittiğini söyleyen Bulut, raporda Türkiye'nin en çok gazeteci hapseden 5. ülke olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin karanlık ve aydınlığın en keskin çatışmasının yaşandığı bir dönemden geçtiğini ifade eden Bulut, "Bu karanlık anlayışa karşı aydınlığın,gerçeğin ve halkın doğru haber alma hakkının savunucusu olanlar, dün olduğu gibi yardın da ışığımız, umudumuz ve temsilcimizdir" dedi.

2015'TE 3 GAZETECİ ÖLDÜRÜLDÜ
- 3 basın mensubu öldürüldü.
- 1’i silahla, 4’ü polisin attığı gaz fişeğiyle olmak üzere 15 basın mensubu haber takibi sırasında
yaralandı.
- 121 basın mensubu gözaltına alındı.
- 15 basın mensubu tutuklandı.
- 63 basın mensubu darp edildi.
- 3 basın mensubuna silahlı tehdide uğradı.
- 1 kadın basın mensubu eylem izlerken tacize uğradı.
- 4 olayın ardından tüm basına yönelik yayın yasakları konuldu; dava ve soruşturmalar
kapsamında da mahkemeler çok sayıda yayın yasağı kararı aldı.
- 221 kanala RTÜK tarafından yayın durdurma cezası verildi.
- 41 gazeteye ilan kesme cezası verildi.
- ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla basın mensupları ve basın organları hakkında 46
soruşturma açıldı.
- 25 basın mensubu ve kurum siyasiler tarafından tehdit edildi.
- 412 basın mensubu işten çıkarıldı.
- 30 basın mensubu istifa etmek zorunda kaldı.
- 423 kez haber siteleri (bazıları aynı site) ve habere erişim yasağı verildi.
- 3 kitap için toplatma kararı verildi.
- 1 gazetenin önüne bomba bırakıldı.
- 1 yayın hakkında toplatma kararı verildi.
- 10 toplantıda akreditasyon sorunu yaşandı.

EVRENSEL'E SORUŞTURMALAR RAPORDA

Evrensel Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Vural Nasuhbeyoğlu, gazetede yayımlanan, Neue Züreher Zeitung’da (NZZ) Türkiye’ye ilişkin yazılan analizi çeviren Semra Çelik’in çevirisi ve Birleşik Haziran Hareketi Sekretaryasından Kaya Güvenç’in 1 Kasım seçimleriyle ilgili açıklaması nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla dava açılmasına da raporda yer verildi

HABER TAKİBİ SIRASINDA GÖZALTI VE TUTUKLAMA

Raporda Diyarbakır'dan da örnekler verildi. Diyarbakır'ın Sur ilçesindeki sokağa çıkma yasağının dokuzuncu gününde verilen 17 saatlik ara sırasında haber takibi için ilçeye gidip gözaltına alınan Özgür Halk Dergisi çalışanları Pınar Sağnaç Kalkan ve Savaş Aslan, emniyet işlemlerinin; Azadiya Welat çalışanı Elifcan Alkan  ise savcılık sorgusunun ardından "adli kontrol" talebiyle serbest bırakıldı. Azadiya Welat çalışanları Ferit Dere ile Deniz Babir ise tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Dere'yi de "adli kontrol" şartı ile serbest bırakan mahkeme Babir hakkında "örgüt üyeliği" iddiasıyla tutuklama kararı verdi. (Ankara/EVRENSEL)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

İstanbul'da toplu ulaşıma zam!

SONRAKİ HABER

TGS'den muhabirimize destek açıklaması

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...