Başkent yollarında güvencesiz işçilik

Başkent yollarında güvencesiz işçilik

Ankara’daki özel halk otobüslerinde kaçak işçi çalıştırıldığı iddia edildi. 10 yıldır sigortasız çalıştırıldığını ileri süren Uğur Erşin, haklarını alabilmek için özel halk otobüsü sahiplerine dava açtı.

Tamer ARDA
Ankara

Ankara’da özel halk otobüsü sahiplerinin, sigortasız eleman çalıştırdığı iddia edildi. Yaklaşık 10 yıldır sigortasız çalıştırıldığını söyleyen Uğur Erşin, haklarını alabilmek için dava açtığını belirterek, kendisi gibi birçok insanın da sigortasız çalıştırıldığını ekledi.
Erşin, sigortalı olan otobüs çalışanlarının primlerinin eksik yatırıldığını da anlattı. Erşin’in eksik prim iddiasını doğrulayan Ankara Şehiriçi  Özel Halk Otobüsleri Esnaf Odası Başkan Vekili Mehmet Kavlak ise “ Adama 1500 lira maaş veriyordur. Onu asgari ücretten gösteriyordur. Bunun karşılığında da yemeğini, sigarasını veriyordur” diye otobüs sahiplerini savundu.

185-450 numaralı Oran Sitesi hattında çalıştığını ve bu hattaki 12 arabanın GPRS (General Packet Radio Service) üzerinde takibini yaptığı bilgisini veren Erşin, “2006’ dan 8 Ağustos 2015’e kadar çalıştım. O günden sonra tebligat çektim. Özlük haklarımı istediğimi belirttim. Sigortam olmadığı için işi bıraktığımı bildirdim. Beni 15 yıldır çalıştırdılar sigortamı yapmadılar. Daha sonra iş mahkemesinde dava açtım, nisanda da mahkememiz var. Bu haber ve bu davadan sonra belki beni öldürmeye bile kalkarlar. Suçlamak istemem, ama mafya bağları olduğunu hepimiz biliyoruz” diye konuştu.  

SİGORTALININ DA PRİMLERİ EKSİK YATIYOR

Kendisi gibi çalışan birçok eleman olduğunu anlatan Erşin, bu insanların ekmek parası için sesini çıkarmadığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Benim gibi çalışan birçok eleman var. Ankara’nın her yerinde böyle. Bütün hatlarda en az 2 kişi benim gibi sigortasız çalışıp aynı işleri yapıyordur. Ancak ekmek parası için seslerini çıkaramıyorlar. Benim mahkememin duyulmasını patronlar istemiyor. Benim mahkeme duyulursa bu insanları da ya işten çıkaracaklar ya da ellerinden yazılı bir kağıt alıp haklarından vazgeçmelerini isteyecekler. Zaten sesini çıkaran olursa işten atıyor, yerine başkasını getiriyorlar. Ayrıca otobüslerde çalışan şoförlerin bazılarının sigortası yok. Çoğunun sigorta primleri de aldığı maaş üzerinden yatmıyor. Günlük çalışma saati süreleri 8, ama adamlar 12 saat çalışıyor. Ek ödemeleri primlere yansımıyor. Bu otobüs sahipleri ağa, paşa; işçi maraba. Ne hakkı olur işçinin onlar için.  Ankara’da yaklaşık 200 özel halk otobüsü, 16, 17 hat var. İnsanları mağdur ediyorlar.”

YAKA KARTI VERDİLER AMA TANIMIYORLAR

Şimdiye kadar kendisinin de ekmek parası için sesini çıkarmadığı ama bıçak kemiğe dayanınca hakkını aramak istediğini kaydeden Erşin “Gün geldi. Bıçak kemiğe dayandı. Bende statü, sigorta istedim. Olay buralar geldi. Ben güçsüz insanım, beni ezmeye çalışacaklar, onların siyasi güçleri var. Ankara Şehiriçi Özel Halk Otobüsleri Esnaf Odasına şikayette bulundum. Bana cevapları ‘Biz seni tanımıyoruz’ oldu. Beni tanımıyordunuz, ancak bana yaka kartı verdiniz. Sizin odanızın çalışanı olduğumun kanıtı bu değil mi? Bu yaka kartını da avukatıma verdim. Çalıştığımı kanıtlar diye. Odanın genel sekreteriyle mesajlaşmalarımız var. Otobüslerin durumu hakkında iletiler var. Madem çalışmıyorum bu hattaki araç sahiplerinin bilgileri bende ne geziyor. Ben ekmek yediğim yeri kötülemiyorum, sadece hakkımı alabilmek istiyorum. Sigortasız çalışmayı kim ister hastaneye gidemiyorum, özlük hakkım yok, haftalık yıllık iznim yok” şeklinde konuştu.

YEMEK, ÇAY İÇİN SGK PRİMİ KAÇIRILIRMIŞ!

Ankara Şehiriçi  Özel Halk Otobüsleri Esnaf Odası Başkan Vekili Mehmet Kavlak ise odalarının çalışması için Uğur Erşin’e kart vermediğini iddia ediyor. Sigortasız çalıştırılmasıyla ilgili odanın yaptırım gücü olmadığını söyleyen Kavlak, “Çalışan elemanların sigortalı olup olmadığını SGK denetler. Belki Ulus’ta ya da başka yerlerde kahyalık yapıyorsa öyle diyordur. Birisi geliyor. Veriyorsun 3.5 kuruş arabama zarar gelmesin diye. Resmi değil ki bu. İddia ettiğine yönelik bir kart zannetmiyorum. Kim verecek o kartı. Dışarıdan çalışan elemana neden oda kartı verelim?” diye konuştu. Otobüs çalışanlarının aldıkları ücretten değil asgari ücretten primlerinin yatırıldığını doğrulayan Kavlak, “Adam 1500 lira maaş veriyordur. Onu asgari ücretten gösteriyordur. Bunun karşılığında da yemeğini, sigarasını veriyordur” dedi.  

12 OTOBÜS 23 PATRON

Oran Sitesi hattındaki yaklaşık 23 ortaklı 12 otobüs için çalıştığını belirten Uğur Erşin, yaptığı işleri şöyle anlatıyor: “Genel ön muhasebe, araç takip sistemlerinin raporlaması ve takip sisteminin izlemesi, araç üzerindeki hesapları hesaplayıp topluyordum. Araçların cezaları, durak aidatları, çalışan personelin günlük parasını her gün ben topluyordum. Muhasebecilik yapıyordum. Durakta çay ocağı var. Burada 2 personelin maaşı, buraya alınan çayın, şekerin, kömürün bardağı vb. Bütün masraflarının hesaplarını ben tutuyordum. Araçların ruhsatnameleri ve bu araçlarda çalışan personelin psikoteknik raporlarının dosyalanması bunların EGO’ya teslim edilmesi. Aklınıza gelebilecek bütün evrak işlerini ben hallediyordum. Derneğin paralarını da ben veriyorum. Hatta Avento isimli bir firmayla sözleşme yapıldı. Beni bu firmada 15 gün eğitime yolladılar. Firma bana araçları takip edebileceğim programın CD’sini verdi Otobüslerin hangi durağa hangi saatte gideceği, pazar ve resmi tatil günlerinde hangi otobüslerin çalışmayacağının takibi bendeydi. Bir durağa geç gelen otobüse ne kadar ceza kesileceğinin hesabını da ben tutuyordum.”

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Ocak 2016 10:00
www.evrensel.net