Muhabirimize yönelik asker tehdidine tepki geldi

Muhabirimize yönelik asker tehdidine tepki geldi

Gazetemizin Tarsus Muhabiri Burak Şefkat’e yönelik bir uzman çavuş tarafından gerçekleştirilen tehdit telefonlarına Tarsus’ta yer alan siyasi partiler ve demokratik kitle örgütü temsilcileri tepki gösterdi.

Tugay KARAYEL
MERSİN

Eğitim Sen, İHD, PSAKD, Halkevleri, HDK, HDP, Partizan, TKP 1920 ve EMEP tarafından yapılan ortak açıklamada tehdit telefonlarının, barışa, demokrasiye, özgürlüklere, insan hakları mücadelesine ve basın özgürlüğüne açık bir saldırı olduğu vurgulandı.

Açıklamada şöyle denildi: “Kentimizde uzun yılardır gazetecilik faaliyeti yürüten Şefkat, birçok önemli habere imzasını atmış bir kişi olarak Türkiye kamuoyu tarafından da tanınan bir kişiliktir. 22 Ocak tarihinde kentimizde Halk Eğitim Merkezi bahçesi içerisinde yasal olmayan bir şekilde düzenlenen kına töreninde havaya ateş açılmasını haberleştiren Şefkat’e yönelik tehdit telefonlarının arkasında haberin içeriğinde ismi geçen, kentin en işlek noktasında havaya ateş açan Uzman Çavuş Halil İbrahim Doğru’nun çıkması bizleri ve demokratik kitle örgütlerini tedirgin etmektedir. Bugüne kadar gazeteciliğin, gerçeği araştırmanın ve özgürlüklerin savunulması bakımından onurlu bir duruş sergileyen ve kamu yararı bulunan bir bilgiyi kamuoyuna taşıyarak mesleğinin gereğini yerine getiren Şefkat’e yönelen tehdit telefonlarını ve Türkiye’de basın özgürlüğünün vahim şekilde zemin kaybetmesini endişeyle izliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Tarsus Kaymakamını Tarsus Emniyet Müdürünü ve Tarsus Garnizon Komutanının göreve çağırıldığı açıklamada yetkililere seslenilerek “Şefkat’e yönelik süren, basın ve düşünce ifade özgürlüğünün önünde de engel teşkil eden bu tehdit telefonlarını durdurmaya davet ediyoruz.” denildi. Şefkat’e yönelen tehdidin sadece onun şahsına yönelik olmadığının ifade edildiği açıklamada “Bu tehdit Tarsus’ta yer alan tüm demokratik kitle örgütlerine ve muhalif tüm gazetecilere yönelik bir baskının dışa vurumudur. Kimse bize bundan sonra hukuktan, kamu güvenliğinden bahsetmesin. Tarsus’ta meşru yaşam mücadelesi verenler, hiçbirimiz güvende değiliz. Gerçeğin özgürce ifade edilemediği bir ülkede kimse güvende değildir. Bu tehdit telefonları, barışa, demokrasiye, özgürlüklere ve insan hakları mücadelesine, basın özgürlüğüne dönük çok açık bir saldırıdır.” ifadeleri kullanıldı.

Son Düzenlenme Tarihi: 28 Ocak 2016 17:26
www.evrensel.net