Demirtaş: İçişleri Bakanlığı ambulans göndermek için bizimle hendek pazarlığı yapıyor

Demirtaş: İçişleri Bakanlığı ambulans göndermek için bizimle hendek pazarlığı yapıyor

Avrupa Parlamentsou'ndaki temaslarının ardından gazetecilere açıklama yapan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP’li milletvekillerinin birkaç defa İçişleri Bakanlığı'na gittiğini belirterek “Bakan ile görüşebildiği zamanlar da oldu görüşemedikleri zamanlarda oldu. Bir akıl tutulması yaşanıyor. İçişleri Bakanlığı ambulans göndermesi için önce hendekleri kapatılmasını istiyor ve pazarlık yapıyor” dedi.

‘İÇİŞLERİ BAKANLIĞI BİZİMLE HENDEK PAZARLIĞI YAPIYOR’

Cizre’de bir bodrum katına sıkışmış yaralılardan bazılarının ambulans gelmediği için hayatını kaybettiğini belirten Demirtaş, şunları söyledi: "HDP’li milletvekilleri birkaç gündür birkaç defa İçişleri Bakanlığı'na gitti. Bakan ile görüşebildiği zamanlar da oldu görüşemedikleri zamanlarda oldu. Bir akıl tutulması yaşanıyor. İçişleri Bakanlığı ambulansın göndermesinin için önce hendekleri kapatılmasını istiyor ve pazarlık yapıyor. Birincisi hendekleri açan biz değiliz. Siz 4 aydır polis gücüyle hendekleri kapatamadınız, HDP nasıl kapatacak hendekleri. Bunun insanı bir pazarlık haline getirmek ancak vicdanını yitirmiş insanlara mahsus olabilir. Son günlerde 4 sivil öldü. Şu günlere kadar ise toplam 192 sivil öldü, 70’i çocuk ve bunların hepsinin sorumlusu hükümettir. Ahlaki, siyasi sorumlusu hükümettir. Davutoğlu zannediyor ki bütün bunları havuz medyası yazmayınca dünya görmüyor ve kurtulacak zannediyor. Günü gelecek mahkemenin önünde hesabı sorulacak. Mahkemeler her gün AKP hükümetinin hukuk komisyonu gibi çalışmayacak. İçişleri Bakanı sivillerin ölümünü izliyor olabilir. Sağlık bakanlığı utanmadan, sıkılmadan o insanlara ambulans göndermesini engelliyor olabilir ama bunların hepsi suçtur ve bizi suçlayanlar yarın bir gün suçlu konumuna düşüp bunların hesabını verecek." 

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, Avrupa Parlamentosu'ndan heyetlerin önümüzdeki haftadan itibaren bölgeyi ziyaret edeceğini de sözlerine ekledi.

‘PYD'Yİ MASAYA OTURTMAYACAKLARSA O KONFERANS BAŞTAN ÇÖKMÜŞ DEMEKTİR’

PYD’nin Cenevre görüşmelerine katılmasına karşı çıkan Ankara'ya tepki gösteren Demirtaş. "Birileri IŞİD’i Cenevre’ye davet etmiş olsaydı eminim Davutoğlu bu kadar bağırıp çağırmayacaktı." ifadelerini kullandı.

PYD'nin IŞİD’e karşı en etkili mücadeleyi yürüten örgüt olduğunu belirten Demirtaş, "IŞİD’e karşı başarılı olmuş dünyadaki tek harekettir. Eğer IŞİD dünyanın başına bela bir örgüt ise, IŞİD’e karşı başarılı olmuş ve Türkiye’ye hiçbir zarar vermemiş, tek bir terörist faaliyeti olmayan bir örgütü AKP hükümetini hoş tutmak için eğer Cenevre’de masaya oturtmayacaklarsa o konferans başından itibaren çökmüş demektir. Suriye’deki en etkili yerel gücü dışlayarak Suriye’de barış aranır mı? Dolayısıyla 'PYD masada olmasın' diyenler Suriye’de barış istemeyenlerdir. Eğer PYD ve oradaki diğer güçler de Suriye halkını temsil eden herkes masada olursa ancak Cenevre’den bir çözüm çıkabilir. Aksi takdirde anlamsız ve boş bir konferansa dönüşecek." dedi.

AKP hükümetinin bu tavrından vazgeçmesini isteyen Demirtaş, şöyle devam etti: "Davutoğlu bunu yaparak aslında Suriye’de çözümün değil, bizzat sorun yaratan ülke olduklarını ve sorunun tarafı olduklarını ortaya koymuş oluyor. Suriye’de Davutoğlu’nun politikaları Suriye çözümünü zorlaştırıyor ve imkansız hale getiriyor. Hükümet bunu yaparak iç barışı da tehlikeye atıyor, çatışmayı derinleştiriyor ve Suriye deki barış ihtimalini de engellemiş oluyor. Suriye’de dökünen kandan AKP daha fazla sorumlu hale geliyor. Birileri IŞİD’i Cenevre’ye davet etmiş olsaydı eminim Davutoğlu bu kadar bağırıp çağırmayacaktı. IŞİD halifesi Bagdadi gelip Cenevre’de sandalyeye oturmuş olsaydıDavutoğlu herhâlde, ‘bu burada oturamaz, teröristtir’ demezdi. Eminim ki 'onlar öfkeli çocuklar, onlar da bu masada olsun' derdi Davutoğlu. Kürtlerden neden bu kadar nefret ediyorlar anlamakta zorlanıyoruz. Kürtler Türklerin kardeşidir, Türkiye’nin kardeşidir. Siz IŞİD’e göstermiş olduğunuz sevginin ve saygının binde birini Kürtlere göstermiyorsunuz. Sonra da Kürtlerle et ve tırnağız, bin yıllık kardeşiz gibi hikayeler anlatıyorsunuz." (CİHAN)

www.evrensel.net