Sanatçılar barış talebiyle bir araya geldi: ‘Resimlerimizin rengi karardı’

Sanatçılar barış talebiyle bir araya geldi: ‘Resimlerimizin rengi karardı’

Emine UYAR
İzmir

Ülkenin doğusunda çatışmalardan kaynaklı ölümler, batısında mülteci ölümleri sürüyor. Her gün gelen ölüm haberleri nedeniyle, İzmir’de plastik sanatlarla uğraşan bir grup sanatçı, “Yaşama Saygı İçin Sanat Girişimi” oluşturdu. Düzenledikleri basın toplantısı ile yaşam hakkına saygı isteyen sanatçılar,  geçen hafta sonu Konak Meydanı’nda “Tuvalini Al da Gel” diyerek çizdikleri resimleriyle barış çağrısı yaptı.

Girişim, sayısız sergiye imza atan Ressam Reyhan Abacıoğlu’yu da, emekli olduktan sonra resim çalışmalarına başlayan Eski PETKİM İşçisi Bünyamin Çakır’ı da almış içine.  

Reyhan Abacıoğlu’nun Hatay semtindeki atölyesinde bir araya geldiğimiz sanatçılarla girişimlerini, barışı ve sanatı konuşuyoruz.  
Reyhan Abacıoğlu, sanatın bir dil, bir araç olmasının altını çizerek, “Sadece duvarları süsleyen değil, toplumu değiştirmeye yarayan bir araç olarak görüyoruz” diyor. Toplumda yaşayan herkesin mutlaka olan bitenden etkilendiğini ifade eden Abacıoğlu, “Sanatçılar çok daha fazla etkilenmekte. Herkes bu konuda duygularını dile getirdiğinde, ‘Neden biz bunu bir ortak ses olarak toplamayalım’ dedik” şeklinde belirtiyor bir araya gelişlerini.

Ege Denizi’nin gözlerinin önünde bir çocuk mezarlığına dönmesini yine doğuda çoluk çocuk her gün insanların ölmesini artık kaldıramaz hale geldiklerini vurgulayan Abacıoğlu, “Artık bu kadar acıyı taşıyamıyorum. Resimlerimin rengi karardı. Siyahtan başka renk seçemez hale geldim. Doğal bir etkilenme süreci içinde ve konuştuğum tüm arkadaşlarımdan aynı şeyleri işitiyorum. En azından bir araya gelmek belki bizi bu acılara biraz daha dirençli kılacak diye düşündük ve bu anlamda birleşip ‘Biz barış istiyoruz’ diye sesimizi duyurmak istedik” diyor.

Buca Eğitim Fakültesinden Emekli Öğretim Görevlisi ve Ressam Hasan Rasgeldi televizyonu açmaya çekinir hale geldiklerini belirterek, “Ölen çocuklar, analar, dedeler, görevliler Türkiye’nin tam bir savaş ortamında olduğunu gösteriyor. Bir tarafta ağlayan anaları görüyoruz. Öbür tarafta öldürülen yüzlerce insanın analarını, babalarını, yakınlarını göremiyoruz. Onların da evinde şivan (ağıt) var. Bu acı bu insanları gittikçe ülkeden koparıyor. Bu bakımdan bu savaş ortamı bir an evvel sona ermeli” diyor.

HEPİMİZİN MÜCADELESİ ORTAK

Ayten Köse (Resim ve Karikatür Sanatçısı): Son derece toplumu irite eden şeyler yaşanıyor. İnsanlar can güvenliklerinden uzak, gelecek korkusu içinde ve panik halinde yaşıyor. Mutluluk resmi yapamıyorum hep çığlık var resimlerimde. İnsanlar diyalogla bir araya gelirler. Konuşarak görüşerek, anlaşarak, namlunun ucunda hiçbir şey çözülmez. Kötü tohumlar ekildi ortama, kim bilir bunun acılarını daha ne kadar yaşayacağız. Kötü tohumlardan kurtulmak için sanatla bilimle, kültürle, eğitimle aydınlanmamız gerekiyor.
Bünyamin Çakır (Petkim’den emekli, resim sanatı ile uğraşıyor): Bu bir demokrasi mücadelesi, özgürlük mücadelesi. Bizler duyarlı insanlar demokrasiden özgürlüklerden yana tarafız, tarafsız değiliz. Askerler, ölen askerin cemevindeki cenazesine katılmıyor, grevler yasaklanıyor. İnsanların fikrini açıklamasını engellersen başka bir yere kanalize edersin. Bu mücadeleyi sadece Kürtler değil, Türkler için de, Aleviler için de, Sünniler için de diğer ırk ve inançlar için de veriyoruz. Hepimizin mücadelesi ortak, kaybedersek hep beraber, kazanırsak hep beraber. Dünyada ve ülkemizde barışı savunmak durumundayız.     
Fatma Tütüncü (Ressam): Özellikle girişim olarak bizim herhangi bir siyasi bağımız yok. Kimsenin kimseyi yok etme hakkı olmadığını düşünüyoruz. Biz yaşatmaya çalışıyoruz. Silahsız, şiddetsiz tamamen düşünsel ve ruhsal bir savaş istiyoruz.

www.evrensel.net