Boratav: Evren'in mantığıyla bugünkü zatın mantığı arasında fark yok

Boratav: Evren'in mantığıyla bugünkü zatın mantığı arasında fark yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın barış bildirisini yayınlayan akademisyenleri hedef göstermesinden sonra akademisyenlere yönelik tehdit ve gözaltılara ilişkin Mülkiyeliler Birliği'ndeki toplantıda konuşan Prof. Dr. Korkut Boratav, 'Kenan Evren'in mantığıyla bugünkü zatın mantığı arasında fark yoktur' dedi.

Barış çağrısı yapan akademisyenlere yönelik baskılara ilişkin Ankara'daki Mülkiyeliler Birliği'nde basın toplantısı yapıldı.

"Akademisyenler susturulamaz omuz ver" pankartının asıldığı basın toplantısına birçok akademisyen ve kitle örgütü temsilcisi katıldı. Akademisyenler adına basın açıklaması yapan Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir, her türlü şiddete karşı durmanın birinci sorumlulukları olduğunu ifade ederek, "Akademisyenler, siyasi iktidar ve Cumhurbaşkanı tarafından hedef gösterilerek suçlulaştırılmış, daha sonra da YÖK talimatıyla imzacılara yönelik soruşturmalar ve savcılıkça gözaltılar başlatılmıştır. AKP'nin öve öve bitiremediği 'Yeni Türkiye'de siyasal iktidar, özgürlük, eşitlik ve barış talebini dillendiren herhangi bir direnç odağa karşısında kendisini ancak böyle bir sindirme mekanizmasıyla devam ettirebilmektedir" dedi.

Siyasal iktidarın akademisyenleri suçlamak için kullandığı söylemin inandırıcı olmadığına işaret eden Özdemir, "AKP iktidarı altında Türkiye, bilim insanlarının açıkça tehdit edildiği, kadınların bizzat devlet kurumlarınca aşağılandığı, şehirlerin abluka altında tutulduğu meydanlarında bombaların patladığı bir ülke konumuna gelmiştir" şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Korkut Boratav da yaşı nedeniyle iki baskı dönemini gördüğünü anlatarak, "Baskı sıkıyönetim komutanlıkları tarafından uygulandı. Ama yasal bir çerçevesi vardı. Üniversiteler girip odalarımız ararlardı. Kitaplarımızı alıyorlardı. Biz de kitaplarımızı saklardık. Öğrencileri salonlardan hocaları da odalarından götürüyorlardı. Eskiden rektörler sıkıyönetim komutanlığı emri üzerine hocaları okullardan atıyordu. Ama bugün Türkiye sıkıyönetim komutanlığı var. Acı olan üniversite yönetimlerinin bunu uygulamasıdır" şeklinde konuştu.

Söz hakkını tanımak istemeyen bir zihniyet hakim olduğunda, akademisyenlerin görevlerinden uzaklaştırdığına işaret eden Boratav, "Kenan Evren'in mantığıyla bugünkü zatın mantığı arasında fark yoktur. Kenan Evren döneminde üniversitelerde atılan akademisyenlere sahip çıkmak ne kadar hakkımızsa bu gün de bu akademisyenlere sahip çıkmak o kadar hakkımızdır, görevimizdir. Eğer askeri bir demokrasi mantalitemiz varsa akademisyenlere sahip çıkmak zorundayız. 2 bin akademisyeni metinden bağımsız olarak savunmak zorundayız" ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu ise dört önemli noktaya dikkat çekerek, "Birincisi bu metni imzalayan meslektaşlarımızla dayanışma içerisindeyiz. Uzun yılların gayretiyle insanlar belli akademik sıfatlar elde ediyorlar. Bizim de görevimiz 'meslektaşlarımıza dokunma' demek. Demokratik bir toplumda eleştiri hakkımız her zaman vardır. Ama baskıcı bir toplumda, görüşlerin cezalandırıldığı bir toplumda insanlar eleştiriye de cesaret edemezler ve bu eleştiriye kendilerinde hak da bulamazlar. Ne yazık ki Türkiye böyle bir duruma doğru sürükleniyor" ifadelerine yer verdi. (Ankara/DİHA)

Son Düzenlenme Tarihi: 17 Ocak 2016 20:57
www.evrensel.net