Denetimli serbestlik yasası siyasileri kapsamıyor

Denetimli serbestlik yasası siyasileri kapsamıyor

Kamuoyunda Denetimli Serbestlik olarak bilenen kanun tasarısının onaylanmasının ardından tahliyeler başladı. İHD Genel Sekreteri Avukat Emrah Şeyhanlıoğlu tasarının ceza infazlarına ilişkin bir düzenlenme olduğunu söyleyerek, siyasi tutukluları, hükümlüleri ve hasta tutsakları kapsamadığını belirtti.Yasadan 15 bin kişi yararlanabilecek durum

Emine Altınkaya

Kamuoyunda Denetimli Serbestlik olarak bilenen kanun tasarısının onaylanmasının ardından tahliyeler başladı. İHD Genel Sekreteri Avukat Emrah Şeyhanlıoğlu tasarının ceza infazlarına ilişkin bir düzenlenme olduğunu söyleyerek, siyasi tutukluları, hükümlüleri ve hasta tutsakları kapsamadığını belirtti.

Yasadan 15 bin kişi yararlanabilecek durumda. Ancak son kararı, hükümlülerin cezaevinde bulundukları illerdeki infaz hakimleri verecek. Tahliye kararlarını hükümlülerin iyi hal durumlarına göre, eğer uygun bulurlarsa onaylayacaklar. Bu nedenle kaç kişinin erken tahliye olacağına ilişkin kesin bir sayı yok. Yasaya ilişkinin konuştuğumuz İHD Genel Sekreteri Avukat Emrah Şeyhanlıoğlu yasanın içeriğini anlattı.

‘CEZA VE YARI AÇIK CEZAEVİNDE KALMA ŞARTI’

Şeyhanlıoğlu, bir yıldan daha az cezası kalan iyi halli hükümlülerin talebi halinde cezalarının koşullu salıverilme olan kısmına denetimli serbestlik düzenlenmesinin uygulanabileceğini söyleyerek, mahkumların ceza süreleri boyunca disiplin cezası almamış olması şartının arandığını söyledi.
Çocuk cezaevlerinin eğitim evine de toplam cezasının beşte birini tamamlamasının şart olduğunu söyleyen Şeyhanlıoğlu, koşullu salıverilmesine bir yıl ve daha az süre kalan iyi halli tutukluların talebi halinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmını denetimli serbestlikle birlikte dışarıda geçirebileceklerini söyledi.

‘DENETİMLİ SERBESTLİK HASTA TUTSAKLARI KAPSAMIYOR’

Şeyhanlıoğlu, sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlülerin, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, sakatlık veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler de diğer şartları da taşımaları halinde söz konusu infaz usulünden yararlanabileceğini söyledi. Ağır hasta mahpusları için, Adli Tıp Kurumundan bir belge istendiğini söyleyen Şeyhanlıoğlu, “Bu tartışılır bir konu, cezasını yatamayacak kadar hasta olan kişi için rapor isteniyorsa bu cezaevinden çıkartılır, bu özel af nedenidir” dedi. Hasta tutsaklarla ilgili bu yasal düzenlemenin bir çözüm olmayacağını söyleyen Şeyhanlıoğlu, bu yönlü çalışmalarının olduğunu ve daha önce Adalet Bakanlığına, Cumhurbaşkanlığına talepleri olduğunu ifade etti. Denetimli Serbestlik Yasası’nın hasta tutsaklar için yapılmış bir düzenleme olmadığını belirten Şeyhanlıoğlu,”Hasta tutsaklar ile ilgili sağlık durumlarına ilişkin bazı zorlukları ortadan kaldırmak lazım, özellikle Adli Tip Kurumundan rapor alma zorunluluğu ortadan kaldırılmalıdır. Üniversite hastanelerinden de rapor alınabilir” dedi.

‘YASA SADECE CEZA İNFAZINA İLİŞKİN BİR YASADIR’

Denetimli Serbestlik Yasası ile kamuoyunda değişik algıların olduğunu söyleyen Şeyhanlıoğlu, “Yasal değişikliğin tutukluları mı, hükümlüleri mi, siyasi mi yoksa adli hükümlüleri mi kapsadığı anlaşılmamış. Bu yasa sadece ceza infazına ilişkin bir yasadır, bu yasa da afla ilgili ve siyasi tutsakları kapsadığı belirtilen bir madde yok” dedi. Bu yasanın sadece koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan; açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüleri kapsadığını söyleyen Şeyhanlıoğlu, koşullu salıverilmelerine bir yıl kala açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkını kazanan hükümlüler, bu infaz usulünden en fazla altı ay süreyle yararlanabileceğini söyledi.

Şeyhanlıoğlu Mecliste bekletilen “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanan Tasarısı”nın Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’na göre daha fazla değişiklik gerçekleşeceğini ifade etti. Şeyhanlıoğlu, bu tasarının 31 Aralık 2011 tarihine kadar basın yayın yoluyla üst sınırı 5 yıldan fazla cezası olmayan kamu davası esas hakkında, davasının açılmasının kovuşturulmanın veya kesinleşmiş olan mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi imkanı doğuracağını söyledi.

‘DÜZENLEMELER YETERLİ DEĞİL’

Tutuklamalara ilişkin de bir maddenin tasarıda yer aldığını söyleyen Şeyhanlıoğlu, hakim ve mahkemenin tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya tahliye isteminin reddine ilişkin karar verirken kuvvetli suç şüphesinin varlığı, tutuklama nedenlerinin varlığını ve somut olayda tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu somut olgularla gerekçelendirmek zorunda kalacağını söyledi. TMK’nin 13 maddesi olan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez; verilen hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilemez ve ertelenemez. Ancak bu hükümler çocuklar hakkında uygulanmaz.” Maddesinin tasarı ile kaldırılmak istendiğini söyleyen Şeyhanlıoğlu, bu maddenin kaldırılması durumunda ‘örgüt üyeliği ve propagandası” cezası alan hükümlüleri de kapsayacağını ifade etti. İnsan hakları savunucuları olarak bu tasarının sadece 5-6 maddesinin kendilerini ilgilendirdiğini söyleyen Şeyhanlıoğlu, “Tabi ki bu düzenlemeler tam anlamıyla yeterli değildir” dedi. (Ankara/DİHA)

www.evrensel.net