Barış için imza atan akademisyenlere açılan soruşturmalar, gözaltına alınanlar

Barış için imza atan akademisyenlere açılan soruşturmalar, gözaltına alınanlar

Barış İçin Akademisyenler’in öncülüğünde Türkiye devletine şiddete son verme ve müzakere koşullarını hazırlama çağrısı yapan bildiri, 89 üniversiteden 1128 akademisyen ve araştırmacının imzasıyla yayınlandı.

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiri 11 Ocak’ta açıklandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bildiriye imza atan akademisyenler için “Aydın müsveddeleri” dedi, ilgili kurumlara “gereğini yapın” diye talimat verdi.

Erdoğan'ın açıklamalarının ardından birçok üniversite, resmi sitelerinde bildiriye tepki gösteren açıklamalar yayınladı, imzacı akademisyenler hakkında soruşturma açtı, çok sayıda akademisyen gözaltına alındı.

1128 akademisyenden kalıcı barış çağrısı: Bu suça ortak olmayacağız


bianet.org, üniversitelerdeki tepki açıklamaları ve soruşturmalar ile bildirinin üniversitelerdeki yankılarını derledi. Liste şöyle:

AİBÜ: 3 İMZACIYA SORUŞTURMA AÇILDI

Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ), bildiriyi imzalayan üç akademisyen hakkında soruşturma açtı. Üç akademisyenin evlerinde arama yapıldı.

AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ: AKADEMİSYENLERLE İLGİLİ YASAL SÜRECİ BAŞLATACAĞIZ

Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü, barış bildirisini imzalayan akademisyenler hakkında YÖK talimatı gereğince yasal süreç başlatacaklarını söyledi.

BAHÇEŞEHİR ÜNİVERSİTESİ "DEVLET, ŞİDDETİNE SON VERSİN" TALEBİNİ KABUL EDİLEMEZ BULDU

Bahçeşehir Üniversitesi Senatosu imzasıyla yayınlanan açıklamada “Devletin vatandaşlara karşı uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini talep ediyor, bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak sessiz kalıp bu katliamın suç ortağı olmayacağımızı beyan ediyor…’ şeklinde dile getirilen ifadeleri kabul etmemiz asla mümkün değildir” ifadeleri yer aldı.

19 MAYIS ÜNİVERSİTESİ, 6 BARIŞ BİLDİRİSİ İMZACISINA SORUŞTURMA AÇTI

Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Rektörlüğü, “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” bildirisinde imzası bulunan 6 öğretim üyesi hakkında soruşturma başlattı.

ABDULLAH GÜL ÜNİVERSİTESİ, BİLDİRGEYE İMZA VEREN PROFESÖRÜN İSTİFASINI İSTEDİ

Abdullah Gül Üniversitesi Rektörlüğü “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza verdiği gerekçesiyle Prof. Dr. Bülent Tanju’nun istifasını istedi, hakkında işlem yapılacağını söyledi.

Kayseri Cumhuriyet Savcılığı da Prof. Dr. Bülent Tanju hakkında "halkı kin ve düşmanlığa teşvik etmek, devletin kurumlarını alenen aşağılamak" suçlarından TCK'nın 216 ve 301 maddeleri uyarınca soruşturma başlatılmasını istedi.

Bartın Üniversitesi: İmzacıyı bölüm başkanlığı görevinden aldı

Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı, imzacılardan Bartın Üniversitesi Antropoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Hülya Doğan hakkında “Türk milletini, cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni alenen aşağılama, terör örgütü propagandası yapmak” gerekçesiyle soruşturma başlattı.

Üniversite rektörlüğü Doğan'a gönderdiği “14.maddeyle görevlendirilen bölüm başkanlığınız görülen lüzum üzerine” içerikli yazı ile bölüm başkanlığı görevinden aldı.

HACETTEPE REKTÖRÜ'NDEN YÖK'E: BİLDİRİDEKİ AKADEMİSYENLER HAKKINDA İŞLEM BAŞLATILDI

Hacettepe Üniversitesi  Rektörü Prof. Dr Murat Tuncer, YÖK’e gönderdiği yazıda “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzalayan akademisyenler hakkında idari işlem başladığını söyledi

Elazığ Fırat Üniversitesi'nde görevli yedi akademisyen, “Barış için Akademisyenler İnisiyatifi” bildirisinde imzası bulunanlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Hakkari Üniversitesi yabancı diller yüksek okulunda görev yapan Ümran Roda Suvağcı, Barış için Akademisyenler inisiyatifi tarafından yayınlanan bildiriye imza attığı gerekçesiyle, savcılığın hakkında açmış olduğu soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Suvağcı, savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ: GAFLET, DALALET VE HATTA HIYANET ÇİZGİSİNDELER

Pamukkale Üniversitesi Senatosu, üniversitenin resmi sitesinde yayınladıkları duyuruda “teröre karşı yürütülen mücadeleyi destekliyor, ‘akademisyen ve araştırmacı’ sıfatıyla terörün ve bölücü unsurların yanında yer alarak açıkça ‘gaflet, dalalet ve hatta hıyanet’ çizgisinde olduğunu belli eden birtakım kişilerin bildirisini nefretle kınıyoruz” ifadeleri öne çıktı.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü,  Prof. Dr. Yücel Acer’in üniversite sitesinde yayınlanan mesajı şöyle:

“Düşünce özgürlüğü; iftira, hakaret suçu ve yasadışı şiddeti teşvik etmeyi içermez. Düşünce özgürlüğü adı altında yasadışı şiddet uygulayan, terörü ve terör örgütünü teşvik edici bir şekilde devletin meşru savunma faaliyetlerini eleştiren bildiriyi tümden reddediyoruz. Bu bildirinin “akademisyenler” başlığı altında yapılmış olması bizleri ziyadesiyle rencide etmiştir. Bu tür tutum ve açıklamaları reddettiğimizi saygıdeğer kamuoyunun bilgisine arz ederiz.”

Milliyet’te yer alan habere göre Cumhuriyet Üniversitesi sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Çeliköz istifa etti.

Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Faruk Kocacık, durumu Yüksek Öğretim Kurumu ile görüşmek üzere Ankara’ya gittiği öğrenildi. Öte yandan rektörlük hukuk müşavirliği tarafından bildiriyi imzalaması nedeniyle Çeliköz hakkında soruşturma başlattı.

Bülent Ecevit Üniversitesi resmi sitesinde üniversite Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer'in başkanlığını yaptığı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın bildiriye karşı açıklaması yayınlandı.

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ: İHANET BELGESİ

Erciyes Üniversitesi Senatosu, üniversite sitesindeki açıklamada bildiriyi “ihanet belgesi” olarak tanımlayarak reddettiğini belirtti.

Açıklamada “haksız yere devletimizi suçlayan, ülkemize uluslararası gözlemci davet eden ve terör örgütüyle müzakere isteyen bu zihniyete karşı olduğumuzu ifade etmek isteriz” dendi.
Yüzüncü Yıl Üniversitesi: Kara propaganda

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Senatosu bildiriyi “kara propaganda” olarak tanımladı. “Devlet politikalarının halkın can ve mal güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirler olduğu ve emniyet güçlerinin meseleye hassasiyetle yaklaştığı” vurgulandı.

“Bir grup akademisyenin de bu propagandaya alet olması, milletimizin huzur ve güveni adına, gerçekten kaygı vericidir.

“Barış” adına yapılan ancak kara propagandadan öteye geçmeyen söz konusu açıklamayı kabul etmiyor; bildiriye imza atan öğretim elemanlarını aziz milletimizin irfanı ve sağduyusu etrafında aydınlanmaya davet ediyoruz! “

Düzce Üniversitesi Rektörlüğü, yayınladığı açıklamada bildiriye imza veren öğretim üyesi hakkında soruşturma başlatıldığını ve soruşturma süresince uzaklaştırma tedbiri uygulanacağını belirtti.

“Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 26.Maddesine dayalı olarak soruşturma süresince görevinin başında kalmasında sakınca görüldüğünden, ilgili hakkında görevden uzaklaştırma tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

“Düzce Üniversitesi olarak, Vatanımızın birlik ve beraberliğini, bölünmez bütünlüğünü hedef alan her türlü terör faaliyetlerini ve girişimlerini şiddetle kınıyor, bu tür faaliyetlere destek verenlere karşı asla müsamaha gösterilmeyeceğini defaten vurguluyoruz.”

Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre Yrd. Doç. Dr. Latife Akyüz hakkında soruşturma açarak yakalama kararı çıkardı.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ: TERÖRE DESTEK

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Senatosu, “ister akademisyen, isterse de yazar veya gazeteci olsun, çeşitli çıkar hesaplarıyla terör propagandası yapanları, özgürlük bahanesiyle terör ve şiddet söylemlerine alet olanları ve ülkemizin birlik ve bütünlüğüne yönelik hain saldırıları nefretle kınıyoruz” dedi.

“Toplumun teröre karşı dayanışmasını zedelemeye dönük, şiddeti öven, demokrasi kültürünü zedeleyen, ayrılıkçı ve ayrımcı eylem ve söylemleri teröre destek olarak niteliyoruz.”

Erzurum Atatürk Üniversitesi Senatosu, bildirgeyi “Devletimizin birlik ve bütünlüğünü hedef alan bölücü hainlere örtülü bir destek şeklinde” değerlendirdiğini söyledi.

“Güvenlik güçlerimizin yürüttüğü kararlı mücadeleden rahatsız olanların, bugün barış ve insanlık gibi bir takım büyülü kavramları dillerine doladıkları ve bunları kendilerine paravan yaparak, devletimize ve milletimize karşı haince ve alçakça emeller peşinde koştukları herkes tarafından bilinmektedir. Sadece bir takım karanlık odaklara ve emperyal mihraklara hizmet etmekten başka bir amaç taşımayan sözde bu aydın güruhunu akıldan, ahlaktan, vicdan ve insaftan yoksun gafiller olarak nitelemekte, ayrıca hain terör örgütüne karşı yürütülen mücadeleye ve ona öncülük eden siyasi irade ile güvenlik güçlerine minnettarlığımızı beyan etmekteyiz

“Terör olaylarının ve hain terör örgütüne karşı gizli ve açıktan yapılan her türlü desteğin millet olarak birlik ve beraberliğimizi, dayanışma ve kardeşliğimizi bozamayacağını herkese bir kez daha ilan eder, ülkemizin birlik ve beraberliğini bozmaya yeltenen iç ve dış mihrakların hiçbir zaman kirli emellerine ulaşamayacaklarına dönük inanç ve kararlılığımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
Akademisyenin odası basıldı

Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde üniversite senatosunun yayınladığı kınama mesajının ardından, bir grup, bildiriyi imzalayan öğretim üyesi Ramazan Kurt’un odasını bastı. DİHA’ya göre, bugün de Kurt’un çalıştığı Edebiyat Fakültesi’ne giren grubun tehditkar ve ırkçı sloganlar attı. Telefonla ölüm tehditleri aldığını söyleyen Kurt, İHD Erzurum Şubesi’ne başvurdu.

GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ: GEREĞİ YAPILACAK

Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun, "Kendi devletine 'katliam yapıyor' şeklindeki sloganik ve ucuz söylemler, bilimsellikle ve akademik özgürlükle bağdaşır değil" dedi.

Coşkun, üniversiteden bildiriyi imzalayanlar hakkında hukuk çerçevesinde gereğinin yapılacağını söyledi.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, üniversite sitesinde yayınlanan açıklamasında imzacı dört akademisyen hakkında disiplin ve ceza soruşturmalarının başladığını belirtti.
Adnan Menderes Üniversitesi: Üzerimize düşeni yapacağız

Adnan Menderes Üniversitesi resmi sitesinde Yükseköğretim Kurulu ve Üniversitelerarası Kurul’un konuyla ilgili yayınlanarak bunlara aynen katıldıklarını belirtti.

“Adnan Menderes Üniversitesi olarak üzerimize düşeni yapacağımızı, devletimizin ve milletimizin yanında olduğumuzu kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Yalova Üniversitesi sitesinde rektörün Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın açıklamasını desteklediğini belirten açıklaması yayınlandı. Rektör, Yalova üniversitesinden üç araştırma görevlisinin olduğu bildirinin akademik camiayı asla temsil etmediği belirtti.
Hitit Üniversitesi: İstikrarı bozmaya dönük her açıklamayı kınıyoruz

Hitit Üniversitesi Rektörlüğü, 12 Ocak’ta yaptığı ve bildiriyi anmadığı açıklamada “Ülkemizdeki huzur, istikrar ve kardeşlik ortamını bozmaya yönelik yapılan her türlü saldırıyı ve açıklamayı Hitit Üniversitesi olarak kınıyoruz” dedi.

“Yüzyıllardır tüm dünyanın örnek aldığı huzur, mutluluk ve barış ortamında bir arada yaşayan vatandaşlarımızı ayrıştırmaya yönlendirme çabaları ve kardeşlik ortamını bozmaya yönelik oyunlar asla amaçlarına ulaşamayacaktır.”

Muş Alparslan Üniversitesi, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın "akademik özgürlük, bir ülkenin varlığını, güvenliğini ve bekasını tehdit etmenin aracı olarak istismar edilemez" dediği açıklamayı sitelerinde paylaştı.

Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat da basın mensuplarının sorusu üzerine "Akademik özgürlük, Türkiye'de iğdiş edilmiş kavramlardan biridir. Akademik özgürlük, bilimin nesnel ölçütleri ışığında ortaya koyduğunuz müdellel sonuçları hiçbir baskıya boyun eğmeden ifade edebilme özgürlüğüdür. Akademik özgürlük söylemi, bir siyasi muhalefet mekanizmasına dönüşmüş ise o zaman akademisyenler sadece inanırlığını yitirmekle kalmaz aynı zamanda ülkenin mevcut sorunlarını içinden çıkılmaz hale getirmiş, kutuplaşmaları teşvik etmiş olurlar" dedi.

Tunceli Üniversitesi, bildiriye imza veren yedi akademisyen hakkında soruşturma başlattı.

KOÜ'DE İMZACI AKADEMİSYENLER GÖZALTINA ALINDI

Kocaeli Üniversitesi Senatosu 14 Ocak'taki basın açıklamasında "bildirinin üniversitede infial yarattığını" söyledi.

"Terörün her türlüsünün karşısında yılmadan duran Kocaeli Üniversitesi, bazı akademisyenlerin bu yaklaşımını teröre destek olarak görmekte ve yayımlanan bildiriyi şiddetle kınamaktadır. Bu bağlamda kurumumuzdaki ilgili kişiler hakkında Rektörlüğümüzce idari soruşturma süreci başlatılmış olup, kamuoyuna saygıyla duyurulur."

21 akademisyen 15 Ocak'ta Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttüğü soruşturma kapsamında, "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak" ile "terör örgütü propagandası yapmak" gerekçesiyle gözaltına alındı.

Kırıkkkale Üniversitesi resmi sitesindeki duyuruda bildiriye imza veren akademisyenler hakkında “devletimizin güvenlik güçlernini katliam yapmakla suçlama cüretini göstermişlerdir” ifadesi kullanıldı.

Bildiriye imza veren öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Fuat Özdinç  hakkında yasal işlem başlatıldığını duyurdu.

Yrd. Doç. Dr. Fuat Özdinç’in fakültedeki odasına “PKK’ya destek veren Fuat Özdinç’i üniversitemizde istemiyoruz” yazılı afişler asıldı.

AREL ÜNİVERSİTESİ 5 AKADEMİSYENİ UZAKLAŞTIRDI

“Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları gerekçesiyle İstanbul Arel Üniversitesi’nden dokuz akademisyen uzaklaştırıldı.

Giresun Üniversitesi, bildiriye dair “Terörü ve destekçilerini kınıyoruz” başlıklı açıklamasında  “Bu suça ortak olmayacağız” başlığı ile Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına kasteden PKK terör örgütüne karşı yapılan operasyonları “katliam” olarak kabul ve takdim eden bir bildiri yayınlanması, vicdan körlüğüne ve hayâsızlığa delalet etmiştir” dedi

Ardından bildiride imzası olan öğretim üyesi ile ilgili Üniversitemiz tarafından ivedilikle soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Soruşturma sonucunda ise akademisyenin görevden uzaklaştırıldığını belirtti.

“PKK terör örgütüne karşı yürütülen operasyonları “katliam” olarak nitelendiren ve teröre destek amaçlı yayınlanan bildiri kapsamında üniversitemizce ivedilikle soruşturma başlatılmış ve Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 26. Maddesi uyarınca görevden uzaklaştırılma kararı alınmıştır.”

NİŞANTAŞI ÜNİVERSİTESİ, İSTİFAYA DAVET ETTİ

Nişantaşı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Levent Uysal, bildiride imzası bulunan Nişantaşı Üniversitesi akademisyenlerini istifaya davet etti.

"Bu bildiriye imza veren akademisyenler meseleyi çarpıtıyor ve doğru yerden bakamıyor. Vatanımızın bölünmez bütünlüğünü hiçe sayan ve önemsemeyen bu bildiriye imza atan akademisyenlerin öğrencilerimize de faydası dokunacağına inanmıyorum. Bu nedenle sözkonusu bildiride ismi geçen akademisyenleri istifaya davet ediyorum. Bu konuda Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından verilecek talimatlar doğrultusunda hareket edeceğiz. Biz, ülkemizin 2023 hedeflerine katkı sağlayacak şekilde bilim ve teknoloji üretimine katkı yapmaya devam edeceğiz. Çalışmalarımızın tek ekseni de bu olacaktır.”

Uludağ Üniversitesi Senatosu, bildiriyi oy birliği ile aldığı kararla kınadı. Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay başkanlığında 14 Ocak 2016 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda alınan karar şöyle:

“Ülkemizin birlik ve bütünlüğü, toplumumuzun huzur ve güveni için; din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin, canlarını ortaya koyan ve hatta bu uğurda gazi ve şehit olan güvenlik kuvvetlerimizin, ülkemizin bazı bölgelerinde yapmış oldukları terör örgütünü etkisizleştirme harekatını, milletimizin fertlerine yapılan zulümmüş gibi göstermeye çalışan bazı akademisyenlerin yayınlamış olduğu bildiriyi akademik özgürlükle alakadar bulmadığımızı; dünyanın hiçbir yerinde vatanın herhangi bir bölgesini kurtarılmış bölge ilan etme ve kalkışma girişimini desteklemenin masum bir akademik özgürlük gibi görmenin ve özgür düşünceyle bağdaştırmanın mümkün olmayacağını bildirir, bu gibi girişimleri kabul etmediğimizi, kınadığımızı ve telin ettiğimizi kamuoyuna ilan ederiz.”

Bildiriye imza veren üç akademisyen 15 Ocak’ta üniversitelerindeki odalarından gözaltına alındı.

Mersin Üniversitesi Rektörlüğü imzacı 20 akademisyen hakkında soruşturma açıldığını belirtti. Ulaştığımız akademisyenler henüz kendilerine soruşturmanın tebliğ edilmediğini söyledi.

Batman Üniversitesi Rektörlüğü, bildiride imzası bulunan 5 akademisyen hakkında inceleme başlattı.

Çukurova Üniversitesi yönetimi, 15 Ocak’ta imzacı akademisyenler Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Taylan Koç ve İletişim Fakültesi İletişim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Esengül Ayyıldız hakkında Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) talimatıyla soruşturma başlattı.Koç, soruşturmadan henüz haberdar olmadığını belirtti.

Konya Selçuk Üniversitesi’nden  Doç. Dr. Nezir Akyeşilmen, bildiri yayınlandıktan sonra imzasını geri çekti:

“Bildirinin tek taraflı, barışa hizmet etmeyen bir anlayış içerisinde olduğunu sonradan fark ettim. Yayımlanan bildiri dilinin de tek taraflı, dışlayıcı ve ötekileştirici olduğu anlaşılmıştır. Böyle bir ifadenin barışa hizmet etmeyeceği ortadadır. Barışı tersine götürecek, kutuplaşmaya neden olan bu platformun ifadelerine katılmıyorum. Listede isminin çıkarılması için platforma gönderdiğim e-mail gece saat 23.57 itibarıyla sonuçlandı. Desteğimi resmen geri çekmiş bulunuyorum.

Konya Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü, 15 Ocak’ta İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Nezir Akyeşilmen, hakkında soruşturma başlattı.

Aynı gün Akyeşilmen’in fakültedeki odasına “Selçuk Üniversitesi Ülkücüleri” imzalı “Şerefi şanı büyük Türk topraklarında senin gibi hainlere yer yok. Selçuk’u sana dar edeceğiz” yazılı afişler asıldı.
Trakya Üniversitesi’nde üç isme soruşturma

Trakya Üniversitesi Rektörlüğü, bildiriyi imzaladıkları gerekçesiyle 15 Ocak’ta 2 akademisyen ve 1 doktora öğrencisi hakkında disiplin soruşturma başlattı.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yener Yörük,  15 Ocak'ta AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğretim görevlisi Firdevs Selvili'nin 14 Ocak'ta Rektörlüğe dilekçe göndererek imzasını geri çektiğini bildirdi.

"Dün Firdevs Hanım imzasını geri çekti. Biz zaten soruşturma açmıştık. Fakat daha soruşturma kendisine gitmeden, soruşturmadan haberdar olmadan imzasını geri çekti. Diğer akademisyenle ilgili bize şu ana kadar ulaşmış bir şey yok. Soruşturma devam ediyor."

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi: Dört akademisyene soruşturma

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, 15 Ocak’ta Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, "4 akademisyen hakkında 'kamu görevinden çıkartma' soruşturması başlattık. Bunların arasında yer alan Yrd. Doç. Dr. Burcu Toğral'ın ESOGÜ Uluslararası İlişkiler Koordinatörlüğü görevine de son verdik" dedi.

Eskişehir Anadolu gazetesinin haberine göre Anadolu Üniversitesi’nde bildiriye imza veren 15 akademisyen hakkında soruşturma başlatıldı.

GAZİ ÜNİVERSİTESİ’NDE İMZACILARIN ODASI İŞARETLENDİ

Bildirinin imzacılarından Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyeleri Doç. Dr. Kemal İnal ve Doç. Dr. Betül Yarar'ın kapısına  kırmızı çarpı işaretleri kondu.

“Gazi İletişim Ülkücüleri” imzasıyla “PKK'ya destek veren Betül Yarar'ı üniversitemizde istemiyoruz”, “PKK'ya destek veren Kemal İnal'ı üniversitemizde istemiyoruz” yazılar asıldı.

Doç. Dr. Kemal İnal, bildirideki imzasını geri çekti. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 15 Ocak 2016 18:05
www.evrensel.net